T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/73 Esas KARAR NO : 2026/273 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 07/10/2019 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili tarafından mahkememize sunulan 07/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müv…
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/73 Esas KARAR NO : 2026/273 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 07/10/2019 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili tarafından mahkememize sunulan 07/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 1081 konutu, 872 ortağı olan kooperatifin 97 ortaklı hazirun cetveli düzenleyerek 08.09.2019 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığını, müvekkillerden ...'ın genel kurul toplantısına çağırılmadığını ve hazirun cetvelinde yer verilmediğini, öncelikle çağrı usulsüzlüğü nedeniyle dava konusu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerektiğini, ...'un tapu devri sırasında elinden ibra adlı belge alındığını, bunun istifa yazısı olarak kullanılmış olabileceğini, ...'ı toplantıda vekilinin temsil ettiğini ve kararlara olumsuz oy kullandığını, ...'nun genel kurul toplantısına katıldığını ve kararlara olumsuz oy verdiğini, ...'in hazirun cetvelinde yer verilmediğini, genel kurulda yapılan seçimde kimin hangi göreve seçildiğinin belli olmadığını, görev sürelerinin tespit edilmediğini, müvekkil 14 ortağın imzasıyla divana ve Bakanlık temsilcisine verilen önergenin gündeme alınmadığını, gündemin dilek ve temenniler maddesinde genel kurulda konuşulan konularla ilgili olmadığı gerekçesiyle iade edildiğini, bu konuda Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne şikayette bulunulduğunu, ibra dahil tüm maddelerde ret oyu kullanan 14 ortağın isminin tutanağa kasıtlı olarak yazılmadığını, gündemin 7. Maddesinde müvekkillerin mallarına el konulması için karar alındığını, bütçe hakkında hiçbir bilgi verilmediğini, kooperatif malları ifadesiyle neyin kastedildiğinin bilinmediğini, diğer ortakların tapuları verildiği halde müvekkillerinin tapularının verilmediğini, gündemin 9.maddesinin kanuna aykırı olduğunu, kooperatifin daireleri farklı fiyatlardan sattığını, satış yapılan kişilerin genel kurul toplantılarına çağırılmadığını, devam eden davalar, ödenecek borçlar ve iskan alınmaması nedeniyle kooperatifin tasfiye edilemeyeceğini beyanla 08.09.2019 tarihli genel kurul kararlarının hukuki sonuçlarının malul olduğuna ve ortadan kaldırılması şeklinde iptaline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 13/01/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ın ödemesini tamamlayarak tapusunu aldığını ve 11.09.2013 tarihinde istifa etmesi nedeniyle 03.10.2013 tarihinde yönetim kurulu tarafından ortaklığına son verildiğini, ancak müfettişçe kooperatiften alınan evraklar arasında olan istifa dilekçesinin her nasılsa İl müdürlüğünde kaybolduğunu, genel kurul tutanağında şerhinin olmadığını, ...'un da aynı şekilde ödemesini tamamlayarak tapusunu aldığını ve istifa ettiğini, istifasını 28.05.2013 tarihinde yönetim kurulu tarafından kabul edildiğini, ...'in hiçbir zaman kooperatif ortağı olmadığını, kooperatiften istifa eden Rıza Aydın adlı kişinin tapu tescili yoluyla dairesini satın aldığını, genel kurul toplantısına çağrılan diğer davacıların ihraçlarının iptaliyle ilgili davaların henüz kesinleşmediğini, Bakanlık müfettişinin 110 aktif ortak tespit ettiğini, toplantının başlangıcında divan heyetince gündeme madde ilavesi yönünde istek var mı diye sorulduğunda davacıların bir klasör evrak sunarak toplantının yapılmamasını istediklerini, bunun gündeme ilave edilmesi ile ilgisinin ve divan heyetince değerlendirilmesinin mümkün olmaması sebebiyle iade edildiğini, seçimin yönetim ve denetim kurulu için yapıldığını, süre belirtilmemiş ise görev süresinin 1 yıl olduğunu, küçük yazım hatalarının istismar edildiğini, davacıların bundan bir yararının olmadığını, Mehmet Şencer'in suçlamalara cevap verme hakkının olduğunu, oylamaların el kaldırılarak yapıldığını, muhalif oy verenlerinin isminin genel kurul tutanağına yazılması şeklinde bu uygulamanın olmadığını, gündemin dilek ve temenniler maddesinde davacılara söz verildiğini, davacıların 2013 yılından beri tüm genel kurul toplantıları hakkında iptal davası açtığını, kooperatif genel kurul kararı ile kimsenin malına el konulamayacağını, iptali istenen genel kurulda, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı hiç bir karar alınmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Tasfiye Halinde ... 