Rekabet Kurumu Ba şkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015 -4-49 (Muafiyet) Karar Sayısı : 16-05/106 -47 Karar Tarihi : 18.02.2016 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr . Ömer TORLAK Üyeler : Arslan NARİN , Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ , Kenan TÜRK B. RAPORTÖRLER : Dr. Hakan BİLİR, Buket ARI, Şevket GÜLTEKİN C. BİLDİR İMDE BULUNAN : Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. Temsi lcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza No:38/8 Beşiktaş/
Rekabet Kurumu Ba şkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015 -4-49 (Muafiyet) Karar Sayısı : 16-05/106 -47 Karar Tarihi : 18.02.2016 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr . Ömer TORLAK Üyeler : Arslan NARİN , Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ , Kenan TÜRK B. RAPORTÖRLER : Dr. Hakan BİLİR, Buket ARI, Şevket GÜLTEKİN C. BİLDİR İMDE BULUNAN : Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. Temsi lcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza No:38/8 Beşiktaş/ İstanbul (1) D. DOSYA KONUSU: Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. tarafından "Türkiye'nin Ödeme Yöntemi (TROY)" markası ile oluşturulan ulusal kartlı sisteme ve söz konusu sistemi gerçekleştirmek üzere Disc over Financial Services LLC ile B ankalararası Kart Merkezi A.Ş. arasında akdedilen Lisans Anlaşması ve İşbirliği Anlaşması'na menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi. (2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 08.10.2015 tarihinde giren baş vuru üzerine düzenlenen 10.02.2016 tarih ve 2015 -4-49/MM sayılı rapor görüşülerek karara bağlanmıştır. (3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda ; 1. Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. (BKM) Yönetim Kurulu nun aldığı Türkiye nin Ödeme Yöntemi - TROY kurulmasına dair 25.02.2015 tarih ve 2015/4 sayılı kararın; a. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesine aykırılık oluşturduğu ve Kanun un 8. maddesinde gösterilen menfi tespitten yararlanamayacağı, b. Kartlı ödeme sistemleri pazarına TR OY markasıyla gerçekleşecek bu girişin Kanun un 5. maddesinde gösterilen koşulları taşıdığı ve bireysel muafiyetten süresiz olarak yararlanabileceği, 2. TROY sisteminin kurulmasını teminen Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. ile Discover Financial Services LLC (DFS) arasında akdedilen Lisans Anlaşması nın; a. Aynı pazarda faaliyet gösterecek potansiyel rakipler arasında yapılan bir anlaşma olduğu ve Kanun un 4. maddesine aykırılık oluşturduğu ve Kanun un 8. maddesinde gösterilen menfi tespitten yararlanamayacağı, b. Ancak Teknoloji Transferi Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ndeki koşulları taşıdığı, lisansa konu fikri mülkiyet hakları korunduğu ve know -how gizli kaldığı sürece grup muafiyetinden yararlanabileceği, 16-05/106 -47 2/13 3. Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. ile DFS arasında akdedilen İşbirliği Anlaşması nın; a. Aynı pazarda faaliyet gösterecek potansiyel rakipler arasında yapılan bir anlaşma olduğu ve Kanun un 4. maddesine aykırılık oluşturduğu ve Kanun un 8. maddesinde gösterilen menfi tespitten yararlanamayacağı, b. Anca k Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz da gösterilen koşulları taşıdığı ve Kanun un 5. maddesi uyarınca bireysel muafiyetten süresiz olarak faydalanabileceği ifade edilmiştir. G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME G.1. İlgili Pazar G.1.1. İlgili Ürün/Hizmet Pazarı (4) Kurulu muz bünyesinde kartlı ödeme sistemlerinin kendisi (ve/veya teşekkülü) hakkında alınmış bir karar bulunmamaktadır. Ancak konu Avrupa Birliği hukukunda çeşitli kararlar vasıtasıyla ele alınmıştır. (5) AB Komisyon u nun (Komisyon) 24.07.2002 tarihli Visa International kararında1, VISA nın tüketici kartları için alınan takas ücreti şeması incelenmiştir. Komisyon ilgili ürün pazarını tespit ederken 09.08.2001 tarihli VISA kararına atıf yaparak ödeme kartlarına ilişkin iki farklı rekabet türü bulunduğun u belirtmiştir. Buna göre ilk olarak rekabet, farklı ödeme sistemleri arasında gerçekleşmektedir . Örneğin farklı ödeme kartı şemaları (VISA, MASTERCARD gibi) arasında yahut kart dışında farklı ödeme araçları arasında gerçekleşen rekabet bu türdendir. İkinc i rekabet türü ise genellikle bankaların oluşturduğu finansal kuruluşlar arasında kart -bağlantılı faaliyetler hakkında gerçekleşmektedir. Bu faaliyetler arasında bireyler için kart ihraç etmek; kart kabul mekanizmaları kurmak gibi işlemler yer almaktadır. İlk tür rekabet genellikle sistem/ağ pazarı veya üst pazar olarak anılan pazarlarda gerçekleşmektedir. Bu sistem içi rekabette bankalar birbirleriyle sistemin markasını taşıyan kartları ihraç etmek yahut bu sistemin kartını kabul eden işletmeleri kaza nmak için rekabet etmektedir. (6) Komisyon , adı geçen kararda VISA tarafından konulan kuralların diğer ödeme sistemleri karşısında VISA nın rekabetçi duruşunu etkileyeceğini; aynı zamanda VISA sistemine dâhil bankaların diğer bankalardan farklı hüküm ve koşul lar sunarak farklılaşmalarını engelleyebileceğini belirtmiştir. (7) Komisyon un Fransa da kullanılan ulusal bir kartlı ödeme sistemi olan Cartes Bancaires uygulaması hakkındaki 17.10.2007 tarihli kararında2 ise ilgili ürün pazarı tanımı yapılırken ödeme kartı sistemlerinin (VISA, MASTERCARD gibi) diğer sistemlerle rekabet ettiği, buna sistemlerarası rekabet adı verildiği, sistemin temel amacının bankaları kendi sistemine dâhil olmaya ikna ederek kendi kartlarının diğer sistem kartlarından daha fazla kullanıl masını sağlamak olduğu belirtilmiştir. Aynı sistem içindeki bankalar, hem