İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/01/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/380 Esas 2025/904 Karar sayılı ilamına karşı, davalı ... ve davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında hammadde alım satımı gerçekleştiril…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2459 KARAR NO: 2026/57 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/10/2025 NUMARASI: 2025/380Esas - 2025/904Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/01/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/380 Esas 2025/904 Karar sayılı ilamına karşı, davalı ... ve davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında hammadde alım satımı gerçekleştirilmiş olup müvekkilinin 17.180 kg hammadde karşılığında 11.07.2024 tarihli 520.000,00 TL tevkifatlı fatura düzenlediğini, bu faturaya istinaden davalı şirket, keşidecisi diğer davalı ... olan, 30/09/2024 keşide tarihli 170.000,00 TL tutarlı çeki müvekkili şirket yetkilisi ...'a teslim edildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/624 Esas 2025/31 Karar sayılı 09.01.2025 tarihli kararı ile Keşidecisi... olan ...bankası ... Şubesine ait ... çek numaralı 30/09/2024 keşide tarihli,170.000,00 TL bedelli çekin iptaline karar verildiğini, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip işlemlerine geçildiğini, davalılar tarafından ise borcun tamamına itiraz edilmiş, takibin durmasına sebebiyet verildiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı ile müvekkili firma arasında gerçekleşen ticaretler kapsamında 442.170,00 TL ödenecek tutarlı fatura tanzim edildiğini, işbu fatura gereği doğan borcunu müvekkili firmanın, davacı firmaya 3 parça çek ile ödediğini, bahse konu bu çeklere ait suretler ve çek teslim tutanağı zaten hali hazırda davacı tarafından dosyaya sunulduğunu, işbu çek tutarları hesaplandığı zaman müvekkili firmanın davacı yana teslim ettiği evrak bedellerinin 450.000,00 TL olduğunu, müvekkili firma teslim ettiği kıymetli evraklar ile üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, çeklerin davacı firmaya teslimi ile müvekkili firmanın ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığı ve davacının artık faiz, kur farkı yahut başka bir ad altında çek bedeli dışında başkaca bir kalemin ödenmesini talep edemeyeceğini, davacının çeki kaybettiğini ve çek iptali davası açtığını bildirmesi üzerine müvekkil firma yetkilileri davacı yan ile iletişime geçtiğini ve düzenlenecek bir protokol ile bahse konu çekin kaybolduğunun bu nedenle 170.000,00 TL tutarlı ödemenin kaybolan çek yerine yapıldığına dair düzenlenecek bir prtokol ile ödeyeceklerini dile getirdiklerini,davacının bu tekliflere karşılık vermediğini, çek iptali kararının ardından müvekkil aleyhinde icra takibine giriştiğini,müvekkilinin bu yöndeki talebini tanık ve gerekirse yemin yoluyla ispat etmeye hazır olduklarını, davacının kendi kusurlu eylemleri ile kendisine teslim edilen ödeme aracını kaybetmiş ve sonrasında borcun vadesinin geçtiği iddiası ile icra takibine başladığını, davacı yanın yapılan icra takibinde kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;" Somut davada, çekin mal karşılığı verildiği her iki tarafın kabulünde olup Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2024/ 624 Esas 2025/31 Karar sayılı dosyasında davacı tarafından çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.Bu halde davacı tarafın ...bankası ... Şubesi' ne ait ... seri nolu 30/09/2024 keşide tarihli, 170.000-TL bedelli çekten kaynaklı alacaklı olduğu sabittir. Ancak çekin davacı tarafından vade tarihi geldiğinde çek ibraz süreleri içerisinde bankaya ibrazı ile tahsil edilebilecekken davacı tarafından kendi kusuruyla kaybedilmiş olduğu gözetildiğinde, çekin zamanında ödenmemesi nedeniyle davalılardan faiz talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı şirket vekili tarafından protokole bağlamak koşuluyla davacıya çek bedelinin ödenmesinin teklif edildiği ancak davacının kabul etmediği ve alacaklının temerrüdünün gerçekleştiği ileri sürülerek bu hususta tanık dinletilmek istemiş ise de ileri sürülen iddianın tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık dinlenmemiş,kaldı ki davalı taraf bu beyanını ispat etse dahi alacaklının temerrüdü halinde yetkili ve görevli mahkemeden çek bedelinin ödenmesine yönelik tevdi mahallinin belirlenmesinin talep edilmediği gözetildiğinde davalı şirket yetkilisinin bu beyanının hukuki uyuşmazlığın sonucuna etkisinin olmadığı, davacının çek bedelinin tahsili için takip yapmasında haklı olduğu kabul edilerek...."gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 170.000-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İtirazın iptaline karar verilen alacak miktarı olan 170.000-TL' nin %20' si oranında (34.000-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İşbu kararı davacı vekili ve