08/09/2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kayıtları ve 28.08.2018 tarihli müfettiş raporu, Davalı kooperatif hakkındaki dava dosyaları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. İstanbul ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, .../... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... tarafından davalı ... aleyhine 30/06/2013 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davada davanın kabulü ile davalı kooperatifin 30/06/2013 tarihli genel kurul kararlarının tamamının iptaline karar verildiği kararın temyiz aşamasında iptaline kısmının çıkarılarak yoklukla malul olduğunun tespitine şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve kararın 13/05/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... aleyhine 06/05/2018 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davada Davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ... ve ... tarafından açılan davada, her ne kadar usulüne uygun çağrı yapılmamış ise de tek başına çağrı yapılmaması sonuca etkili görülmediğinden davanın esastan reddine, Diğer davacılar yönünden açılan davanın alınan kararlarda kanun, yasa, ana sözleşme hükümlerine ve hakkaniyet kurallarına herhangi bir aykırılık görülmediğinden esastan reddine karar verildiği kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 10/11/2022 tarih 2019/1784Esas, 2022/1363 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, istinaf sonrası yapılan yargılama sonucunda Davacılar ... yönünden feragat nedeniyle davalarının reddine, Diğer davacıların davasının kabulüne, Davalı kooperatifin 06/05/2018 tarihli genel kurulunda alınan tüm kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve iptaline karar verildiği kararın istinaf edildiği henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... Esas, 2020/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... tarafından davalı ... aleyhine 06/05/2018 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davada Davanın reddine karar verildiği kararın temyiz sonrası onama nedeniyle 08/06/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas, 2025/... Karar sayılı gerekçeli kararın incelenmesinde; yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacılar ... tarafından Mahkemenin 2019/... Esas 2020/... karar sayılı dosyada verilen karara ilişkin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/.. Esas, 2017/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptaline yönelik davanın kabulü ile, Davalı ... 02/07/2015 tarih ve 739 karar nolu davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 04/11/2018 tarih 2017/1937 Esas, 2018/1520 Karar sayılı ilamıyla kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar tarafından davalı ... aleyhine 14/06/2015 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davada Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda Davanın kısmen kabulü ile davalı kooperatifçe gerçekleştirilen 14/05/2015 tarihli genel kurulun 7 maddesinin iptaline, diğer maddelere yönelik iptal talebinin reddine karar verildiği kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 16/12/2021 tarih 2021/1893 Esas, 2021/1478 Karar sayılı ilamıyla kararın kaldırılmasına karar verildiği dosyanın halen derdest olduğu, duruşmasının 29/01/2026 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar tarafından davalı ... aleyhine 18/06/2017 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davada davanın; a-Davacılar ... yönünden esastan reddine, b-Davacılar ..., ... yönünden bu davacılar istifa etmiş olduklarından taraf sıfatı yokluğu sebebi ile usulden reddine, c-Davacılar ..., ..., ... yönünden bu davacılar kayıtlarda ortak olarak görünmediğinden taraf sıfatı yokluğu sebebiyle usulden reddine, ç-Davacılar ..., ... yönünden; bu davacılar iptali istenilen genel kurula katılıp alınan karara muhalefet şerhi koydurmadıklarından taraf sıfatı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiği kararın istinaf edildiği henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar tarafından davalı ... aleyhine 26/06/2016 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davada Davacılar Muris ... mirasçılarının ve davacı ...'in açmış oldukları 26/06/2016 tarihli ve 2015 hesap yılına ait olağan genel kurul kararının iptali davalarının aktif sıfat yokluğundan reddine, Diğer tüm davacıların açmış oldukları 26/06/2016 tarihli ve 2015 hesap yılına ait olağan genel kurul kararının iptali davasının sübut bulmadığından reddine karar verildiği kararın istinaf edildiği henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; sanıklar hakkında zimmet suçundan yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiği kararın istinaf edildiği henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar (Eski Esas 2018/...) sayılı dosyasının incelenmesinde; Görevi Kötüye Kullanma, Şirket veya Kooperatif Hakkında Yanlış Bilgi Vermek, İmar Kirliliğine Neden Olmak suçlarından bazı sanıklar hakkında beraat bazıları hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi ..., Kooperatif Uzmanı Bilirkişi ... ve Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 08/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. mad hükmüne göre, genel kurulun iptali davasını açmaya hakkı olan kişilerin kooperatif ortağı olması gerektiği ve bu ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak genel kurul kararlarının iptalinin talep edilebileceği(dava şartı), Davacılardan ..., ..., ..., ... un davalı kooperatif ortağı olduğu , ortaklık sıfatı gereği 1163 sayılı kanunun 53. Mad ve ana sözleşmenin 39. Mad .belirlenen genel kurul kararlarının iptaline ilişkin şartların bulunduğunun tespit edilmesi halinde huzurdaki genel kurul kararlarının iptalini isteyebileceği, ... ,... ve ... ın davalı kooperatif ortağı olmamaları nedeniyle genel kurul kararlarının iptalini isteyemeyeceği, Davacıların, davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihinde yapılan 2018 hesap yılı genel kurulunda alınan kararlara karşı, iptal davasını 07/10/2019 tarihinde açtığı dikkate alındığında, iptal edilebilir nitelikteki kararlar yönünden huzurdaki davanın yasanın öngördüğü şekilde toplantıyı kovalayan 1 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, Davaya konu 08/09/2019 tarihinde yapılan 2018 hesap yılı genel kurulunun ortaklar pay defterinde kayıtlı toplam 97 ortaktan, 23 ortağın asaleten 15 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 38 ortağın katılımı ile yapılması karşısında toplantı nisabının sağlandığı, Kooperatifin ortaklar pay defterinde kayıtlı toplam 97 ortaktan , 23 ortağın asaleten 15 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 38 ortağın katılımı ile yapıldığı ve davaya konu tüm kararlarda karar nisabının bulunduğu, Davalı kooperatifin davaya konu genel kurulunda alınan tüm kararlarında toplantı ve karar nisabı yönünden 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırılığının bulunmadığı, Genel kurul toplantılarının geçerli olması için, ortaklar tarafından yapılan beyanlar ile muhalif kalanların muhalefet sebeplerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, yapılan seçimler ile alınan kararları içeren bir tutanağın düzenleneceği, toplantıya asaleten ve vekaleten katılanların sayısı ile her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarının ayrıca tutanakta gösterilmesi gerektiğinden , genel kurulda alınan kararların bu yön itibariyle 1163 sayılı kanun ve ana sözleşmeye hükümlerine uygun olduğu yönünde sonuca ulaşıldığı, Davacılardan sadece ...’nın toplantının yapılmasına ve alınan kararlara muhalif olduğuna dair ifadesini genel kurul tutanağına “geçirttiği” , fakat muhalif kalma sebeplerine dair beyan yada şerhinin bulunmadığı; dava şartının yerine getirilmediği, Davaya konu edilen kararların 1163 sayılı kanunun 42. Maddesinde tanımlanan genel kurulun görev ve yetkisi içinde olması ve alınan kararlarda karar nisabının bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, bu kararlar yönünden iptal koşullarının oluşmadığı ve iptal istemine konu bu kararların ana sözleşmeye, kanuna, dürüstlük kuralına ve eşitlik ilkesine aykırı olmadığının sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişi ..., Kooperatif Uzmanı Bilirkişi ... ve Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. mad hükmüne göre, genel