ödeme kartı ihracı ( issuance of payment cards ) hem ödeme kabulü ( acquiring of merchant payment ) hem de para çekme işlemleri ( withdrawal transactions ) noktasında rekabet edebilecekle rdir. 1 http://eur -lex.europa.eu/legal -content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32002D0914&from=EN 2 http://ec.europa.eu/competition/antitrust/cases/dec_docs/38606/38606_612_1.pdf 16-05/106 -47 3/13 (8) Kararda hangi ödeme araçlarının ilgili ürün pazarına dâhil edileceği değerlendirilirken nakit, çek, uzaktan ödeme (para transferi), banknot ve madeni paraların , ödeme kartları ile ikame olmadığı ve ilgili ürün pazarına dâhil edilemeyeceği ifade edil miştir. Bunlar dışında kişisel kartlar veya mağaza kartları ( proprietary or store cards ), özel marka kart ağları ( private label card networks ) ve American Express kartları ise ödeme kartı olarak kullanıldıkları için ilgili ürün pazarına dâhil edilmiştir. (9) Anılan kararda Komisyon , kartla ödeme pazarının içerdiği ağ etkisi nedeniyle iki taraflı bir pazar olduğunu, kart ihracı ve kartla ödeme kabulü işlemlerinin ödeme sisteminin işleyişi için zorunlu olduğunu, bir ekonomik faaliyetin iki taraflı olmasının fark lı pazarların varlığıyla uyuşabileceğini vurgulamıştır. Bu çerçevede yukarıda sözü edilen Visa International kararında kartla ödeme sistemi pazarının ( intersystem market ) kart ihraç ve kabul (intrasystem market ) pazarından ayırt edildiği belirtilmiştir . (10) TROY sistemine bakıldığında , BKM nin anılan sistemi hayata geçirirken kredi kartları başta olmak üzere ön ödemeli kartlar ve banka kartları ile gerçekleştirilecek bir ödeme sistemi kuracağı ve bunun için alt yapı sağlayacağı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda alt ayrıma gidilmeksizin ödeme kartları söz konusu uygulamadan etkilenece ktir. BKM , kuracağı ve işleteceği TROY sistemine üye olacak teşebbüslere (bankalara) TROY ma rkasını taşıyan kart ihraç etme ve bu kartla yapılan ödemeleri kabul yetkisi ver ecek; bu karta bağlı olarak yetkilendirdiği bankalar tarafından ATM, internet işlemleri, mobil işlemler ve POS işlemleri ile kartlı ödeme hizmetleri sağla nacaktır. Bu kapsamda BKM kendi uygulama tanımlayıcısını ( AID), kendi kart uygulamasını ( Applet ) ve kendi tema ssız terminal uygulamasını ( Kernel ) kullanacak ve geliştirecektir. (11) Bu hizmetler çerçevesinde , BKM nin kuracağı TROY sisteminin Türkiye de kullanılan VISA, MASTERCARD, Diners Club, Union Pay, JCB ve American Express kartlı sistemleriyle rekabet edecek bir sistem/ağ pazarı olduğu, BKM nin kart ihracı ve kabulü noktasında birebir faaliyetinin bulunmayacağı tespitleri dikkate alınarak, bildirim konusu uygulamadan etkilenecek pazar kartlı ödeme sistemleri pazarı olarak belirlenmiştir. (12) Buna karşılık, kartlı öd eme sistemi pazarına girecek teşebbüs aynı zamanda bu sistemin altında bulunan pazarları da etkileyecektir. Öyle ki, her ödeme sistemi kendi ödeme kartının kullanımını artırmak isteyecek; kendi sistemine dâhil kartların ihracını ve kabulünü yaygınlaştırmak üzere bankaları kendi sistemine dâhil olmaları için ikna etmeye çabalayacaktır. Öte yandan kart hamilleri , bir ödeme kartını ancak işyerlerinin kabul etmesi durumunda kullanmak istemekte, işyerleri de kartın kullanıcı sayısı arttıkça kartı kabul etmekten fayda elde etmektedir. İşlemler ancak kart hamilleri ve işyerlerinin her ikisinin de sisteme dâhil olması durumunda gerçekleşmektedir. Bir diğer ifadeyle , bir ödeme şebekesinin hem kart hamilleri hem de işyerleri açısından değeri, pazarın diğer tarafındaki şebeke büyüdükçe artmaktadır. Bu nedenle kartlı ödeme sistemlerini, kart hamillerine ve işyerlerine birbirine bağımlı hizmetler sağlayan çift taraflı pazar olarak değerlendirmek mümkündür. Bu çerçevede, TROY uygulamasının alıcısı konumunda olan BKM üyes i bankaların ödeme kartı ihracı ve ödeme kartı kabulü alt pazarlarında faaliyet göstermesi nedeniyle bu pazarlar da anılan uygulamadan etkilene cektir. G.1.2. İlgili Coğrafi Pazar (13) Bildirime konu kartlı ödeme sistemi pazarında sunulacak hizmet ülke genel inde aynı sistemle yürütülmektedir. Bu nedenle ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak tespit edilmiştir. 16-05/106 -47 4/13 G.2. Bildirime Konu İşlem (14) Bildirime konu işlem , öncelikle rakiplerin bir araya gelmesi ile meydana getirilen bir teşebbüs birliği olan BKM nin Yönetim Kurulu tarafından alınan 27.02.2015 tarih ve 2015/4 sayılı karara dayanmaktadır. Söz konusu işlem , kartlı ödeme sistemleri pazarının bir alt pazarında yer alan ve hem kart ihraç hem de kart kabul faaliyetlerini yerine getiren rakip konumundaki bankaların b ir araya geler ek aynı zamanda ödeme sistemi kurmalarına ilişkindir. Bu durum , üst pazar olan kartlı ödeme sistemleri pazarıyla bunun altında bulunan ödeme kartı ihracı ve ödeme kartı kabulü pazarlarında da rekabetin bo zulmasına neden olabilece ktir. Bu nedenlerle, başvuru konusu TROY markalı ödeme sisteminin kurulmasına yönelik teşebbüs birliği kararı 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamında olup, söz konusu karara Kanun un 8. maddesi uyarınca menfi tespit verilebilmesi mümkün değildir. Söz konusu uygu lamanın bireysel muafiyetten yararlanıp yararlanamayacağı, aynı Kanun un 5. