7. Hukuk Dairesi 2009/2928 E. , 2010/1427 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenildiği, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Mahkemece dava ve temyize konu 152 ada 51 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14.8.2008 tarihli rapor ve eki krokide (A) harfi ile işar…
**7. Hukuk Dairesi 2009/2928 E. , 2010/1427 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenildiği, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Mahkemece dava ve temyize konu 152 ada 51 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14.8.2008 tarihli rapor ve eki krokide (A) harfi ile işaretli 9851,65 m² yüzölçümündeki bölümünün kamu malı niteliğinde mera olmadığı, davacı ...’ın tutunduğu Haziran 1329 tarih 11 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava ve temyize konu 152 ada 51 parsel sayılı taşınmazın 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca yapılan mera tahsis kaydı ve haritası kapsamında kaldığı, halen de mera olarak kullanıldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacı ...’ın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünü kapsadığı kabul edilmiş ise de tutunulan tapu kaydı hudutlarında tarif edilen ..., ..., ..., ... ve ... sınırlarının doğal nitelikli sınır yerlerinden olup her yerde bulunması mümkün bulunduğundan sözü edilen kaydın dava konusu taşınmazın temyize konu bülümüne ait olması mümkün değildir. Gerçekten bu olgu çekişmeli taşınmazın çevresini oluşturan temyize konu olmayan ve mera niteliği ile sınırlandırmak suretiyle tespit edilen taşınmaz arasında doğal yada yapay nitelikte bir sınır yeri tarif edilmediği de eylemli durumla doğrulanmıştır. Kaldı ki, mera olarak tespit edilen taşınmazlar içerisinde dere, tepe, çukur, hendek gibi doğal yada yapay sınır yerlerinin bulunması mümkündür. Kural olarak kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri eylemli duruma uymadıkça eylemli duruma değer verilmesi zorunludur. Öte yandan kural olarak meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine, dava ve temyize konu 152 ada 51 parsel sayılı taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.