kurulun iptali davasını açmaya hakkı olan kişilerin kooperatif ortağı olması gerektiği ve bu ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak genel kurul kararlarının iptalinin talep edilebileceği(dava şartı), Davacılardan ..., ..., ..., ... un ve ... ın ve ... un davalı kooperatif ortağı olduğu genel kurul kararlarının iptalini isteyebileceği, ... , davalı kooperatif ortağı olmaması nedeniyle genel kurul kararlarının iptalini isteyemeyeceği, Davacıların , davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihinde yapılan 2018 hesap yılı genel kurulunda alınan kararlara karşı, iptal davasını 07/10/2019 tarihinde açtığı dikkate alındığında, iptal edilebilir nitelikteki kararlar yönünden huzurdaki davanın yasanın öngördüğü şekilde toplantıyı kovalayan 1 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, Toplantı çağrı usullerine uyulmaması nedeniyle ve toplantıya çağrılmayan ortaklarının sayısının toplantı ve karar nisaplarını etkilemesi nedeniyle davaya konu genel kurul açısından hak düşürücü sürenin aranmayacağı, Davaya konu 08/09/2019 tarihinde yapılan 2018 hesap yılı genel kurulunda toplantı ve karar nisabının sağlanmadığı ve bu durumun genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların yoklukla sakatlanmasına neden olduğu, Davalı kooperatifin orta sayısının tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesinin kooperatif kayıt ve belgelerin mevcut hali ile mümkün bulunmadığının sonuç ve kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacılar tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan 08/09/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğu istemine ilişkindir. Davacılar tarafından, davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapılmadığını, geçersiz istifalarla işlem yapıldığını, tapularının verilmediği, alınan kararların yoklukla malul olduğuna ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf 08/09/2019 tarihli genel kurul kararının iptalini gerektiren bir neden bulunmadığını, çağrının usulüne uygun olduğunu, toplantı ve karar yeter sayısının yasaya uygun olduğunu, kararların usul ve yasaya uygun olduğundan davanın reddini talep etmiştir. Davalı kooperatifin sicil kayıtları, dava konusu genel kurul toplantı tutanakları dosyaya celp edilerek incelenmiştir. Davalı kooperatifin Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı kooperatifin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... ünvanlı kooperatif olduğu ve faaliyet merkezinin Arnavutköy/ İstanbul olduğu, buna göre Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve iptali talep edilen kararların yoklukla malul olup olmadığı, kooperatif esas sözleşmesine, usul ve yasaya uygun olup, olmadığına ilişkindir. Mahkememizce istinaf incelemesi öncesi Mahkememizin 25/02/2021 tarih, ... sayılı ilamıyla; 1- Davacılar ..., ... ve ...'ın kooperatif üyesi olmamalarından dolayı HMK 114/1-d maddesindeki taraf ehliyetine sahip olma dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi uyarınca bu davacılar yönünden açılan davanın usulden reddine, 2- Davacılar ... tarafından davalı kooperatif aleyhine 08/09/2019 tarihli genel kurul kararlarının malul olduğuna yönelik davanın reddine, 3- Davacılar ... tarafından davalı kooperatif aleyhine 08/09/2019 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik davanın; a) Davacı ... yönünden esastan reddine, b) Davacılar ... yönünden HMK'nın 114/2 maddesi atfıyla TTK'nın 445 ve 446 maddeleri gereğince genel kurul toplantı tutanağına muhalefet şerhini geçirtme dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine, karar verildiği, kararın davacı taraflarca istinaf edilmesi üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2025 tarih 2021/1125 Esas, 2025/96 Karar sayılı ilamıyla; "Davalı kooperatife karşı açılan başka genel kurul kararlarının iptaline yönelik davalarda alınan rapor içerikleri, yine bu davalarda verilip kesinleşen Mahkeme kararları, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Başkanlık Müfettişliği Başmüfettişi ... tarafından tanzim olunan 28/08/2018 tarihli inceleme raporu içeriğinde yer verilen tespitler, yukarıda bahsi geçen Dairemizin kaldırma kararı ile dosya kapsamı ve mevcut delil durumu hep birlikte değerlendirilerek, davalı kooperatiften sabit fiyatla konut satın almak