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiştir. (15) İkinci olarak TROY uygulamasının hayata geçirilmesi için gerekli olan know -how ı içeren Lisans Anlaşması aynı pazarda faaliyet gösterecek potansiyel rakipler olan BKM ve DFS arasında akdedildiği için bu anlaşma da benzer şekilde 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamına olup, menfi tespit alamayacaktır. Ancak Teknoloji Transferi Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (Teknoloji Transfe ri Tebliği) çerçevesinde grup muafiyetinden yararlanıp yararlanamayacağı değerlendirilmiştir. (16) Son olarak Lisans Anlaşması na bağlı olarak akdedilen İşbirliği Anlaşması da rakipler arası rekabeti kısıtlayan bir anlaşma olması nedeniyle Kanun un 4. maddesi kapsamında olup menfi tespit alamayacaktır. Anlaşma nın bireysel muafiyetten yararlanıp yararlanamayacağı 4054 sayılı Kanun un 5. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiştir. G.3. Değerlendirme G.3.1. Troy Uygulamasına Yönelik Bireysel Muafiyet Değerlendirilm esi (17) 4054 sayılı Kanun un 5. maddesi , 4. madde ye aykırılık teşkil eden teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliklerinin kararlarına muafiyet tanınması için gerekli şartları düzenlemekte dir. Buna göre ; a)Malların üretim veya dağıtımı ile hi zmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması, b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması, c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması, d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaç ların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması şartların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbü s birlikleri kararları 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutul abilecektir. Bu madde hükmü uyarınca bir teşebbüs birliği kararının bireysel muafiyetten yararlanabilmesi için iki olumsuz iki de olumlu koşulu aynı anda taşıması gerekmektedir. TROY uygulamasının bu şartları taşıyıp taşımadığı hususu aşağıda incelenmiştir. a) Malların üretim veya dağıtımı i le hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması (18) Türkiye de hâlihazırda ulusal bir kartlı sistem bulunmamakta ve bu hizmet VISA, MASTERCARD, AMEX gibi yabancı kuruluşlar tarafından sağlanmaktadır. T ROY yerli bir 16-05/106 -47 5/13 proje olması sayesinde bu pazardaki dışa bağımlılığı azaltmayı ve yerel pazar faaliyetinin gelişmesini amaçlamaktadır. Pazara toplamda %98 oranda payla VISA ve MASTERCARD ın hâkim olduğu düşünüldüğünde, TROY un pazara girişinin rakip sayısını artıracağı ve artan rekabetin de teşebbüsleri kartlı ödeme sistemi hizmetinin sunulmasında gelişme ve iyileştirmeler yapmaya teşvik edeceği öngörülmektedir . Bildirim formunda sadece yurtdışından ithal edilen bu hizmetin BKM tarafından sağlanmasıyla söz ko nusu ithalatın üretime dönüştürüleceği vurgulanmıştır. (19) Bankaların VISA ve MASTERCARD gibi uluslararası kuruluşlardan aldıkları hizmete karşılık çeşitli ücretler ödediği görülmektedir. Buna göre bankalar kartlı ödeme işlemlerinin gerçekleşmesinde anılan uluslararası kartlı sistemlerin operasyonel kurallarını ve POS/kart teknolojisini kullandıkları için bu sistem üzerinde gerçekleşen toplam işlem hacmi üzerinde n ücret ödemektedir. TROY un hayata geçmesiyle BKM nin kapsam ekonomisinden faydalanarak bankaların bu hizmete ilişkin maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanmaktadır. (20) Bildirim formunda , VISA ve MASTERCARD ın Türkiye de sadece temsilciliği bulunduğu için yerel ihtiyaçlara cevap verecek ürün ve hizmet geliştirme noktasında yetersiz kalabileceği belirtil erek, TROY un bu noktada olanakları artıracağının altı çizilmiştir. (21) Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde , BKM tarafından hayata geçirilmesi planlanan yerel ödeme sistemi TROY un 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinde gösterilen ilk şartı karşıladığı sonucuna ulaşılm ıştır. b) Tüketicinin yarar sağlaması (22) Kart ihraç ve kabul eden bankaların altyapısını kullandığı kartlı ödeme sistemine ödedikleri ücretlerin nihai muhatabı , dolaylı olarak tüketicilerdir. Bildirim formunda , TROY un kullanılmasıyla birlikte , bankaların VIS A ve MASTERCARD gibi ödeme sistemlerine ödedikleri ücretlerin azalacağı ve kart maliyetindeki düşüşün de tüketiciye olumlu olarak yansıyacağı belirtilmiştir. (23) Nitekim başta Çin, Japonya ve Fransa olmak üzere Almanya, Danimarka, İtalya, İspanya, Rusya, Kan ada gibi ülkeler kendi ödeme sistemlerini hayata geçirmiştir. Çin in kartlı ödeme sistemi olan UnionPay ile Japonya da kurulan JCB markalı kartlar Türkiye de de kullanılmaktadır. Bu sistemler ülke sınırları içinde kartlı ödeme işlemi maliyetini düşürmekte, uluslararası alanda da VISA ve MASTERCARD ile rekabet edebilmektedir. (24) Bu çerçevede kartlı ödeme sistemleri hizmetinin alınmasında dışa olan bağımlılığın azaltılması na ve merkezi Türkiye de olan BKM tarafından idare edilecek olan TROY un Türk müşterilerin ihtiyaçlarına daha uyumlu ve hızlı cevap verebilen ürünler üretebilmesine imkân tanımaktadır. Bu imkân, yabancı kuruluşların da Türkiye deki tüketicilerin ihtiyaçlarına uygun ürün ve hizmet geliştirme leri konusunda uluslararası sistemleri teşvik edecektir . Böylelikle kart müşterilerine daha geniş yelpazede ihtiyaçlarına daha iyi cevap veren ve daha düşük fiyatlı kartlı ödeme hizmeti almaları olanağı sağlan acaktır. (25) Bu noktada Türkiye de kartlı ödeme sistemi kullanarak gerçekleştirilen yerel işlemler tutarı nın 482 milyar TL tutarında olduğu, yurtdışında yapılan işlemlerin tutarının ise 10 milyar TL seviyesinde kaldığı dikkat çekmektedir. Yerel işlem hacminin yurtdışındaki işlem hacminden yaklaşık 50 kat büyük olması karşısında , sadece Türkiye de kullanılacak kartların maliyetlerinin daha düşük olması beklenmektedir. Ancak uluslararası kuruluşlar tarafından işletilen ödeme sistemlerinde Türkiye - Türkiye dışı kullanım arasında ayrım yapılama dığı bu nedenle söz konusu kuruluşlar tarafından yapılacak ücretlendir me 16-05/106 -47 6/13 noktasında bir farklılık bulunma yaca ğı ihtimali dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla