7. Hukuk Dairesi 2023/3695 E. , 2024/4058 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf tale…
**7. Hukuk Dairesi 2023/3695 E. , 2024/4058 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden gelmedi. Davacılar vekili Av. ... ve Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davacıların murisi ... ile davalının kardeş olduğunu, muris hayatta iken davalı ile aralarındaki inanç ilişkisi gereğince murisin mülkiyetindeki dava konusu bir kısım taşınmazları davalı kardeşine devrettiğini, bir kısım taşınmazların da bedelini ödediği halde davalı adına tescil ettirdiğini, davacıların amcası olan davalının dava konusu 128 ada 19, 20, 21, 22 parsel ile 239 ada 6 parsel sayılı taşınmazları davacılara devretmesi gerekirken devir etmeye yanaşmadığını, 239 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi ...'un ölümünden sonra davalı tarafından dava dışı 3. kişiye satıldığının öğrenildiğini, yazılı belge bulunduğunu iddia ederek 128 ada 19, 20, 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına miras payları oranında tesciline, 239 ada 6 parsel sayılı taşınmazın satış tarihindeki değerinin tespit edilerek davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, davalının yazılı belgeden dava dilekçesinin tebliği ile haberdar olduğunu, müvekkilinin böyle bir belge düzenlemediğini, belgeye imza atmadığını, yazı ve imzaya itirazın ön sorun olarak incelenmesini gerektiğini, müvekkili ile davacıların murisinin birlikte ticaret yapmaları nedeniyle boşa imza atmış olabileceğini, müvekkili ile davacıların murisinin birbirine geniş yetkiler içeren vekaletnameler verdiğini, belgedeki yazının sonradan daktilo ile doldurulduğunun açık olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduğunu, inaçlı işlemin dayanağı olduğu iddia edilen belgenin tek taraflı irade açıklaması içerdiğini, inançlı işlemin belgesi olarak kabul edilebilmesi için karşılıklı irade beyanı içermesi gerektiğini, belgede dava dışı bir taşınmaz daha olmasına rağmen bu taşınmaz ile ilgili davacıların talebinin olmamasının kötüniyeti gösterdiğini, davacıların sonradan yaratılmış bir belge ile şanslarını denediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; inanç ilişkisini gösterir yazılı belge bulunduğu, belgede inananın imzasının bulunmasının gerekmediği, imzanın davalıya ait olduğunun ATK raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın mülkiyet hakkı ve tapuya güven ilkesini ortadan kaldırdığını, davalının davaya konu bir belge imzalamadığını, davacıların murisi olan kardeşine vermediğini, belgenin sözleşme niteliği taşımadığını, tarafların karşılıklı irade beyanını içermediğini, belge sonradan hazırlandığı için davacıların murisinin imzasının bulunmadığını, davacıların annelerinin bir olmadığını, davacıların muris babalarının ölümünden sonra maddi sıkıntı içine girerek yıllarca davalı ile birlikte ticaret ile iştigal etmiş babaları ...'u aile mensuplarının tüm mal varlığının sahibi sanma yanılgı ve gafleti içine düştüklerini, yazılı belgenin içeriğini ve imzayı kabul etmemekle birlikte bir an için geçerli olduğu düşünülse bile ancak yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini ve mutlaka görgüye dayalı tanık beyanları ile desteklenmesi gerektiğini, oysa ki davada yazılı delil başlangıcını destekler mahiyette tanık beyanı bulunmadığını, davacı tanıklarının davanın kabulünde menfaati bulunan kişiler olduğunu, davalının saygın bir iş adamı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazları satın alabilecek maddi gücünün bulunduğunu, inançlı işlem yapılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığını, davacı yanın davasını ispat edemediğini, davacı tarafın ödeme belgesi sunmadığını, 04.11.1996 tarihli vekaletname ile muris Memduh'un davalıya taşınmazları ile ilgili kendisinin yapabileceği her türlü hukuki ve idari işlemi tıpkı kendisi gibi kendi yerine yapma yetkisi verdiğini, dava konusu 30.10.1996 tarihli belge ile iş bu vekaletname tarihi arasında sadece 5 gün ara bulunduğunu, taşınmazların sahibi olmadığını zaten bilen bir kişinin bile bile vekaletname düzenleyerek davalıya satış ve satış bedeli tahsili dahil olmak üzere yetkiler vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ATK' da eksik inceleme yapıldığını, yazılı belgenin kağıt yaşı, imza yaşı, belgedeki yazının mürekkep yaşı hakkında inceleme yapılmadığını, ATK bu hususlarda bilimsel bir yöntem bulunmadığı şeklinde görüş bildirerek yardımcı tespite gitmediğini, ATK'nın görüşüne itibar edilmesi gereken tek ve son kurum olmadığını, belgenin... Polis Laboratuvarına gönderilmesi isteminin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlarla ilgili tüm işlemlerin ve vergi ödemelerinin 20 yılı aşkın bir süredir müvekkili tarafından yapıldığını, kardeşi dahi olsa hiç kimsenin taşınmazlarını 20 yıl süre boyunca başkasının üzerinde bırakmayacağını, zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ve eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ilaveten istinaf başvurusunun duruşma istemli yapılmasına rağmen duruşma isteminin gerekçe belirtilmeksizin reddedildiğini, savunma ve gerekçeli karar hakkının kısıtlandığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.