suretiyle ortak olarak kabul edilen kooperatif ortakları bulunduğu ve bunların genel kurul hazirun listesine alınmadıkları anlaşılmakla taraflardan da sorulmak suretiyle eksik veya başka yerden getirtilmesi gereken delillerin mevcudiyeti halinde bunların dosyaya celp ve ibrazından sonra içinde kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu mevcut yada başka bir heyete dosyanın tevdii ile kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri, genel kurul tutanakları ve hazirun cetveli ile tarafların dosyaya ibraz ettiği tüm delillerin incelenmesi suretiyle kooperatif ortak sayısının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesinden sonra toplantıya usulünce davet edilmeyen ortak bulunup bulunmadığı, varsa nisaba etkisinin olup olmadığı, ayrıca kooperatifler kanunu, anasözleşme ve kooperatif ana sözleşmesinin birlikte değerlendirilmek suretiyle davacılar ..., ... ve ...'ın kooperatif üyesi olup olmadığı konularında açıklamalı, denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hükme esas alınma kuvvetine haiz olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetli olmadığı" gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılması üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava konusu davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurul toplantısında; Gündemin 1. maddesinin, açılış ve saygı duruşuna ilişkin olduğu, Gündemin 2. maddesinin, divan heyetinin seçimine ve divan heyetine tutanakları imzalama yetkisi verilmesine ilişkin olduğu, belirtilen isimlerin 26 kabul ve 12 red oyu ile oyçokluğu ile seçilerek imzalama yetkisinin verildiği, Gündemin 3. maddesi ile, denetim kurulu faaliyet raporunun ve denetçilerin geçmiş dönem faaliyetleri ile ilgili ibra edilmelerinin ayrı ayrı oylamaya sunulduğu, 26 kabul ve 12 red oyu ile faaliyet raporu kabul edildiği gibi denetçilerin de ibra edildiği, denetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı, Gündemin 4. maddesi ile, yönetim kurulu çalışma raporu ile bilançonun ayrı ayrı okunarak müzakereye sunulduğu, ayrı ayrı oylamaya sunulan bilanço ve yönetim kurulu raporunun 25 kabul ve 13 red oyu ile oyçokluğu ile kabul edildiği, yönetim kurulunun geçmiş dönem çalışmaları ile ilgili 22 kabul ve 13 red oyu ile oyçokluğu ile ibra edildiği, çekimser oy kullanan olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı, Gündemin "Tasfiye sürecinin 2 yıl süreyle uzatılmasının karar bağlanması" konulu 5. maddesi ile, "Yönetim ve denetim kurulunun seçimi, yönetim kurulunun tasfiye kurulu olarak görev yapmasının karara bağlanması" konulu 6. maddesinin birleştirilerek 6. gündem maddesi ile görüşüldüğü, gündemin 5. maddesinde herhangi bir oyalamanın yapılmadığı, Gündemin 6. maddesi ile, karar içeriğinde belirtilen kişilerin 24 kabul ve 14 red oyu ile oyçokluğu ile seçildiği, yine kararda belirtilen kişilerin denetim kurulu asil üyeliklerine 25 kabul ve 13 red oyu ile oyçokluğu ile seçildiği, çekimser oy kullanan olmadığı, Gündemin 7. maddesi ile, tasfiye bütçesinin görüşüldüğü, herhangi bir yeni ödeme kalemi ihdas edilmeksizin kooperatifin mevcut alacak ve malları ile giderlerinin karşılanmasına yönündeki yönetim kurulu teklifinin 12 red oyuna karşılık 26 kabul oyu ile kabul edildiği, çekimser oy kullanan olmadığı, yönetim, tasfiye, denetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemesinin 12 ret oyuna karşılık 26 kabul oyu ile karara bağlandığı, Gündemin 8. maddesi ile, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülen davada kooperatifin inşa ettiği tüm konutlara "davalıdır" şerhi konulması ve 2012 ile devamı yıllar için yapılan genel kurulların iptali istemli açılan davaların safahati ile ilgili ortaklara bilgi verildiği, herhangi bir oylama yapılmadığı, Gündemin 9. maddesi ile, İstanbul ... Ticaret Mahkemesinin 2013/... Esas sayılı davasında genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği belirtilerek karar tarihinden sonra yapılan 14/06/2015 tarihli genel kurulda iptal edilen 30/06/2013 tarihli genel kurulda oylanan 5, 6, 7 ve 9 maddelerin yeniden okunarak oylandığı ve kabul edildiği konusunda genel kurula bilgi verildiği, Gündemin 10. maddesinin, dilek ve temennilere ilişkin olduğu, Genel kurul toplantısı sona ermeden muhalefet şerhi olup olmadığının sorulması üzerine ortaklardan ...'nın toplantının yapılmasına ve alınan tüm kararlara muhalif olduğunu ifade ederek bu hususun şerh edilmesini istediği ve şerh edildiğinin toplantı tutanağına yazıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurulu kayıtlı 97 ortaktan 23 ortağın asaleten 15 ortağın ise vekaleten katılımı ile yapılmıştır. Davacılardan ..., ... ve ... hazirun cetvelinde yer almamakta olup diğer davacılardan ... genel kurul toplantısına asaleten katılmış olup diğer davacılar ise genel kurul toplantısında kendilerini bir vekil ile temsil ettirmiştir. Davalı kooperatif davacılardan ... ve ...'