T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1434 - 2026/535 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1434 KARAR NO : 2026/535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2024 NUMARASI : 2020/311 E. - 2024/280 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1434 - 2026/535 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1434 KARAR NO : 2026/535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2024 NUMARASI : 2020/311 E. - 2024/280 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/05/2024 tarih ve 2020/311 E. - 2024/280 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava konusu 35. Sınıfta ilan edilen 2020/27666 sayılı “...” markasının müvekkilinin önceki tarihli ... markalarına iltibas düzeyinde benzeyen ve birebir ürünleri kapsayan, bu suretle karıştırılma ihtimali arz eden bir başvuru olduğunu, gıda emtiasında ortalama tüketicilerin dikkat ve özen algısının diğer emtiaya oranla oldukça düşük olduğunu, müvekkilinin “...” markasının tescil edilen sınıflarda güçlü bir marka olduğunu, müvekkilinin söz konusu markayı yıllarca kullanarak ayırt edicilik gücünü arttırdığını, SMK 6/3 uyarınca gerçek hak sahibi olduğunu, davaya konu “...” markasının orta seviyede dikkat düzeyine sahip bir tüketici hafızasında müvekkiline ait tanınmış seri ... marka ailesinin yeni bir parçası olduğu imajını uyandıracağını, davalının müvekkiline ait markanın itibarından yararlanarak haksız kazanç elde edeceğini, müvekkiline ait ... ibareli markasının itibarına ciddi zararlar verilebileceğini, itiraza konu başvurunun, SMK 6/9 kapsamında, kötüniyet sebebiyle tümden reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK’nın 2020/M-7195 sayılı kararının iptaline, 2019/62203 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduklarının görüldüğünü, başvuru markasında yer alan baskın şekil unsurunun da iş bu markayı davacı markalarından yeterince farklılaştırmış olmakla birlikte, “...” ibaresi ile “...” ibarelerinin de karıştırılmayacağını, başvuru markası ... ibaresinden oluşmakta olup, markayı parçalarına ayırarak benzerlik incelemesi yapılmasından ziyade, marka bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, dolayısıyla “...” ibaresinin genel izlenim itibariyle, davacının “...” esas unsurlu markalarından farklı algılandığını, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, konusu markanın kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının redde gerekçe markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının eskiye dayalı kullanım iddiasının ispatlanamadığı, davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında iltibas bulunduğunu, bu yönde emsal kararlar olduğunu, emsal kararlarda ... markasının müvekkili ile benzer bulunduğunun belirlenmesine rağmen somut uyuşmazlıkta benzer bulunmamasının yerinde olmadığını, SMK'nın 6/1. maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "... + ŞEKİL" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, şekil unsurunun bulunduğu, davacının eskiye dayalı kullanım iddiasının ispatlanamadığı, davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.