11. Hukuk Dairesi 2009/1969 E. , 2010/8243 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2008 tarih ve 2005/135-2008/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar…
**11. Hukuk Dairesi 2009/1969 E. , 2010/8243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2008 tarih ve 2005/135-2008/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı otobüsün 12.04.2004 tarihinde yaptığı kazada ağır şekilde yaralanarak hayati tehlike geçirdiğini, yaklaşık 45 gün hastanede kaldıktan sonra 45 gün de tedavi gördüğünü, müvekkilinin beden ve ruh tamlığının ihlale uğradığının tartışılmaz olduğunu ileri sürerek, 25.000 YTL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Turizm Sey. Nak. Petrol. Ürün. ve Tic. Ltd. Şti vekili, ... plaka sayılı otobüsün diğer davalı ... Uluslararası Otobüs işletmesi ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkili şirketin bu otobüsün ne işleteni ne de yolcu bileti kesen bir şirket olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmadığı gibi yazılı beyanda da bulunmamıştır. Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davalı ... Turizm'in 08.04.2003 tarihinde Klas Tur'dan davaya konu otobüsü kiraladığı, kira sözleşmesinin 15.01.2004 tarihinde feshedilmesi için Klas Tur'a tek taraflı fesih ihbarnamesi gönderdiği ve aracın tescil malikinin ... anlaşılmış ise de, kaza fotoğraflarından otobüsün üzerinde ... Turizm armasının olduğu, Babaeski Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması sonunda verilen takipsizlik kararında aracın ... Turizm'e ait olduğunun ve yolcuların üzerlerinden çıkan biletlerin ... Turizm adına kesildiğinin belirtildiği, fesih ihbarnamesine rağmen aracın davalı ... Turizm tarafından işletilmeye devam edildiği, davalı ... Turizm'in meydana gelen zararlardan diğer araç maliki davalı ile birlikte sorumlu olduğu, aynı kaza ile ilgili mahkemenin 2005/138 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda otobüs sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazanın davacıda manevi elem ve ızdırap oluşturup zarar verdiği, BK’nun 47. maddesi gereğince tarafların ekonomik durumları, zarar görenin olay nedeniyle yaşadığı ruhi çöküntü, yaralanmanın niteliği, kazanın davacının yaşamına olan etkisi de dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle 7.000 YTL manevi tazminatın 12.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin bilet satmak suretiyle taşıyıcı olarak TTK’nun 806 vd. maddeleri uyarınca sorumlu olduğu gibi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun değişik 85/1 nci madde ve fıkrası uyarınca da bilet satıcısı firmanın işletenle birlikte doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. BK'nun 47 nci maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayanlarda bir huzur duygusu oluşturmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4 ncü maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır. Kaza tarihinde 34 yaşında olan davacının kemik kırıkları nedeniyle ameliyat edildiği, uzun süre hastanede yattığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana gelişi, davacının yaşı, iş bulma olanakları ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmediğinden verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3) Kabule göre de, davacıdan dava açılırken alınmış olan 364,20 TL nispi harç ile 11,20 YTL başvuru harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, 364,20 YTL nispi harcın yargılama giderlerine katılarak davalılardan kabul ve red oranına göre tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 401,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.