ın istifa suretiyle ortaklıklarının son bulduğunu, davacı ...'in ise kooperatife hiç üye olmadığını savunmuştur. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir. Genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından yerleşmiş içtihatlar gereğince kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir. Genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa, bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir (Yargıtay 6 HD'nin 2023/3321 Esas 2024/1819 Karar sayılı ilamı). Davalı kooperatif tasfiye halinde olduğundan, 1163 sayılı Kanunun 81/4 maddesi uyarınca, anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir. Davalı kooperatifin anasözleşmesinin 87. maddesinin 9. bendinde ise, gayrimenkul satışının görüşüleceği toplantılar hariç olmak üzere, tasfiye süresince yapılacak genel kurul toplantılarında toplantı nisabının aranmayacağı kararlaştırılmıştır. Toplantı ve karar nisaplarına yönelik hükümler emredici nitelikte olup bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmündedir ve baştan beri hüküm ifade etmezler. 1163 Sayılı Kooperaifler Kanunu'nun 99. maddesine göre; Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır düzenlemesi gereği davaya bakmaya mahkememiz görevli olup, anılı kanunun 98. maddesine göre; Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda TTK'nın Anonim Şirketlere ait hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi atfıyla dava konusu ihtilafa ilişkin TTK'da genel kurul kararlarının iptali başlığı altında belirtilen düzenlemelere bakılacak olursa; TTK 445. maddesinde; İptal sebepleri ; "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." şeklinde düzenleme yapılmıştır. TTK 446. maddesinde ise İptal davası açabilecek kişiler ; " (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. " şeklinde belirtilmiştir. Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, davacılar tarafından davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurul toplantısına çağrının usulsüz olduğu iddiasıyla genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğu iddiasıyla eldeki dava açılmış olup, davalı tarafça genel kurul kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu yönünde savunmada bulunulduğu, davacıların iddiası kapsamında çağrı yapılmayan ve gelmeyen ortakların toplantı ve karar nisabını etkileyip etkilemediği önem arz etmekte olup, söz konusu iddialara dayanan davacıların, alınan kararlara muhalif kalıp keyfiyeti tutanağa geçirtme koşulu aranmaksızın yasal bir aylık süreye tabi olmadan iptal davası açma hakları bulunduğu, Mahkememizce istinaf ilamında belirtildiği şekilde davalı kooperatif hakkında karar verilen diğer dava dosyaları celp edilerek incelenmiş ve önceki bilirkişi heyetine kooperatif konusunda uzman bir bilirkişi eklenmek suretiyle davalı kooperatif kayıtları ve dosya kapsamında yer alan deliller kapsamında bilirkişi heyet raporu alınmış ve düzenlenen kök raporun karar vermeye elverişli olmaması nedeniyle Mahkememizin 20.11.2025 tarihli celsesinin 8 numaralı ara kararı ile davalı kooperatif hakkındaki davalarda verilen kararlar ile dosyalarda düzenlenen bilirkişi raporlarında kooperatif üye sayısına ilişkin tespitler, ek raporda değerlendirilmeyen dosyada bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün davalı kooperatifin ortak sayısına ilişkin gönderilen kayıt(hazirun cetveli) ile CD'de kayıtlı kooperatif hakkında Başmüfettiş ... tarafından düzenlenen 28/08/2018 tarihli rapor ve davacılar tarafından ek rapora yönelik yapılan itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş ve düzenlenen bilirkişi heyeti ek raporuna göre; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. mad