yerel bir sistem içinde ihraç ve kabul edilen kartların yine yerel sınırlar için de kullanılması halinde maliyet düşece ktir. Örneğin ödeme kartını sadece Türkiye de kullanan bir kişi ile yurtdışı alışverişlerinde ödeme kartını sıkça kullanan bir kişinin bu kartlar için katlandıkları maliyetin aynı olmaması makul karşılanmalıdır. Bu noktada anılan farklılaştırmayı TROY vasıtasıyla BKM nin yapabileceği değerlendirilmektedir. Yu karıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde , TROY uygulamasının 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinde sayılan ikinci koşulu da taşıdığı görülmektedir. c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması (26) Önceki bölümlerde de açıklandığı gibi , Türkiye de kartlı ödeme sistemi veren kuruluşların tamamı uluslararası menşeli olup, bunlar MASTERCARD ve VISA başta olmak üzere AMEX, Discover, UnionPay ve JCB dir. Bunların Türkiye deki pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir: Tablo: Türki ye de Faaliyet Gösteren Kartlı Ödeme Sistemi Kuruluşları nın Payları Unvanı Pazar Payı (%) Visa Europe Services Inc. ( ..) Mastercard Inc. ( ..) American Express Company ( ..) UnionPay International Co., Ltd. ( ..) JCB International Credit Card Co.,Lt d. ( ..) Toplam ( ..) (27) Tablodan da anlaşıldığı üzere , Türkiye pazarı VISA ve MASTERCARD ın elinde bulundurduğu düopol benzeri bir pazar özelliği göstermektedir. (28) Pazarın iki taraflı yapısı ve ödeme sistemlerinin şebeke etkisi özelliği arz etmesi pazara girişleri önemli ölçüde zorlaştırmak tadır. Buna ek olarak kartlı sistem kurma ve işletme faaliyeti 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu nun 4. maddesine göre, Kartlı sistem kurma, kart çıkarma, üye işyerleri ile anlaşma yapma, bilgi alışveriş i, takas ve mahsuplaşma faaliyetin de bulunmak isteyen kuruluşların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ndan (BDDK) izin almaları şarttır. Ayrıca, kartlı sistemin asli unsurlardan bir diğeri ise kartlı sistem üyelerinden oluşmaktadır. Kartlı sistem üy eleri; 6493 sayılı Ödeme Ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun un 13. maddesinde ödeme hizmeti sağlayıcısı olarak tanımlanan, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki bankalar ve 6493 sayılı Kanun kapsamındaki elektronik para kuruluşlarıdır. Görüldüğü üzere bankalar dışında, elektronik para kuruluşları da kart kabul ve ihraç bakımından kartlı sistem üyesi olabileceklerdir. Elektronik para kuruluşları 6493 sayılı Kanun un 18. maddesine göre BD DK dan izin almak kaydıyla faaliyette bulunabilmektedir. (29) Bu koşullar altında BKM nin de piyasaya TROY markası ile girmesi pazara yeni bir rakip kazandıracaktır. TROY hizmetinin müşterileri bankalar olacağından BKM nin bankalar tarafından oluşturulan bir b irlik olmasının TROY a olan talebi artıracağı beklenebilecektir . Öte yandan VISA ve MASTERCARD ın pazardaki yerleşik teşebbüs olma avantajı ve bankalar la hâlihazırda devam eden anlaşmaları nedeniyle , TROY un pazara girişi bu teşebbüslerin rekabet gücü üzer inde büyük bir olumsuz etki doğurmayacaktır. Bunlara ek olarak , TROY uygulamasıyla BKM nin bu sisteme üye olmak isteyen bankalar için herhangi bir münhasırlık hükmü getirmeyeceği, bunların diğer sistemlere üyelikleri hakkında değişiklik yapma zorunluluğu g ibi yükümlülükler öngörmediği de nazara alınmalıdır. 16-05/106 -47 7/13 (30) Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında TROY uygulamasının kartlı ödeme sistemleri pazarında rekabeti ortadan kaldırmayacağı ve Kanun un 5. maddesinde yer alan üçüncü muafiyet koşulunun da sağlandı ğı anlaşılmıştır. d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması (31) 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinde muafiyet için aranan son koşul rekabetin etkinlik kazanımı ve tüketici yararının sağlanması için zo runlu olandan fazla sınırlanmaması dır. TROY uygulamasına ilişkin BKM Yönetim Kurulu nun aldığı kararın , kartlı ödeme sistemi kurulması ve bunun için BDDK dan alınacak faaliyet iznini müteakip düzenleyici otoritelerden izin alınmasına ilişkin olduğu anlaşıl maktadır. Kararda bunun haricinde bankaları TROY uygulamasına dâhil olmaya zorlayan, bu uygulamaya dâhil olan bankalar için münhasırlık öngören, diğer ödeme sistemlerinin işleyişini zorlaştırarak rekabet edebilirliğini engellemeye yönelik koşulların bulunm adığı görülmektedir. (32) Bildirim formunda ve ek bilgilerde, BKM nin bankalara TROY kart çıkarma zorunluluğu getirmeyeceği, çıkarılan kartların sadece TROY markasına tahsis edilmeyeceği, TROY kapsamında üye bankalara ve diğer piyasa oyuncularına eşit erişim s ağlanacağı ve herhangi bir bağlama uygulaması yap ılmayarak eşit davran ılacağı, herhangi bir ayrımcı faaliyette bulunmayacağı belirtilmiştir. (33) TROY kartının kullanılacağı alışverişlerde ihraççı ve kabulcü bankanın farklı olması halinde bu alışverişe ilişkin işleme faaliyetleri de BKM tarafından yapılacaktır. Dolayısıyla rakiplerin BKM aracılığıyla birbirlerine ait miktar/adet/tutar ve ciro gibi rekabete hassas bilgilerini görebileceği akla gelmektedir. Bu noktada BKM, Kurulumuzun 25.06.2014 tarih ve 14 - 22/433 -196 sayılı kararına uygun olarak miktar/adet/tutar ve ciro bazlı bütün verileri ait oldukları dönemden en az bir çeyrek dönem (üç ay) sonrasında üyelerle paylaşacağını belirtmektedir. Buna ek olarak Bildirim Formu nda bütün piyasa oyuncularına eşit erişim sağlanacağı ve bölgesel ayrımcılığa mahal verilmeyeceği de belirtilmiştir. (34) Diğer taraftan, TROY kartların yurt dışında kullanımına dair işleyişine de yer vermek gerekmektedir. TROY sistemi MASTERCARD veya VISA gibi yurt dışında