4. Ceza Dairesi 2023/13802 E. , 2023/23273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/387 E., 2015/729 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları,
**4. Ceza Dairesi 2023/13802 E. , 2023/23273 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/387 E., 2015/729 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında; 1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, şikâyetçinin olaydan sonra doktor raporu aldırmak istememesi nedeniyle dosyada herhangi bir rapor bulunmadığı, sanığın alınan savunmasında olay sebebiyle eşine küfür ettiğini ancak kesinlikle şiddet uygulamadığını beyan etmesi karşısında, kasten yaralama suçu ile ilgili olarak tek delilin mağdur anlatımı olduğu ve şikâyetçinin kolluk dışında bir beyanının da bulunmadığı dikkate alındığında kovuşturma aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilerek hükmün kurulmasına, kasten yaralama suçu yönünden mahkumiyete yeter bulunmadığı halde beraatı yerine hükmün gerekçesinde "Şikâyetçiye ait doktor raporunun." dikkate alındığı belirtilerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasına, piyasada yasal olarak satılan ve ancak belirli bir bedel ödenerek satın alınabilen rakının şikâyetçi tarafından önceki olaylar aklına geldiği için lavaboya dökülmesinin mevcut olaya sebebiyet verdiği düşünüldüğünde sanık hakkında her iki suç yönünden haksız tahrik hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Şikâyetçi ile sanığın 6 yıllık resmi nikahlı karı koca oldukları, olay tarihinde şikâyetçinin içki şişesini boşaltmasına sinirlenen sanığın, şikâyetçiyi uykusundan kaldırarak yüzüne tokat attığı, başına yumruk vurduğu, vücudunun çeşitli yerlerine de vurmaya devam ettiği ve hakaretlerde bulunduğu iddialarıyla ilgili açılan davada Yerel Mahkemece sanık savunması, şikâyetçinin hazırlık beyanı ve doktor raporu ile tüm dosya kapsamına göre sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Hakaret suçunun takibinin şikâyete bağlı olması, şikâyetçinin hükümden sonra verdiği 15.01.2016 havale tarihli dilekçeyle sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığa şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. 2.Sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunu kabul etmemesi karşısında, soruşturma aşamasındaki anlatımlarından aynı zamanda olayın tek tanığı durumunda olduğu anlaşılan şikâyetçi ... dinlenilmeden hüküm kurularak, 5271 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür. 3. Kabule göre de,17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.