T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1864 Esas KARAR NO : 2025/2073 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/475 Esas-2025/733 Karar TARİH: 26/06/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1864 Esas KARAR NO : 2025/2073 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/475 Esas-2025/733 Karar TARİH: 26/06/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... adına, işbu dava ile ihyası talep edilen ... ... Sist. Endüstr. ... Ürünleri Kür. Dağıtım Taş. İnş. San. Ve Tic. A.Ş. ile ... ... Sistemleri ... ... Dağıtım Taşımacılık İnşaat San. Ve Tic. A..Ş. hasım gösterilerek İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/167 Esas sayılı dosyası kapsamında rücuen tazminat davası açıldığını, mahkemenin 09/05/2025 tarihli muhtırası ile her iki davalının tasfiye ile terkin edildiği bildirilerek iki haftalık kesin süre içinde ihya davası açılması için taraflarına yetki verildiğini, davacı Üniversitenin asıl davasını İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/167 Esas sayılı dosyasında açtığını, bu şirketlerin faal olduğu tarih itibariyle davacının bünyesinde yüklenici şirket olarak çalıştığı dönemlerde bünyesinde çalıştırdığı işçilerin talepleri veçhile kıdem tazminatı ve sair işçi alacaklarının davacı tarafından ödendiğini, yapılan bu ödemelerin rücuen bu şirketlerden tahsilinin davacı için önem arz ettiğini, keza yapmış olduğu bu ödemelerin ilgili şirketlerden tahsil edilememesi durumunda bir Devlet Üniversitesi olan davacı nezdinde kamu zararına yol açılacağını, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... numaralı, 16/11/2020 tarihli sayısında ihyası talep edilen şirketlerden ... ... Sist. Endüstr. ... Ürünleri Kür. Dağıtım Taş. İnş. San. Ve Tic. A.Ş.' nin 13/11/2020 tarihinde, yine Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 10168 numaralı, 25/09/2020 tarihli sayısında ihyası talep edilen ... ... Sistemleri ... ... Dağıtım Taşımacılık İnşaat San. Ve Tic. A.Ş.'nin 25/09/2020 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğinin tescil ve ilan edildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması için öncelikle şirketlerin ihyasına karar verilmesi gerektiğini beyanla adı geçen şirketlerin ihyasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanla müvekkili yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan işbu davada, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların afakî ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiğini, Tasfiye Halinde ... ... Sis. Tem. Kur. Dağ. Taş. İnş. San. Ve Tic. A.Ş.'nin ve ... ... Sistemleri ... Kurye Dağıtım Taşımacılık İnşaat San. Tic A.Ş.'nin de tasfiye işlemlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, ticaret sicil kayıtlarından da açık bir şekilde görüleceği üzere şirketlerin TTK hükümlerine uygun şekilde terkin edildiğini, şirket borçlu ve alacaklılarının şirket merkezinde bulunmaları için 3 adet ilan yapıldığını ve Ticaret Sicil Gazetesinde 3 defa ilan yayınlandığını, gerekli tüm süreler beklendikten sonra da şirketin terkininin ilan edildiğini, davacı yanın şirketlere başvuru yapmadığı ve şirketlerin terkininden yaklaşık 3 yıl sonra iş bu davayı açmış olmasının da ortada herhangi bir hukuki yararın bulunmadığını ortaya koyduğu gibi kötü niyeti de somut bir şekilde ortaya çıkardığını, genel kurulda alınan tasfiye kararına uygun olarak tasfiye işlemlerinin yapıldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 26/06/2025 tarih 2025/475 Esas-2025/733 Karar sayılı kararında;"Dava ; TTK.nun 547.maddesine dayalı limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edilmiş olması nedeniyle adı geçen şirketin TTK. nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiye şartlarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği ; İhyası istenilen 130095-5 sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde ... ... Turizm İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin sicil dosyası celp edilmiş, adresinin Kartaltepe Mah. K. Bağlar Mevkii Sok., Güneş Apt. No:... Bakırköy/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Ek tasfiye kavramı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen ve yukarıda izah etmiş bulunduğumuz ihya ile benzerlik gösteren hatta ihyanın kanuna dökülmüş hali de diyebileceğimiz bir kurumdur. Ek tasfiye, kanunun 547. maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Yargıtay yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere; 6102 Sayılı TTK'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar şirketlerin veya kooperatiflerin münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, 6103 sayılı kanunun 20/1 ve tebliğin 7.maddesi kapsamında 14/02/2014 tarihine kadar sermayesini asgari tutara yükseltmeyerek münfesih duruma düşülmesi, TTK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle şirketler veya kooperatifler re'sen terkin edilebilirler. Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere veya kooperatiflere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler veya kooperatifler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin veya kooperatiflerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler veya kooperatifler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatif alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar diğer haklı sebeplerle mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüm bu nedenlerle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde : ...sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde ... ... Turizm İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/733 Esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, Tasfiye memuru olarak ...'ın (TCKN: ...) atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına,Yargılama giderleri bakımında ise Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamaz. Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği “Yasal hasım” konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,''1-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde : ... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde ... ... Turizm İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/733 Esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Tasfiye memuru olarak ...'ın (TCKN: ***********) atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının davanın kabulü yönündeki kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından onanmasını, "davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına" ve vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının ise istinafen kaldırılmasını talep ettiklerini;Davalı tarafın, şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlandığını ve terkin ilanının yapıldığını ileri sürdüğünü, ancak tasfiye sürecinin tamamlanmış olmasının, alacaklıların haklarını ortadan kaldırmayacağını, davacı tarafın alacağı, tasfiye sürecinde bildirilmemiş olsa dahi, bu durumun alacağın varlığını ve talep edilebilirliğini ortadan kaldırmayacağını, davacı tarafın hukuki yararının, alacağın tahsili yönünden açıkça mevcut olduğunu;Kararda müvekkili Üniversite lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili kurumun huzurdaki dava öncesinde; dava dışı işçilere mahkeme kararı gereği yapmak zorunda olduğu ödemeler nedeniyle rücu davası açmak zorunda kaldığını, yine bu rücu davasında alınan mahkeme ara kararı gereği de huzurdaki davayı açmak zorunda kaldığını, dolayısıyla gerek dava dışı işçilere yapmış oldukları ödemelerin gerekse de huzurdaki dava gibi zorunlu hukuki yolların takibinde sarfedilen yargılama giderlerinin müvekkili kurum üzerinde kalmasının bir Devlet Üniversitesi olan kurum nezdinde kamu zararına yol açacağını beyanla Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/06/2025 tarihli ve E. 2025/475, K.2025/733 sayılı kararının "davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına" ve "vekalet ücretine hükmedilmemesine" ilişkin kısmının istinafen kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/475 E. - 2025/733 K. sayılı ve 26/06/2025 tarihli kararının usule, yasalara, hukuka tamamı ile aykırı olduğunu, bu nedenle, huzurdaki davanın reddi gerekirken kabule ilişkin verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini;Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiğini, müvekkilinin de tasfiye işlemleri eksiksiz yerine getirdiğini, ticaret sicil kayıtlarından da açık bir şekilde görüleceği üzere şirketlerin TTK hükümlerine uygun şekilde terkin edildiğini, şirketlerin borçlu ve alacaklılarının şirket merkezinde bulunmaları için 3 adet ilan yapıldığını, Ticaret Sicil Gazetesinde 3 defa ilan yayınlandığını, gerekli tüm süreler beklendikten sonra da şirketin terkininin ilan edildiğini, davacı yanın şirketlere başvuru yapmadığı ve şirketlerin terkininden yaklaşık 5 yıl sonra iş bu davayı açmış olmasının da ortada herhangi bir hukuki yararın bulunmadığını ortaya koyduğu gibi kötü niyetini de somut bir şekilde ortaya çıkarmış olmasına rağmen, bu durumun Yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini;Terkin kararının usule uygun yapıldığını, Genel Kurulda alınan tasfiye kararına uygun olarak tasfiye işlemlerinin yapıldığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi haksız ve mesnetsiz davanın reddedilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının yasalara da açıkça aykırılık teşkil ettiğini, aynı zamanda müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olmasının da hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini beyanla Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/475 E. - 2025/733 K. sayılı ve 26/06/2025 tarihli mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkındaki talepler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesi hükmüne göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Kararın gerekçesiz oluşu, gerekçe ile hüküm arasında veya gerekçenin kendi içerisindeki çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, İstinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Dosya kapsamının incelenmesi ile; davacı tarafça, dava dilekçesinde ... ... Sist. Endüstr. ... Ürünleri Kür. Dağıtım Taş. İnş. San. Ve Tic. A.Ş. ile ... ... Sistemleri ... ... Dağıtım Taşımacılık İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/167 Esas sayılı dosyası kapsamında rücuen tazminat davası açıldığı ve anılan şirketlerin sicilden terkin nedeniyle tüzel kişiliklerinin bulunmadığından bahisle taraf teşkilinin sağlanması için ihyalarına karar verilmesinin talep edildiği, son tasfiye memuru olarak ...'in gösterildiği, Mahkemece duruşmada verilen hükümde; davanın kabulü ile anılan şirketlerin ihyasına, davalı ...'in ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ancak gerekçeli kararda, dava ile ilgisi olmayan bir dava dilekçesi özetine yer verildiği gibi, davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmalarına yer verilmediği, kararın gerekçe kısmında ihyası talep edilmeyen ve dava konusu olmayan Tasfiye Halinde ... ... Turizm İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden bahsedildiği, hükümde ise davanın kabulüne ve duruşmada verilen hükümden tamamen farklı olarak Tasfiye Halinde ... ... Turizm İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/733 Esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına karar verildiği, bu hali ile verilen kararın Anayasa'ya ve HMK'nın az yukarıda açıklanan hükümlerine tamamen aykırı bir karar olduğu ve Dairemizce denetlenme imkanının bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekili ile davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a-4, 355. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/06/2025 tarihli, 2025/475 Esas ve 2025/733 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a-4, 355. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.