kullanılabilen bir sistem o lmadığından TROY kartların ülke sınırları dışında kullanılması için MASTERCARD, VISA, Discover gibi uluslararası ödeme sistemleri ile anlaşmalar yapılması gerekmektedir. Bu anlaşmalar ile kart üstüne hem TROY kuralları hem de yurt dışında kullanıma imkan veren diğer ödeme sisteminin kuralları yüklenmektedir. Anılan işlem co-badging olarak adlandırılmaktadır. BKM nin bu kapsamda TROY lisansını satın aldığı DFS nin yurtdışındaki altyapısını kullanabilmek için bir işbirliği anlaşması yaptığı görülmektedir. Yapılan bildirimde, BKM nin co-badging işlemi için bankaları DFS ile anlaşmaya mecbur bırakmayacağı, TROY kart ihraç eden bankaların diledikleri ödeme sistemiyle co-badging yapabilecekleri belirtilmiştir. (35) Dolayısıyla TROY uygulamasının 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinde aranan son muafiyet koşulunu da taşıdığı anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle TROY uygulamasına yönelik olarak BKM Yönetim Kurulu nun almış olduğu 27.02.2015 tarih ve 2015/4 sayılı kararın süresiz olarak bireysel muafiyetten faydalanab ileceği kanaatine ulaşılmıştır. G.3.2. BKM ile DFS Arasındaki Lisans Anlaşmasının Muafiyet Değerlendirmesi (36) Kartlı sistem kurma kararını gerçekleştirmek üzere BKM ile DFS arasında Türkiye ve KKTC de ulusal bir kartlı sistem kurulmasına dair bir lisans anlaşması akdedilmiştir. DFS Kuzey Amerika da Discover Network markasıyla kendi kartlı sistemini işletmektedir. Ayrıca 16-05/106 -47 8/13 DFS, Diners Club International Ltd. isimli bağlı şirketine ait Diners Club Card markasıyla global bir kartlı sisteme sahiptir. DFS çeşitli ülk elerde kartlı sistem hizmeti vermekte olup, ülkemizde Garanti Bankası A.Ş. (GARANTİ) ve A Bank A.Ş. (A BANK) ile anlaşması bulunmaktadır. GARANTİ ile olan anlaşmasına göre GARANTİ nin POS ve ATM lerinde Diners Club Card ve Discover Card kabulü yapıl maktadı r. Bu anlaşma münhasırlık hükmü içermekte olup DFS başka bir banka ile kart kabulü için anlaşma akdedememektedir. A BANK ile yapılan anlaşmaya göre ise bu bankanın Discover Kart çıkarma lisansı bulunmaktadır. (37) Türkiye pazarında bu şekilde faaliyet gösterme kte olan DFS ile BKM arasında akdedilen lisans anlaşması 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamında dır. BKM, lisans anlaşmasının konusundan da anlaşılacağı üzere, TROY u geliştirebilmek için, DF S'nin iş ürünleri ve know -how'ından yararlanmayı amaçlamaktadı r. 2008/2 sayılı Teknoloji Transferi Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği nin ( 2008/2 sayılı Tebliğ, Tebliğ) 2. maddesine göre, lisans verenin lisans alana , lisansı verilen teknolojiyi anlaşma konusu ürünlerin üretimi için kullanma izni verdiği ve 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamındaki teknoloji transferi anlaşmaları bu Tebliğ kapsamındadır. (38) Tebliğ in 4. maddesin e göre fikri mülkiyet hakları ; patent, faydalı model, endüstriyel tasarım, entegre devre topoğrafyası ve ıslahçı hakkını, bunlarla i lgili başvuruları ve yazılım üzerindeki hakkı ifade eder. Bildirime konu lisans anlaşması ile ulusal kartlı sistem kurulabilmesi için gerekli olan altyapıya dair teknik spesifikasyonlar ve kartlı sistem kurallarından oluşan bir know -how lisansı verilmesi ö ngörülmektedir. Bu nedenle anılan anlaşma bu Tebliğ kapsamında değerlendirilm iştir. (39) Bildirim formunda, BKM nin kartlı ödeme sistemleri alanında faaliyet gösterebilmesi için birtakım iş ürünlerine ihtiyaç duyduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bildirime konu lisans anlaşması kartlı sistem kuruluşunun üyelik esaslarını, kartlı sistemin genel işleyiş esaslarını ve ürün kurallarını ihtiva eden operasyonel kurallar ile teknik spesifikasyonlar içermektedir. BKM lisans anlaşması ile lisanslarını alacağı lisanslı m ateryalleri kendi sistemi ve ağına göre özelleştirecek ve kendisine ait TROY markası altında ve mülkiyeti kendisine ait olmak üzere kullanacaktır. Lisans anlaşması lisanslı materyallerin süresiz biçimde, sınırlı, münhasır olmayan, devredilemez, transfer edi lemez ve değiştirilemez kullanım hakkını BKM ye ve muhtemel bağlı şirketlerine vermektedir. (40) Lisans anlaşması, BKM'nin kartlı sistem hizmeti sunabilmesi için gerekli olan iş ürünleri ile lisans anlaşması nın ekinde yer alan , DFS'nin lisanslarına sahip oldu ğu D-PAS uygulaması (D-Payment Application Specifications) ve operasyon kurallarında (Operating Regulations) belirtilen doküman ve belgelere ilişkin lisansların BKM'ye verilmesini konu edinmektedir. Bu dokümanlar lisanslı m ateryaller olarak adlandırılmış tır. BKM, lisans anlaşması ile DFS den lisanslarını alacağı lisanslı materyalleri , kendi sistemi ve ağına göre özelleştirerek, TROY markası altında , mülkiyeti kendisine ait olmak üzere Türkiye ve KKTC de geçerli bir ulusal kartlı sistem kuracaktır. (41) Bu lisa ns anlaşması ile edinilen iş ürünleri ile BKM kuracağı ulusal kartlı ödeme sistemini işletecek, sisteme üye olan teşebbüslere TROY markası altında kart ihraç ve kabul yetkisi verecek ; Türkiye ve KKTC deki yetki verilen teşebbüsler tarafından ATM, internet işlemleri, mobil işlemler, POS işlemleri ile kartlı ödeme sistemi sağlan acaktır. (42) Lisans anlaşması nın 2.2.1. maddesine göre BKM'ye verilen lisans, BKM'nin ve/veya BKM tarafından görevlendirilmiş üçüncü bir kişinin, BKM Kartlı Sistem e özgülemek, sistemi 16-05/106 -47 9/13 geliştirmek ve değiştirmek amacıyla lisanslı materyalleri geliştirme, değiştirme, icat etme, keşfetme veya iktisap etme haklarını da içermektedir. (43) Ayrıca Lisans Anlaşması nın 2.2.2. maddesine göre BKM'ye verilen lisans; BKM Kartlı Sistem Kuralları'nın, DFS'y e ait herhangi bir ticari marka