İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ. nezdinde ZMMS Poliçesiyle sigortalı ...plakalı aracın…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/660 KARAR NO: 2026/557 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/11/2021 NUMARASI: 2020/514 Esas - 2021/878 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ. nezdinde ZMMS Poliçesiyle sigortalı ...plakalı aracın 08/02/2019 tarihinde müteveffa ... sevk ve idaresinde iken meydana gelen trafik kazasında ...'ın hayatını kaybettiğini, davalı tarafa başvuruda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkillerinin 3. kişi konumunda olduklarını, davacıların salt mirasçı değil 3.kişi konumunda olduklarından tazminat talebinde bulunabileceklerini beyanla, (HMK.m.107) vefat eden ...'ın desteğinden yoksun kalan davacılar için destekten yoksun kalma zararının miktarının tespiti ile 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde.... Poliçesi ile teminat altında olduğunu, ancak davacıların desteğinin sigortalı araç sürücüsü olduğu ve kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olması nedeni ile müvekkili sigorta şirketinin desteğin kusuruna denk gelen maddi tazminat talep -lerinden sorumlu olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "....25.02.2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile, ...plakalı otomobil sürücüsü müteveffa ...'ın kazanın oluşumunda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, ... plakalı otobüs sürücüsü ...'in kusursuz olduğunun belirlendiği, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğu..." gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sigorta Genel Şartları'nın ilgili kısmının olay tarihindeki KTK'ya aykırı olduğu, mahkemece bu husus dikkate alınmadan karar tarihindeki mevzuat baz alınarak karar verildiği, bu kararın kanuna aykırı olduğu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış destekten yoksun kalma maddi tazminatı istemine ilişkindir.Davacıların desteği ...'ın sürücüsü olduğu ...plakalı aracın 08/01/2019 başlangıç ve 08/01/2020 bitiş tarihli .... Poliçesi ile davalı ... nezdinde sigortalı bulunduğu, Kazanın 08/02/2019 tarihinde meydana geldiği, mahkemece alının bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde destek sürücünün % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. O halde görülmekte olan davada yanlar arasındaki uyuşmazlık; desteğin tam kusuru ile gerçekleşen trafik kazasında, destekten yoksun kalan davacıların üçüncü kişi konumunda olup olmadığı, destek sürücü/işletenin kusurunun davacılara yansıtılıp yansıtılamayacağı, sonucu itibariyle de davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunup bulunmadığı hususlar ına ilişkindir.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları; yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepler bakımından sigortacının sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan poliçe kapsamında ve sigorta limitleri dahilinde üçüncü kişilerin uğradıkları zararları tazmin etmekle sınırlıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin (a) ve (c) bentleri, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1 ve A.3 maddesi, A.5 maddesinin (ç) bendi ve yine A.6 maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde; bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen ölüm olayına bağlı olarak destekten yoksun kalma halinde, destekten yoksun kalınan zararın ZMM sorumluluk kapsamında olması için ölenin üçüncü kişi olması ve desteğin kusursuz bulunması gerekmektedir.Somut olayda; davacıların desteği araç işleteni/maliki ...'ın sürücüsü olduğu araç ile tam kusurlu olduğu trafik kazasında öldüğü, anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ... şirketinin sorumluluğu 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre düzenlenen ve başlangıç tarihi 08/01/2019 olan poliçe şartlarına göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesine ve A.5 maddesinin (ç) bendine göre; ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla meydana gelen destek zararları, destekten yoksun kalma teminatı kapsamındadır. Sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında, mutlaka ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. Somut olayda müteveffa destek araç maliki/işleteni olduğundan üçüncü kişi olarak kabul edile -mez Bundan ayrı yine genel şartların A.6 maddesi (d) bendinde; destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamında değildir. Kaldı ki 6704 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 92.maddesine eklenen (g) bendinde "Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri" ve (h) bendinde de "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ZMM Sigortası kapsamı dışında olduğunu bildirmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'de yayınlanarak 09/10/2020 tarihinde yürürlüğe giren 17/07/2020 gün ve 2019/40 E., 2020/40 sayılı kararında da söz konusu bu ek maddelerle ilgili olarak herhangi bir iptal kararı verilmemiş, aksine bu yöndeki iptal talebi reddedilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece; davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerinin poliçenin teminatı kapsamında olmaması nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, usul ve yasaya uygun bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıların ihtiyari dav arkadaşı oldukları ve her birinden ayrı ayrı istinaf karar ve ilam harcının tahsilinin gerektiği gözetilerek, davacılardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00 harçtan, her bir davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvuru sırasında ayrı ayrı alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile 651,30-TL şer istinaf karar ve ilam harcının her bir davacıdan ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/04/2026