6. Ceza Dairesi 2023/16819 E. , 2025/3352 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1798 E., 2022/3196 K. SUÇ : Gece vakti silahla yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2020/1798 Esas, 2022/3196 Karar sayılı kararının, sanık müdafinin temyiz istemine yönelik dilekçesinin temyiz sebebi ihtiva etmediği, sanık müdafine tefhim edilen istinaf kararında 5271 sayılı Ceza Muha…
**6. Ceza Dairesi 2023/16819 E. , 2025/3352 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1798 E., 2022/3196 K. SUÇ : Gece vakti silahla yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2020/1798 Esas, 2022/3196 Karar sayılı kararının, sanık müdafinin temyiz istemine yönelik dilekçesinin temyiz sebebi ihtiva etmediği, sanık müdafine tefhim edilen istinaf kararında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (5271 sayılı Kanun) 294. ve 295. maddesindeki ihtaratın yer almadığı, sanık müdafine yapılan e-tebliğ mazbatasında ise "CMK nun 294/1 maddesi gereğince temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bazulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğu, temyiz nedenlerinin dilekçede açıkça gösterilmemesi halinde temyiz isteminin reddedileceği hususu İHTAR OLUNUR." ifadesine yer verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesindeki ihtarda bulunulmadığı, bölge adliye mahkemesi kararı 14.12.2022 tarihinde sanığa tefhim edilmiş ise de, karar eteğinde 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesindeki ihtarın bulunmadığı gibi olay tarihinde başka bir suçtan ceza infaz kurumunda hükümlü bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 263/1 maddesindeki "Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir." hükmüne uygun bir ihtarın da bulunmadığı anlaşılmakla; yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun iki dereceli kanun yolu sistemi benimsenmiş olup 291 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde temyiz süresi; "Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde ... yapılır;" şeklinde kaleme alınmıştır. Buna göre ilgilisi aleyhine temyiz yoluna başvurmak istediği karara karşı bu kararın tebliği ya da tefhiminden itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek ve hâkime onaylattırılmak koşuluyla zabıt kâtibine bir beyanda bulunmak suretiyle temyiz hakkını kullanır. Ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için öngördüğü tek koşul, temyiz iradesinin usûlüne uygun şekilde on beş gün içinde açıklanmasından ibaret değildir. Şöyle ki; 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde belirtilen; “Yargıtay … temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm karşısında, 5271 sayılı Kanun’un temyiz sisteminde sebeple bağlılık ilkesini kabul ettiği anlaşılmaktadır. O hâlde temyiz dilekçesinde hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedenleri de belirtilmelidir. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un "Temyiz gerekçesi" başlıklı 295 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini belirten dilekçeyi de sunmak durumundadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında ayrıntıları izah edildiği üzere, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 07/12/2021 tarihli ve 2021/186 Esas, 2021/2489 Karar sayılı kararında; 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında ifade edildiği üzere kanun yolunun, süresinin ve merciin açıkça belirtildiği ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için benimsediği iki aşamalı süre koşulunun göz ardı edilmesiyle süre konusundaki ihtarın, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı tutulduğu, sanıklar müdafiine, 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında, temyiz nedenlerini içeren dilekçenin sunulması için öngörülen yedi günlük süre ihtarının bulunmadığı belirlenmiştir. Somut olayda bölge adliye mahkemesinin karar eteğinde, "Dair, sanığın, sanık müdafisinin ve müştekinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Dilan'ın (38085) huzuru ile mütalaaya uygun olarak kararın sanık müdafisine tefhim tarihinden itibaren 15 GÜN içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere bulunulan yer mahkemelerine verilecek dilekçe ya da zabıt katibine verilecek beyanla düzenlenen tutanakla, 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesi gereğince YARGITAY TEMYİZ YOLU açık olmak üzere (temyiz yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceğinin ihtarı ile), oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." denildiği ve Kanun'un 295/1. maddesindeki ek yedi (7) günlük süreden hiç söz edilmediği için, yanıltma nedeniyle; temyiz isteminde bulunmayan sanık ... ile temyiz istemine yönelik dilekçesinde temyiz sebebi içermeyen sanık müdafine "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi (7) gün içerisinde gerekçelerini bildirmemeleri halinde, meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek mâkul bir sürede temyiz gerekçelerinin, diğer bir ifadeyle sebeplerinin bildirilmemesi halinde temyiz başvurusunun sebep yokluğundan ret edileceği" ihtarı ile sanığa 5271 sayılı Kanun'un 263/1 maddesindeki "Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir." şeklindeki ihtar içerir tebligat yapılarak, tebliğ belgesi ve sanık ve/veya müdafii tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.