veya logo kullanılmaksızın, kullanılması, kopyalanması, yeniden üretilmesi ve BKM Kartlı Sistem inin üyeleri ne ve BKM Kartlı Sistemi kapsamında BKM vey a BKM Kartlı Sistem üyeleri ne destek sağlayan üçüncü kişilere (çip üretic ileri, POS ve ATM üreticileri, danışmanlar, çevirmenler, marka ve pazarlama ajansları vs.) yayılması veya lisans verilmesi haklarını da içermektedir. (44) Tebliğ de ilk olarak know -how transferi içeren anlaşmaların muafiyet şartlarını taşıyıp taşımadığı değerle ndirilirken taraf teşebbüslerin ilgili ürün ve teknoloji pazarında sahip oldukları gücün dikkate alınacağı, rakip teşebbüslerin elinde bulunan ikame teknoloji ve ürünlerin varlığının önem taşıdığı belirtilmiştir. (45) İkinci olarak Tebliğ in 5. maddesinde grup muafiyetinin genel koşulları belirlenmiştir. İlgili düzenlemeler aşağıdaki gibidir: (1) Bu Tebliğ in sağladığı muafiyetten lisans veren ve lisans alan olmak üzere iki teşebbüs arasınd a yapılan ve anlaşma konusu ürünlerin üretimine ilişkin teknoloji tran sferi anlaşmaları yararlanacaktır. Muafiyet, lisansı verilen teknoloji ile ilgili fikri mülkiyet haklarına tanınan korumanın geçerli ol duğu müddetçe, know -how söz konusu olduğunda ise, know -how ın gizli kaldığı sürece devam edecektir. Know -how ın lisans al an yüzünden aleni hale gelmesi durumunda muafiyet, anlaşma süresince geçerli olmaya devam edecektir. (2) Anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin rakip olduğu hallerde, bu Tebliğ de öngörülen muafiyet, tarafların toplam pazar payının etkilenen ilgili teknoloji ve ürün pazarında %30 u geçmemesi koşuluyla geçerli olacaktır. (3) Anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin rakip olmadığı hallerde, bu Tebliğ de öngörülen muafiyet, taraflardan her birinin etkilenen ilgili teknoloji ve ürün pazarında sahip olduğu pazar payın ın %40 ı geçmemesi koşuluyla geçerli olacaktır. (4) İkinci ve üçüncü fıkralar bakımından, ilgili teknoloji pazarındaki pazar payı, lisansı verilen teknolojinin ilgili ürün pazarındaki varlığına dayanarak tanımlanmaktadır. Lisans verenin ilgili tek noloji pazarındaki pazar payı, lisans veren ve lisans alanlar tarafından üretilen anlaşma konusu ürünlerin ilgili ürün pazarındaki toplam pazar payı olacaktır. (46) Bu çerçevede , bir lisans anlaşmasının grup muafiyetinden yararlanıp yararlanmadığı değerlendirilirken ilk olarak bu anlaşmanın taraflarının mevcut yahut potansiyel rakip olup olmadığına bakılmaktadır. Tebliğ in 4. maddesinde rakip teşebbüsler ilgili teknoloji ve/veya ilgili ürün pazarında rekabet eden teşebbüsler olarak tanımlanmıştır. Bu bağlamda: İlgili teknoloji pazarındaki rakip teşebbüsler, rakip teknolojilere dair lisans veren teşebbüslerdir (teknoloji pazarındaki mevcut rakipler). İlgili teknoloji pazarı ise, lisans alan kişiler tarafından özellikleri, lisans bedelleri ve kullanım amaçları bakımında n lisans verilen teknolojiyle değiştirilebilir veya ikame edilebilir kabul edilen teknolojileri kapsamaktadır. İlgili ürün pazarındaki rakip teşebbüsler, teknoloji transferi anlaşması yapıldığı sırada , - Anlaşma konusu ürünlerin satıldığı ilgili ürün paz arında ve ilgili coğrafi pazarda halihazırda faal olan teşebbüsleri (ilgili pazardaki mevcut rakipler) veya - Gerçekçi bir yaklaşımla, nispi fiyatlarda az ama sürekli bir artışa karşılık, söz konusu ilgili ürün pazarına veya ilgili coğrafi pazara, uygun zamanda girmek için gerekli ek yatırımları veya gerekli değişim maliyetlerini üstlenecek teşebbüsleri (ilgili pazardaki potansiyel rakipleri) ifade etmektedir. 16-05/106 -47 10/13 (47) Lisans veren konumunda bulunan DFS nin Türkiye de Diners Club adlı ödeme sistemi ile faaliyet gö sterdiği; lisans alan konumunda olan BKM nin ise TROY projesiyle bu pazarda faaliyet göstereceği nazara alındığında , bu iki teşebbüsün potansiyel rakip konumunda olduğu görülmektedir. (48) Grup muafiyeti değerlendirmesinde ikinci kriter rakip teşebbüslerin paza r payıdır. Tebliğ in yukarıda yer verilen hükmüne göre anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin rakip olduğu hallerde tarafların toplam pazar payının etkilenen ilgili teknoloji ve ürün pazarında %30 u geçmemesi koşuluyla grup muafiyeti verilebilecektir. (49) Bildiri m formunda yer verilen bilgilere göre , BKM nin anılan pazarda henüz faaliyeti bulunmamaktadır. Bildirim formunda DFS nin Türkiye deki pazar payının % ( ..) altında olduğu ve tarafların toplam pazar payının %30 un altında kaldığı ifade edilmektedir. Dolayısı yla lisans anlaşmasının 2008/2 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca grup muafiyeti kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. (50) Tebliğ in 6. maddesi teknoloji transferi anlaşmalarını grup muafiyeti kapsamı dışına çıkara cak sınırlam aları düzenlemektedir. Buna göre taraflardan birinin kendi satış fiyatını belirleme hakkının, anlaşma konusu ürünlerin üretim ve satış miktarının, lisans alanın kendi teknolojisini kullanma hakkının ya da lisansı verilen know -how ın üçüncü kişilere ifşasını engellemek için zorunlu olmadıkça anlaşma taraflarından herhangi birinin araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunmasının sınırlanması veya bazı istisnalar haricinde pazarların veya müşterilerin paylaşılmasına ilişkin hükümler , ilgili anlaşmayı grup muafiyeti kapsamından çıkarm aktadır. (51) Lisans anlaşmasının 4.1. maddesi lisans verenin yazılı rızası olmadıkça BKM nin lisanslı materyalleri n dağıtım bölgesi dışında aktif dağıtımını yapmasını yasaklamaktadır. Buna göre; Bu anlaşmada belirtilmiş olması haricinde, lisans alan lisanslı materyallerin tamamını veya bir kısmını değiştiremez, yeniden üretemez, kiralayamaz, leasinge konu