T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2041 KARAR NO : 2026/752 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15.09.2021 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2041 KARAR NO : 2026/752 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15.09.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/772 E., 2021/735 K. DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 09.04.2026 YAZIM TARİHİ : 09.04.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifte görev yapan yetkili ziraat mühendisi ... hakkında kooperatifteki usulsüz işlemleri nedeni ile Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/14485 soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin kooperatif ile hiçbir sıkıntı yaşamayıp borçlarını süresinde ve zamanında ödeyen bir ortak olduğunu, kooperatiften hiç nakdi kredi kullanmamış olmasına rağmen yapılan sorgulamada, 12193 numaralı senetle masrafları ile birlikte toplam 7.150,32 TL kredi kullandığının tespit edildiğini, müvekkilinin kooperatifle ilgili gerek kendisi adına gerekse vekili olduğu kooperatifin 2471 numaralı üyesi olan ... adına var olan evrakları adı geçen nakdi ihtiyaç kredisine ait senedi de hileli davranışları ile müvekkiline fark ettirilmeden imzalattırıldığını, müvekkilinin durumunun gayet iyi olduğunu, nakit kredi ihtiyacının bulunmadığını, müvekkili gibi yüzlerce çiftçinin de dolandırıldığını ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu ettiği senetten dolayı borcunun olmadığının tespitine, senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkili ile davacı arasındaki ilişkinin ticari bir ilişki olmadığını, bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, davacının 12193 numaralı senedin düzenlenmesini gerektirecek bir talebi olmadığını iddia ettiğini ancak davacının imzasını taşıyan dilekçe incelendiğinde, davacının borcunun yenilenmesini talep ettiğinin görüldüğünü, senet yenilemenin ihtiyaç kredisi olduğunu, çiftçinin kooperatife olan borçlarının çıkan Bakanlar Kurulu kararları ve genelgeleri doğrultusunda yapılandırıldığını, kullanmadığını iddia ettiği kredi için davacının senet imzalamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kooperatifin kredi ile ilgili senetleri, kağıtları ve taahhütnamelerinin ilam hükmüne haiz olduğunu, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini, davacının dava tarihinden önce davaya konu borcu ödediğini, menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın reddine, %20 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Toplanan tüm deliller dosya kapsamı, alınan uzman bilirkişi ve ek rapor içeriği dikkate alındığında; davacının davalı kooperatife 03.10.2013 tarihinde 12193 nolu senet ile 7.233,44 TL kredi tutarında "Kredi Borç Senedi" imzalamış olduğu, kooperatif kayıtlarında söz konusu kredinin “Yenileme Genel İhtiyaç” kredisi olarak görülmekte olduğu, davacının davalı kooperatife 03.10.2013 tarihinde dilekçe ile kredi borcunun 960 TL' sini ödemiş olduğu ve kullandırılacak kredi ile ise geçmiş kredi borcunun ödenmesini talep etmiş olduğu, senet bedelinin 15.09.2014 tarihinde 8.440,00 TL olarak ödendiği, bu ödemenin davalı kooperatifin de kabulünde olduğu ve ödeme ile de kullandırılan kredi ile geçmiş borçlarının ödendiği, dosya kapsamındaki davalı kooperatif ile taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkisinin davalı kooperatifin tarafları açısından yegane ve kesin delil olarak kabul edilmiş olan kooperatifin kayıtlarında yer aldığı ve işlendiği, dayanak belgelerinin de tarafların imzasını içerdiği, bu belgeler yönünden açık şekilde bir sahtelik ya da imza inkarının bulunmadığı, davacının bu konudaki işlemler yönünden davalı kooperatif çalışanının hata, hile vs. davranışları bulunduğuna dair iddialarının da somut, yazılı, kesin ve yeterli delil ve belgelerle ispat edilemediği, davacının fazladan hileli belgelerle fazladan para tahsil edildiği ve davaya istirdat davası olarak devam etmek istediklerine ilişkin ıslah beyanında bulunduğu gözetilerek tarafların bu çerçevede sundukları deliller toplanıp değerlendirildiği ve bilirkişi raporu ve ek rapor ile davacı tarafın sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat davasını toplanan tüm deliller ve alınan uzman bilirkişi raporu ile ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava konusu senetlerden kaynaklı borcun bulunmadığının tespiti istemiyle açılan davanın, ispat yetersizliği gerekçesiyle reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkilinin kooperatiften herhangi bir ürün almadığının tanık beyanlarıyla ispatladığı, buna rağmen tanık anlatımlarının dikkate alınmadığı, kooperatif yetkilileri hakkında zimmet, görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından soruşturma bulunduğu, bu soruşturmanın bekletici mesele yapılmamasının yargılamayı eksik bıraktığı, senetteki imza müvekkiline ait olsa dahi hile ile alındığı, irade sakatlığı bulunduğu ve bu nedenle senede karşı senetle ispat kuralının uygulanamayacağı, HMK 203. madde kapsamında tanıkla ispatın mümkün olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kredi borç senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...