2. Ceza Dairesi 2014/6898 E. , 2015/13849 K. "" MAHKEMESİ : ... Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıkların suç tarihinde katılanın, hastane acil servisinin önüne direksiyon kilidi ile kilitli bir şekilde park ettiği motosikletini çalması biçimindeki eylemlerini 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadı…
**2. Ceza Dairesi 2014/6898 E. , 2015/13849 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıkların suç tarihinde katılanın, hastane acil servisinin önüne direksiyon kilidi ile kilitli bir şekilde park ettiği motosikletini çalması biçimindeki eylemlerini 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 06.07.2015 tarihinde oybirliğiyle (eleştiri yönünden oyçokluğuyla) karar verildi. KARŞI OY: Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun suçun nitelendirilmesine ilişkin eleştirisine katılmıyorum. Somut olayda özetle; sanıkların, direksiyon kilidiyle kilitlenmek suretiyle açık alana park edilmiş suça konu motosikleti çalmaları biçimindeki eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte olan TCK.nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun, eylemin aynı Kanun'un 142/1-e maddesindeki suçu oluşturduğuna ilişkin eleştirisine katılmıyorum. Öncelikle 765 sayılı Yasa ile 5237 sayılı Yasa'daki düzenlemeleri birlikte değerlendirecek olursak; konumuzla ilgili olarak 765 sayılı TCK.nın 491/2. maddesinde hırsızlık suçunun, “Adet muktezası olarak yahut tahsis ve istimalleri itibariyle umumun tekafülü altında bulunan eşya hakkında işlenirse” biçiminde düzenlemeye yer verilmiş, motorlu araçlar ve motosikletlere yönelik hırsızlık eylemleri, aynı Yasa'nın daha ağır nitelikteki olan 493/1 ve 2. maddesinde öngörülen unsurların oluşmaması hallerinde, anılan 491/2. maddesi kapsamında nitelikli hırsızlık olarak kabul edilmekteydi. Ancak 5237 sayılı Yasa'da, 765 sayılı Yasa'nın 491/2. maddesi yerine, 142/1-e maddesindeki hırsızlık suçunun, “Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,” işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemenin yanında, motorlu araçlarla ilgili olarak TCK.nın 142/1-b (1.cümle) maddesinde hırsızlık suçunun, “herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ....... muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,” işlenmesi biçimindeki düzenlemeye yer vermek suretiyle, motorlu araçları, 765 sayılı Yasa'nın 491/2. maddesinin karşılığı olan, 5237 sayılı Yasa'nın 142/1-e maddesi kapsamından çıkartmış, daha özel bir düzenleme yapmıştır. Bu nedenle 765 sayılı TCK.nın 491/2. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK.nın 142/1-e maddesindeki düzenleme karşılaştırılıp, buna bağlı yorumla doğru bir sonuca ulaşmak olanaklı değildir.