edemez, ödünç veremez, lisanslayamaz, alt lisansını veremez, dağıtamaz, devredemez ve üçüncü kişilere bu konularda izin veremez. ( ) Lisans alan lisanslı mat eryalleri Ek -C de gösterilen dağıtım bölgesinde dağıtır. Buna ek olarak, Lisans alan lisanslı materyalleri Ek -C de belirtilen dağıtım bölgesi dışında Lisans verenin yazılı rızası olmadıkça dağıtamaz. (52) Söz konusu anlaşma hükmü , Tebliğ in 6 . maddesinin ikinc i fıkrasının ( c) hükmünün dördüncü istisnası ile birlikte değerlendirilmelidir. Bu istisnaya göre lisans veren taraf, başka bir lisans alanına dâhil bir alanda lisans alanın aktif satış yapmasını yasaklayabilir. Ancak lisans alanın, lisansa konu alanda ve ülke içinde başka bir bölge veya müşteri grubuna satış yapacak üçüncü kişilere satması engellenemez. Lisans anlaşmasının yukarıda yer verilen hükmüne bakıldığında , lisans alan konumunda olan BKM nin lisanslı materyallerin dağıtımını belirlenen alan içinde yapabileceği, dağıtımın bu alan dışında yasaklandığı görülmektedir. Dolayısıyla , mezkûr anlaşma hükmünün muafiyet koşullarına aykırılık teşkil etmediği ve anlaşmayı grup muafiyeti kapsamından çıkarmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. (53) Lisans anlaşmasının Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi gereken bir diğer hükmü ise 6.2. maddesinde düzenlenen , lisans alanın veya onun adına hareket eden üçüncü bir kişinin lisans konusu üzerinde gerçekleştirdiği iyileştirmeleri veya yeni uygulama alanlarını bedelsiz ve münhasır o lmayan biçimde lisans verene aktarması yükümlülüğü dür. (54) Tebliğ in grup muafiyetinden yararlanamayan sınırlamalara dair 7 . maddesinin ikinci fıkrasının ( b) bendi hükmü uyarınca , lisans alana doğrudan veya dolaylı olarak, lisansı verilen teknoloji üzerinde y aptığı ve bu teknolojiden ayrılabilir nitelikte olan iyileştirmeler ya 16-05/106 -47 11/13 da lisansı verilen teknolojinin yeni uygulamaları ile ilgili hakları kısmen veya tamamen lisans verene veya lisans veren tarafından gösterilen üçüncü bir kişiye devretmesi yükümlülüğü m uafiyetten yararlanam amaktadır . Bildirimi yapılan a nlaşmanın 6.2. hükmü bu düzenleme ışığında değerlendirildiğinde, D -PAS uygulamasında ya da buna bağlı bir fikri mülkiyet hakkında bulunan, kazanılan, geliştirilen, icat edilen hakların lisans verene devrin i öngördüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla lisans anlaşmasına konu olan uygulamadan ayrılabilir bir nitelik taşıyan iyileştirme veya geliştirmenin bu anlaşma maddesi kapsamında olmadığı , dolayısıyla söz konusu anlaşma hükmünün grup muafiyetin den yararlanamay an sınırlamalardan olmadığı anlaşılm aktadır . Bu çerçevede , DFS ile BKM arasında akdedilen Lisans Anlaşması nın Te knoloji Transferi Tebliği nin 5. madesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca lisansa konu know -how gizli kaldığı ve buna ilişkin fikri mülkiyet h akları korunduğu müddetçe grup muafiyetinden faydalandığı kanaatine ulaşılmıştır. G.3.3. BKM ile DFS Arasındaki İşbirliği Anlaşmasına Yönelik Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi (55) BKM ile DFS arasında TROY uygulaması ile ilişkisi bulunmayan ancak taraflar aras ında stratejik işbirliği sağlamaya yönelik bir işbirliği anlaşması da imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre BKM, DFS ye Türkiye ve KKTC'de, DFS'nin tüm kartlı sistemlerine yönelik olarak başta yönlendirme ve takas dosya transferi olmak üzere teknoloji çözümleri ve tanıtım konularında yardımcı olmayı taahhüt etmektedir. Bu çerçevede , Türkiye de ihraç edilen DFS kartları yurtdışında kullanıldığında ve yurtdışında ihraç edilen DFS kartları Türkiye de kullanıldığında Türk bankalar tercih ederlerse BKM üzerinden bağl antı sağlayabileceklerdir. (56) İşbirliği anlaşmasına göre, üzerinde hem BKM hem de DFS sistemini barındıran Global Kart adlı , co-badging özellikli kart , BKM bölgesinde BKM kurallarına göre; BKM bölgesi dışında ise DFS kurallarına göre işlem görecektir. Bu kar t BKM bölgesinde kullanıldığında , işlem TROY sisteminde yer alacak ve TROY kurallarına tabi olacaktır. Global Kart BKM bölgesi dışında kullanılırsa , işlem DFS sistemine işlenecek ve ilgili Türk banka talep ederse BKM üzerinden ihraççı bankaya yönlendirilec ektir. (57) İşbirliği anlaşmasının bir diğer ayağını ise Global Kartın tanıtımı için yapılacak reklam faaliyetlerine BKM nin vereceği destek oluşturmaktadır. Buna göre BKM, TROY kart çıkaran mevcut ve potansiyel üyelerin kartlarını Global Kart opsiyonu ile çık arabilecekleri konusunda bilgilendirecektir. DFS, BKM nin her türlü organizasyonuna katılmakta serbest olacak ve Global Kart çıkarmayan BKM üyelerine yılda bir defa tanıtım yapacaktır. (58) Daha önce de yer verildiği üzere , DFS ve BKM Türkiye pazarında potans iyel rakip oldukların dan, bu iki teşebbüs arasındaki anlaşma yatay işbirliği anlaşması niteliğindedir. Dolayısıyla anlaşma değerlendirilirken Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz da (Kılavuz ) belirtilen hususlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Kılavuz un 202. paragrafında rakipler arasında ikame ürünlerin satışına, dağıtımına ya da promosyonuna yönelik işbirliklerinin ticarileştirme anlaşmaları kapsamında olduğu belirtilmiştir. Bu tip anlaşmalar, işbirliği kapsamındaki ticarileştirme işlevlerine gö re, çok farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Ancak anlaşma değerlendirilirken Kılavuz un işbirliğinin farklı niteliklerine ilişkin tüm bölümleri dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte, Kılavuz'un ilgili bölümleri, işbirliğinin farklı aşamalarına yöneli k farklı değerlendirmeler içeriyorsa, işbirliğinin asli unsuru olarak kabul