davalı... vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinin 2025/380 Esas ve 2025/904 Karar Sayılı kararında müvekkil aleyhine hüküm kurulduğunu, mezkur kararda davanın kabulü yönünde hüküm tesis edildiğini, aleyhe olan işbu kararın eksik inceleme neticesinde verildiği dolayısıyla esas ve usul yönünden yasaya ve yerleşmiş Yargıtay Kararlarına aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının lehe bozulması hak, nesafet ve hukukun adalet sağlama amacına uygun düşeceğini, davanın kabulü hakkaniyete, hukukun adalet sağlama amacına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın lehe şekilde reddine yönünde hüküm tesis edilmemesi hatalı olup bozma nedeni, hukukun adalet sağlama amacına iş bu istinaf başvurusunu yapma mecburiyeti oluştuğunu, karar konusu çekin aslı nüshası bulunmadığını, dosyaya çekin sadece fotokopi ibraz edildiğini ve bu suretle alacaklı tarafından çek aslı olmaksızın tahsil yoluna gidildiğini, Türk Ticaret Kanununun 818 maddesi gereğince çekin ibrazı zorunlu olduğunu, fotokopi veya sureti senedi temsil ve seyri açmadığını, gerçek veya fotokopi çek senedin mülkiyetini, tedavül kabiliyetini ve orijinalliğini ortadan kaldırdığını, mahkemece eksik inceleme ile ve deliller tam değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için de çekin bankaya ibraz edilmesi, karşılığının olmaması gerektiğini, her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dosya incelendiğinde davacıların çeki kaybetmesi sonrasında çek zayi kararı ile birlikte bankaya başvurmadan doğrudan icra takibine başvurması hatalı olduğunu, bununla birlikte davadaki belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkilce davacıya çek bedelinin ödenmesi için talepte bulunulmasına karşın davacı müvekkili zor durumda bırakmak amacıyla iş bu davayı açtığını, Kayseri 2. Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinin 2025/380 Esas ve 2025/904 Karar Sayılı kararı ile vermiş olduğu ilama karşı yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurduğunu ve kararın bozularak dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere mahkemesine gönderilmesini , Kayseri 2. Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinin 2025/380 Esas ve 2025/904 Karar Sayılı ilamın istinaf incelemesi neticesinde bozulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Müvekkil şirket, keşidecisi... olan... Bankası ... Şubesine ait ... çek numaralı 30/09/2024 keşide tarihli,170.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılardan alacaklı olduğunu, davalıların, müvekkil şirkete olan borçlarını ödememesi nedeniyle Kayseri Genel Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası ile davalılar hakkında icra takibi yapıldığını , davalılar, icra takibine konu borcun tamamına itiraz ettiğini, itirazın iptali davası ikame edilmiş olmakla, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, çekin davacı tarafından vade tarihi geldiğinde çek ibraz süreleri içerisinde bankaya ibrazı ile tahsil edilebilecekken davacı tarafından kendi kusuruyla kaybedilmiş olduğu bu sebeple çekin zamanında ödenmemesi nedeniyle davalılardan faiz talep edilemeyeceği kanaati ile karar faiz talebinin reddine karar verildiğini, bu hali ile her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de faiz talebinin reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket ile davalı ... Limited Şirketi arasında hammadde alım satımı gerçekleştirilmiş olup, müvekkil 17.180 kg hammadde karşılığında 11.07.2024 tarihli 520.000,00 TL tevkifatlı fatura düzenlendiğini, bu faturaya istinaden davalı şirket, keşidecisi diğer davalı ... olan, 30/09/2024 keşide tarihli 170.000,00 TL tutarlı çeki müvekkil şirkete teslim ettiğini, bahse konu çek müvekkil nezdinde iken kaybolduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/624 Esas 2025/31 Karar sayılı 09.01.2025 tarihli kararı ile Keşidecisi... olan ... Bankası ... Şubesine ait ... çek numaralı 30/09/2024 keşide tarihli,170.000,00 TL bedelli çekin iptaline karar verildiğini, bu hususlarda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, çek kaybolduktan sonra çek bedelinin ödenmesi konusunda defalarca görüşme yapıldığını, Çek, 30.09.2024 tarihli olup ibraz tarihinden önce kaybolduğunu, çek, kaybolması üzerine sonra davalılara çek bedelinin protokol muvacehesinde ödenmesi gerektiği teklif edildiğini, davalılar bu teklifi çek iptali kararı alınması gerektiğini ileri sürerek reddettiğini, bunun üzerine çekin iptali için 06.08.2024 tarihinde çek iptali davası açıldığını, dava 09.01.2025 tarihinde sonuçlandığını, karar, davalılara ibraz edilerek ödeme yapılması istenmişse de bu teklif de reddedildiğini, 09.01.2025 tarihli karara rağmen davalılarla birçok görüşme yapılmasına rağmen davalılar borcun ödenmesini sürekli erteleme yoluna gittiğini, bu nedenle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile 18.02.2025 tarihinde icra takibi yapıldığını, davalılar, icra takibine konu borç hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamasına rağmen işbu borca da itiraz ettiğini, borca itiraz sonrasında, arabuluculuk aşamasında dahi borcu ödemediğini, davalılar, borç konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmamasına rağmen çek bedelini ödemeyerek haksız kazanç elde ettiğini, müvekkil şirket aleyhine bilerek ve isteyerek sebepsiz zenginleştiğini, satım sözleşmesine konu hammaddenin keşide tarihindeki (30.09.2024) fiyatı ile borcun ödendiği (06.11.2025) tarihteki birim fiyatı arasında %43 civarında fiyat farkı bulunduğunu, ham made fiyatı 30.09.2024 tarihinde 30,27 TL iken; borcun ödendiği 06.11.2025 tarihinde 43,28 TL olduğunu, müvekkil şirket alacağını süresinde tahsil edememesi nedeniyle kilo başına 13,01 TL zarar ettiğini, müvekkil şirket alacağının geç ödenmesi nedeniyle sırf hammade fiyatının bu denli değişmesi nedeniyle 73.065,74 TL zarara uğradığını, aynı şekilde, çekin keşide edildiği 30.09.2024 tarihindeki paranın alım gücü ile 06.11.2025 tarihindeki paranın alım gücü arasında da yukarıdaki rakam açısından fahiş derecede fark bulunduğunu, davalılar bu durumu bilerek yargılama sırasında dahi borcu ödemeyi geciktirmek için her türlü işlemi yapmak yoluna gittiğini, müvekkil şirketin zararı, icra takibine konu takipte talep edilen faizin dahi iki katından fazla üzerinde olduğunu, icra takibi ile 170.000,00 TL asıl alacak ve 33.425,96 TL faiz talep edildiğini, faiz, çekin keşide edildiği 30.09.2024 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 2. md uyarınca talep edildiğini, mahkeme, faize ilişkin talebi, dava konusu alacağa dair çekin müvekkil şirketin kusuruyla kaybetmiş olması gerekçesi ile reddettiğini, müvekkil şirket, dava konusu çekle birlikte 3 adet çek aldığını, çeklerden sadece dava konusu edilen çeki kaybettiğini, kaybettiği çek nedeniyle gerek mahkeme nezdinde gerekse davayı takip eden avukat nezdinde masrafların tamamını kendisi karşıladığını, buna rağmen davalılar, borcu ödemeyerek müvekkil şirket aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, davalılar, çekin keşide tarihinde ödenmemesi; çek bedelini tevdi mahalli yoluyla dahi depo etmemesi nedeniyle temerrüde düştüğünü, bu nedenle, çek bedeli ile ilgili tahakkuk eden faiz yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığını, müvekkil şirket, davalılarla olan bütün hukuki işlemlerde üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini; bunun maliyetlerine katlandığını, davalılar borç ne kadar geç ödenirse o kadar karlıyız mantığıyla hareket ederek borcun ödenmesinin sürekli akamete uğradığını, bu bilgiler doğrultusunda, takip tarihine kadar işleyecek faiz konusunda davanın reddine dair verilen karar hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, son olarak icra takibe konu borç için davalılar tarafından icra takip dosyasına ödeme yapıldığını, ödeme yapılırken herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadığını, icra takibine konu borcun ödenmesi dahi davalıların haksız ve kötüniyetli olduklarını açıkça ortaya koyduğunu, hal böyle olmakla, faiz talebinin reddi yönü ile yerel mahkeme kararını yasa ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaati ile nezdinizde istinaf ettiğini, arz ve izah edilene sebeplerle kısmen usul ve yasaya aykırı bulduğu yerel mahkeme kararının istinaf sebepleri doğrultusunda kaldırılarak, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesi hususunda gereğini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Davalı tarafın, çek aslı sunulmadığından kambiyo senedine dayalı takip başlatılamayacağına ilişkin iddialara itibar edilmesi mümkün olmadığını, müvekkil şirket ile davalı ... Limited Şirketi arasında hammadde alım satımı gerçekleştirilmiş olup, müvekkil 17.180 kg hammadde karşılığında 11.07.2024 tarihli 520.000,00 TL tevkifatlı fatura düzenlendiğini, bu faturaya istinaden davalı şirket, keşidecisi diğer davalı ... olan, 30/09/2024 keşide tarihli 170.000,00 TL tutarlı çeki müvekkil şirket yetkilisi ...'a teslim edildiğini, çekin davalı şirket tarafından fatura borcuna istinaden müvekkil şirkete teslim edildiği dosya içinde mevcut bilgi ve belge ile sabit olduğunu, Kayseri Genel Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası ile davalılar/borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını , başlatılan takibe konu çek zayi olduğu için icra dairesine sunulamadığını, bu süreçte zayi belgesi niteliğinde olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/624 Esas sayılı ilamı davalının iddia ettiğinin aksine mahkemeye sunulduğunu, kararı alındıktan sonra borçlarını ödemede temerrüde düşmüş borçlular adına başlatılan icra takibinde davalılar/borçlular tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/380 Esas sayılı 2025/904 Karar sayılı ilamı