hükmüne göre, genel kurulun iptali davasını açmaya hakkı olan kişilerin kooperatif ortağı olması gerektiği ve bu ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak genel kurul kararlarının iptalinin talep edilebileceği(dava şartı), Davacılardan ..., ..., ..., ... un ve ... ın ve ... un davalı kooperatif ortağı olduğu genel kurul kararlarının iptalini isteyebileceği, ... , davalı kooperatif ortağı olmaması nedeniyle genel kurul kararlarının iptalini isteyemeyeceği, Davacıların , davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihinde yapılan 2018 hesap yılı genel kurulunda alınan kararlara karşı, iptal davasını 07/10/2019 tarihinde açtığı dikkate alındığında, iptal edilebilir nitelikteki kararlar yönünden huzurdaki davanın yasanın öngördüğü şekilde toplantıyı kovalayan 1 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, Toplantı çağrı usullerine uyulmaması nedeniyle ve toplantıya çağrılmayan ortaklarının sayısının toplantı ve karar nisaplarını etkilemesi nedeniyle davaya konu genel kurul açısından hak düşürücü sürenin aranmayacağı, Davaya konu 08/09/2019 tarihinde yapılan 2018 hesap yılı genel kurulunda toplantı ve karar nisabının sağlanmadığı ve bu durumun genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların yoklukla sakatlanmasına neden olduğu, Davalı kooperatifin orta sayısının tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesinin kooperatif kayıt ve belgelerin mevcut hali ile mümkün bulunmadığı görüşüne varıldığı bildirilmiştir. Bu kapsamda Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve alınan kararların toplantı ve karar nisaplarına uygun alınıp alınmadığı hususunda istinaf ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, her ne kadar istinaf ilamında kooperatif üye sayısının net şekilde tespit edilmemesi hususu Mahkememiz kararının kaldırılmasına gerekçe oluşturmuşsa da yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı kooperatifin mevcut durumu itibariyle incelenen kayıt ve belgeler kapsamında kooperatif üye sayısının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespitinin mümkün olmadığı, Mahkememizce önceki bilirkişi heyetinden bu hususta ek rapor veya yeni bilirkişi heyetinden rapor alınsa dahi davalı kooperatifin durumu ve dosya kapsamındaki mevcut delil durumu itibariyle davalı kooperatifin üye sayısının net şekilde tespitinin imkan dahilinde olmadığı, bu nedenle istinaf ilamında belirtildiği şekilde davalı kooperatif hakkındaki davalarda verilen kararlar ile dosyalarda düzenlenen bilirkişi raporlarında kooperatif üye sayısına ilişkin tespitler ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından davalı kooperatifin ortak sayısına ilişkin gönderilen kayıt(hazirun cetveli) ile CD'de kayıtlı kooperatif hakkında Başmüfettiş ... tarafından düzenlenen 28/08/2018 tarihli rapor kapsamında davalı kooperatifin üye sayısı nazara alınarak dava konusu genel kurul toplantısında toplantı ve karar nisaplarına uygun karar alınıp alınmadığı hususunun değerlendirilmesi yoluna gidilmiş olup, bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Baş Müfettişi ...'nin 28/08/2018 tarihli raporunda 872 ortaktan 110 aktif ortak tespit edildiği, ... Ticaret Mahkemesi'nin 30.06.2013 tarihli genel kurul toplantısı ile ilgili 10.02.2015 tarihli ... E, ... K sayılı kesinleşen kararında 549 ortak olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.05.2014 tarihli genel kurul toplantısı ile ilgili 23.02.2016 tarih ... E., ... K. sayılı kesinleşmiş kararında 374 ortak olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.05.2018 tarihli genel kurul kararlarının iptali davasındaki .... Sayılı kararında (Yeni ... ) 372 ortak olduğu, bu davalardan kesinleşmiş olan İstanbul ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tespit edilen ortak sayısının 549 olduğu, diğer kesinleşmiş karar olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tespit edilen ortak sayısının 374 olduğu, daha az ortak tespit edilen 374 ortak sayısı esas alındığında dava konusu 08/09/2019 tarihli genel kurul toplantısına 97 ortağa çağrı yapıldığı göz önüne alındığında 374-97=277 ortağa çağrı yapılmadan toplantının düzenlenmiş olduğu, Davaya konu genel kurulda alınan kararlarda en yüksek kabul oyu 26 olmakla, genel kurula çağrılmayan 277 ortağın genel kurula