edilebilecek parçası ile ilgili bölümde belirtilenler, işbirliğinin tamamı için geçerli olacaktır. (59) Dosya mevcudu bilgilerden, BKM ile DFS arasındaki işbirliğinin , DFS sisteminin al tyapısı ile BKM sisteminin altyapısı arasında ortak kullanıma yönelik bir anlaşma ile sağla ndığı; 16-05/106 -47 12/13 buna ek olarak DFS nin kendi ödeme sisteminin reklam ve tanıtımı için BKM nin imkânlarından faydalanacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla işbirliğinin asli unsur unun her iki sistemin birbirinin altyapısını kullanmasına imkân veren işbirliği kalemi olduğu anlaşılmaktadır. (60) Kılavuzda bu tip ticarileştirme anlaşmalarının fiyat tespiti, arz kısıtlanması, pazar veya müşteri paylaşımı, rekabete duyarlı bilgi değişimi ve maliyetlerin benzer hale gelmesi gibi rekabet endişeleri doğurabileceği belirt ilmektedir. Öte yandan Kılavuz un 214. paragrafın da rakipler arasındaki ticarileştirme anlaşmaları nın, tarafların belirli bir seviyede pazar gücüne sahip olması halinde rekabeti kısıtlayıcı etkilerde bulunabil eceği ifade edilmektedir . Anlaşma taraflarının toplam pazar payı %15 in üzerinde değilse, rekabeti kısıtlayıcı etkilerde bulunabilecek seviyede pazar gücünün bulunması birçok durumda muhtemel değildir. Ayrıca, tarafların topl am pazar payları, %15 in üstünde değilse Kanun un 5. maddesindeki koşulların sağlanması muhtemeldir. (61) BKM ile DFS arasındaki işbirliğinin , DFS sisteminin altyapısı ile BKM sisteminin altyapısı nın ortak kullanımına yönelik olduğu ; buna ek olarak DFS nin kend i ödeme sisteminin tanıtımı için BKM nin imkânlarından faydalanacağı anlaşılmaktadır. Ancak pazar paylarına bakıldığında , DFS nin Diners Club sistemiyle Türkiye deki pazar payının % ( ..) altında olduğu; TROY sistemi ile BKM nin pazar payının ise henüz bulu nmadığı görülmektedir. (62) 4054 sayılı Kanun un 5. maddesi kapsamında değerlendir me yapılırken ilk olarak işbirliği anlaşmasından kaynaklanan etkinlik kazanımı ele alınmaktadır. Kılavuz da belirtildiği üzere, işbirliği anlaşmasının , rekabetin ortadan kaldırıl ması nedeniyle azalan maliyetlerin ötesinde , ekonomik faaliyetlerin entegrasyonundan doğan bir etkinlik kazanımı yaratması gerekmektedir. Ayrıca, işbirliği çerçevesinde tarafların sermaye, teknoloji ya da diğer varlıklarla ciddi katkı sağlaması önemlidir. BKM ile DFS arasındaki işbirliğinin esaslı unsuru olan altyapı kullanımı kaleminde , TROY kartların yurtdışında kullanımı kolaylaşacak, DFS nin de TROY altyapısından faydalanarak kullanımının yaygınlaşması sağlanacaktır. Böylelikle MASTERCARD ve VISA karşıs ında DFS ve TROY un rekabet gücü artırılmış olacaktır. Bu da ilgili pazarda etkinlik kazanımına katkı sağlayaca ktır. Dolayısıyla işbirliği anlaşmasının 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinin (a) bendindeki koşulu sağladığı anlaşılmaktadır. (63) Bireysel muafiyet d eğerlendirmesinde nazara alınan ikinci husus etkinlik kazanımlarının tüketicilere yansımasıdır. Tarafların toplam pazar payının %15 ten az olması halinde bu kazanımların tüketicilere yeterli ölçüde yansıyacağı beklenmektedir . BKM i le DFS nin toplam pazar p ayı söz konusu oranın altında olduğundan 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinin (b) bendindeki koşulun karşılandığı kanaatine varılmaktadır . (64) 4054 sayılı Kanun un 5. maddesi nin (c) ve (d) bentleri çerçevesinde yapılan değerlendir mede, pazarın önemli bir bölümün de rekabetin ortadan kalkmaması ve zorunlu olandan fazla kısıtlanmaması şartları da aranmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere , işbirliği anlaşmasının taraflarının toplam pazar payları oldukça düşük olup anlaşma ile taraflara herhangi bir münhasırlık kısıtı da getirilmemiştir. Öte yandan bu anlaşma fiyat tespiti ve müşteri paylaşımı gibi ağır sınırlamalar da içermemektedir. Dolayısıyla söz konusu işbirliği anlaşmasıyla , rekabetin ortadan kalkma yacağı ve zorunlu olandan fazla sınırla nmayacağı anlaşılmaktadır. 16-05/106 -47 13/13 (65) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, BKM ile DFS arasındaki işbirliği anlaşmasının 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinde belirtilen koşulları n tümünü taşıdığı ve bireysel muafiyetten anlaşma süresince yararlanabileceği kana atine varılmıştır. H. SO NUÇ (66) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 1. Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. Yönetim Kurulu nun aldığı Türkiye nin Ödeme Yöntemi - TROY un kurulmasına dair 25.02.2015 tarih ve 2015/4 sayılı kararına; a. 4054 sayılı Kanun un 4. maddesine aykırı lık teşkil etmesi nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceğine, b. 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinde sayılan şartların tamamını karşılaması nedeniyle bireysel muafiyet tanınmasına, 2. TROY sisteminin kurulmasını teminen Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. il e Discover Financial Services LLC arasında akdedilen Lisans Anlaşması nın; a. 4054 sayılı Kanun un 4. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle söz konusu anlaşmaya menfi tespit belgesi verilemeyeceğine, b. Ancak Teknoloji Transferi Anlaşmalarına İlişkin Gru p Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına, 3. Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. ile Discover Financial Services LLC arasında akdedilen İşbirliği Anlaşması na; a. 4054 sayılı Kanun un 4. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle menfi t espit belgesi verilemeyeceğine, b. Ancak 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinde sayılan şartların tamamını karşılaması nedeniyle bireysel muafiyet tanınmasına, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.