ile mahkum edilen icra inkar tazminatıyla sabit olduğunu, yapılan itirazın kaldırıldığını ve takibin devamına karar verildiğini, bu yönüyle İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olup davalı tarafın, dayanaksız, usule ve yasaya aykırılık teşkil eden istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, davalı taraf borç hususunda bir ihtilaf bulunmamasına rağmen çek bedelini ödemeyerek haksız kazanç elde ettiğini, müvekkil şirket aleyhinde sebepsiz zenginleştiğini, halihazırda dosyada 04.11.2025 tarihli davalı asil... ve 13.11.2025 tarihli... vekili Av. ...'nun sunduğu iki ayrı istinaf dilekçesi mevcut olduğunu, ilgili mevzuat hükmü uyarınca son tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine itibar edilmemesini talep ettiğini, dosya içerisinde davalı asil ...'nin 04/11/2025 tarihinde sunduğu ve işbu davalı vekilinin 13.11.2025 tarihinde sunmuş olduğu iki ayrı istinaf başvuru dilekçesi bulunduğunu, mevcut hukuk düzeninde hükme karşı İstinaf süresi içinde dahi olsa aynı tarafın birden fazla istinaf dilekçesi verilmesi gibi bir düzenleme bulunmadığını, ikinci bir istinaf dilekçesi vasıtasıyla ilk istinaf dilekçesindeki eksikliklerin giderilmesi mümkün olmadığını, işbu sebeple davalı vekili tarafından 13/11/2025 tarihinde tekrar mahkemeye başvuru dilekçesi gönderilmesi usul ve yasaya aykırı olup işbu dilekçenin hükme esas alınmamasını talep ettiğini, izah edilen veresen dikkate alınacak sebeplerle; davalının ve davalı vekilinin haksız istinaf başvurusunun REDDİNE; talepler doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı... tarafından keşide edilen çekin diğer davalı şirket tarafından satım akdindeki bedele binaen davacıya verildiği, davacının elindeki iken çekin kaybolduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından bu çekin kaybedilmesi üzerine çek iptali kararı alındığı, davacının alacağına binaen ilamsız icra takibi başlattığı görülmüştür. Davacının satım akdi gereği alacaklı olduğu davalı şirket tarafından da kabul edilmiş olmakla ve çek iptaline konu çekin fotokopisinden davalı... tarafından keşide edildiği görülmekle davalının borçtan sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı...'nin yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddi gerekmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf da kararı istinaf etmiştir.Toplam dava değeri 203.425,96TL,mahkemece kısmen kabul edilen miktar ise 170.000,00TL olduğundan , davacının istinaf dilekçesinde netice olarak istinaf yoluyla kaldırılarak düzeltilmesi istenen karardaki red edilen dava değerinin (Davacının Talebinin kabul edilmeyen bölümünün) 33.425,96 TL olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." şeklinde düzenlenmiştir. ... tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir. Mahkemece 24/10/2025 tarihinde nihai karar verilmiş olup, davanın açıldığı tarih 25.04.2025 itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 40.000,00 TL’dir. Dava tarihi itibariyle kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altındadır. "Ön inceleme MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.) (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması b) Kararın kesin olması c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." şeklindeki yasa hükmü gereğince dosya üzerinden yapılacak ön incelemede kararın kesin olduğunun tespiti halinde ön incelemede öncelikle gerekli kararın verilmesi gerekir. Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen hükmün redde konu miktarın/dava değerinin gerek dava tarihi itibariyle kesinlik sınırının altında olması gerekse HMK 341/4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri kırkbin Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin verilmiş kararlar kesin olup istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alındığından, davacının istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükmü ve 352/1-b maddesi uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 341/4 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine dair dosya üzerinden yapılan ön incelemede karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/380 Esas 2025/904 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı... vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 11.612,70 TL istinaf karar ve ilam harcından davalı... tarafından peşin olarak yatırılan 2.904,00 TL'nin mahsubundan sonra geriye kalan 8.708,70TL'nin davalı...'den alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı... tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına , 4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , B)1-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/380 Esas 2025/904 sayılı kararının red edilen karar miktarının dava tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , 5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 12/01/2026