katılması ve alınan kararlara karşı olumsuz oy kullanması halinde alınan kararların değişmesi imkanı bulunduğu ve bu şekilde çağrılmayan üyeler nedeniyle alınan kararların sıhhatinin etkilendiği, davacıların kooperatif üyesi olup olmadıkları yönünden yapılan inceleme yönünden ise bilirkişi heyeti ek raporu doğrultusunda davalı kooperatif kayıtları esas alınarak yapılan incelemeler neticesinde, Davacılardan ...'un davalı kooperatif üyesi oldukları, davacı ...'in davalı kooperatif ortağı olduğunu ortaya koyan bir kanıt bulunmadığından davacı ...'in kooperatif üyesi olmadığı anlaşılmakla, yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında davalı kooperatifin üye sayısı tam olarak tespit edilemese de bu hususta ispat yükümlülüğünün davalı kooperatifte olduğu, üye sayısını ortaya koyacağı kayıt ve belgelerle davalı kooperatifin ispatlaması gerektiği ancak bu hususta davalı kooperatif tarafından ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden üye sayısının net şekilde tespit edilemediği, bu yüzden daha önce davalı kooperatif hakkında görülen davalar sonucunda verilen kesinleşmiş kararlarda esas alının üye sayıları üzerinden yapılan değerlendirmeler sonucunda .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tespit edilen ortak sayısının 374 olduğu, diğer davalara nazaran daha az ortak sayısı tespit edilen 374 ortak sayısı esas alındığında dahi dava konusu 08/09/2019 tarihli genel kurul toplantısına 97 ortağa çağrı yapıldığı göz önüne alındığında 374-97=277 ortağa çağrı yapılmadan dava konusu genel kurul toplantısının düzenlenmiş olduğu, davaya konu genel kurulda alınan kararlarda en yüksek kabul oyu 26 olmakla, genel kurula çağrılmayan 277 ortağın genel kurula katılması ve alınan kararlara karşı olumsuz oy kullanması halinde alınan kararların değişmesi imkanı bulunduğu ve bu şekilde çağrılmayan üyeler nedeniyle alınan kararların sıhhatini etkilediği sabit olduğundan davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının çağrılmayan ortaklar nedeniyle usulüne uygun toplanmayarak toplantı ve karar nisaplarına aykırı şekilde kararların alındığı anlaşıldığından ve bu durum kararların yoklukla maluliyetini ortaya koyduğu kanaatine varıldığından, Davacı ... dışındaki diğer Davacılar tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan davanın kabulü ile; Davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine, Davacı ...'in kooperatif üyesi olmamasından dolayı HMK 114/1-d maddesindeki taraf ehliyetine sahip olma dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi uyarınca bu davacı yönünden açılan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davacı ... dışındaki diğer Davacılar tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davalı kooperatifin 08/09/2019 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine, b) Davacı ...'in kooperatif üyesi olmamasından dolayı HMK 114/1-d maddesindeki taraf ehliyetine sahip olma dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi uyarınca bu davacı yönünden açılan davanın usulden reddine, 2- Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 732,00-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 687,60-TL karar harcının davalı kooperatiften tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacılar tarafından yargılama sırasında yapılan tebligat ve posta gideri 222,40-TL, bilirkişi ücreti 17.400,00-TL olmak üzere toplam 17.622,40-TL yargılama giderinin davalı kooperatiften alınarak Davacı ... dışındaki davacılara verilmesine, 4- Davalı kooperatif tarafından yargılama sırasından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı tarafça yargılama sırasından yapılan gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6- Davacı ... dışındaki davacılar yargılama sırasında kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan maktu 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı kooperatiften alınarak davacılara eşit şekilde verilmesine, 7- Davalı kooperatif yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan maktu 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı kooperatife verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin yokluğunda, davacı ... ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2026 Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*