11. Hukuk Dairesi 2023/2919 E. , 2024/5700 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/602 Esas, 2023/152 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/253 E., 2021/16 K. Taraflar arasındaki kurum kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edil…
**11. Hukuk Dairesi 2023/2919 E. , 2024/5700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/602 Esas, 2023/152 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/253 E., 2021/16 K. Taraflar arasındaki kurum kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından duruşmasız olarak ise davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 2017/52413 sayılı ve "Prowomen" ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Proxywomen inositol” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, 2019/47350 kod numarasını alan başvuruya yaptıkları itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca yerinde görüldüğünü, ancak davalı şirketin bu karara itirazı üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile başvurunun reddi kararının kaldırılarak itirazlarının nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, taraf markalarının ortalama tüketici kitlesi tarafından ayırt edilmesinin mümkün bulunmadığını, kelime markalarında dikkat seviyesinin özellikle kelimenin başlangıç kısmının üzerinde yoğunlaştığını, bu nedenle kelime markalarının başlangıç kısmındaki benzerliğin tüketicilerin markaları benzer bulmasında önemli bir etken olduğunu, kelime markalarının başlangıcındaki farklılıkların ise markaların benzerlik ihtimalini azalttığının bilindiğini, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu, dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK'nın 15.05.2020 tarih ve 2020-M-4383 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı Şirket vekili, taraf markaları benzer olmadığından başvurunun karışıklığa neden olmayacağını, başvurunun ihtiva ettiği “inositol” ibaresinin bir tür “B8 adlı B vitamini kompleksi” olduğunu, tarafların markalarının anlamsal karşılıklarının farklı olduğunu, davalı şirketin aynı zamanda 2018/73320 sayılı "Proxymen" ibareli markasının da bulunduğunu, davacı şirketin "Prowomen" markasının ait olduğu sınıfta ayırt edici niteliği bulunmadığını, gıda takviyelerinin devletin karşılamadığı ürünler olduklarını, bu ürünlerin hekimler tarafından hastalara kullanmaları tavsiye edilen yahut eczacıların müşterilerine şikayetleri doğrultusunda kullanmalarını tavsiye ettikleri ve yalnızca eczanelerde satılan ürün grubu olduğunu, bu ürünlerin kullanımında hekimin veya eczacının tavsiyesinin esas olduğunu ve tüketicinin bizzat kendi seçimiyle bu ürünleri satın alma oranının oldukça düşük olduğunu, diğer yandan özellikle tüm progestoren hormonunu destekleyen gıda takviyelerinde takviye edici gıda içeriği ile ilişkisi olan “Pro” ibaresinin yer almasının kaçınılmaz olduğunu ve dava konusu ibarelerin kullanıldığı ürünlerin insan sağlığı ile doğrudan alakalı gıda takviye ürünleri olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 05. sınıftaki malların davacının itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış “Proxywomen inositol” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı "Prowomen" ibaresinden oluştuğu, markaların hem içerikleri itibariyle hem de isim olarak birbiri ile karıştırılacak ölçüde benzedikleri, "Pro" öneki ve "Proxy" önekinin sırasıyla "–in yanında" ve "vekil" anlamına geldikleri, her ikisinin de hamilelik oluşumuna katkıda bulunan, vitamin desteği sağlayan gıda takviyeleri oldukları, bu iki gıda takviyesinin dağıtım kanallarının aynı olup, birbirinin alternatifi durumunda oldukları, ürünleri ilk aşamada ayırt edecek olan tavsiye eden doktorun olacağı, ancak doktorun, tavsiye etmesinin ürünü kullanan ortalama tüketicinin ayırt edecek seçiciliğe sahip olmasını sağlamayacağı, zira söz konusu markaları taşıyan ürünler resmi reçete ile satılan ürünler olmayıp doktor tavsiyesi ile ortalama tüketici tarafından satın alınan ürünler oldukları, doktorların firma tarafından hazırlanmış reçete benzeri tanıtıcı broşür ile ürünü tüketiciye tavsiye edebildikleri, dolayısı ile resmi reçete zorunluluğu olmayan söz konusu gıda takviyelerini ortalama tüketicinin doktor tavsiyesi olmadan da satın almasının mümkün olduğu, karşılaştırma konusu markaların gerek sesçil gerek anlamsal gerekse görsel olarak benzer oldukları, tüm mallar yönünden iltibas tehlikesinin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 2020-M-4383 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2019/47350 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, 05. sınıf malların tüketicileri nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvurunun görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklılaştığını, dava konusu ürünler reçeteli satılmasa da tıp doktorları ve eczacılar tarafından önerilerek kullanıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili, hamile kalmak isteyen kadınların ortalama tüketici olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, dava konusu ürünün fiyatının yüksek olduğunu, satın almak isteyenlerin hata yapmayacağını, en azından eczacı tavsiyesi ile ürünü satın alacağını, yeni bir heyetten rapor aldırılmasını talep ettiklerini, markaların görsel ve fonetik olarak benzer olmadığını, "PRO" ibaresinin 05. sınıf yönünden ayırt ediciliğinin de bulunmadığını, "Proxywomen" ibaresini kullanan başka bir şirketin olmadığını, bu nedenle yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğunu, etken madde veya tedavisi hedeflenen hastalığa doğrudan atıf yapan ibarelerin tanımlayıcı ve zayıf ayırt ediciliğe sahip olarak kabul edileceğini, bilirkişilerce bu bakımdan bir inceleme yapılmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri ayrı ayrı dilekçelerinde, istinaf dilekçelerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.6/1 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.