T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/166 - 2026/393 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/166 KARAR NO : 2026/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2023/107 E. - 2023/482 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Hakla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/166 - 2026/393 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/166 KARAR NO : 2026/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2023/107 E. - 2023/482 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2023 tarih ve 2023/107 E. - 2023/482 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2021/024468 nolu ve "..." ibareli markanın 16 ve 41. sınıflarda tescili için davalı ... başvurduğunu, başvuruya diğer davalı şirketin 2004/11125 nolu ve "..." ibareli markasına dayalı olarak itiraz ettiğini, ile benzerlik/karıştırma ihtimali olduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, bu itiraz sonucunda müvekkilinin marka tescil başvurusundan 16. sınıf emtiaların çıkarılmasına karar verildiğini, işbu karara yaptıkları itirazın ise ... 2022-M-17633 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, 2021/024468 numaralı başvurunun münhasıran kelime unsurundan oluşmadığını, renk, şekil yazı karakteri gibi unsurlarla birleştirilerek özgün bir hal kazandığını, 2004/11125 sayılı markada yer almayan unsurlara/kelimelere yer verildiğini, bir bütün olarak markalar arasında ilişki kurulmasının mümkün olmadığını, "..." ibaresinin yaygın kullanımı olan bir kelime olduğunu, ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davalı itiraz sahibinin 2004 yılında tescil edilen mesnet markasını tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi bir biçimde kullanmadığını, tüketiciler tarafından ''...'' markasının davalı şirkete ait olduğu bilinmediğini, markalar arasında ilişkilendirilme/ karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek; 10.01.2023 tarihli ve 2022-M-17633 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 2004/11125 nolu "..." ibareli markasının 03, 05, 16, 21 ve 30. sınıflarda tescilli olduğunu, davacının da tescilini talep ettiği 16. sınıf malların başvuru kapsamında yer aldığını, orta seviyedeki tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, davacının, müvekkilinin yıllardır sektörde yer etmiş olan tanınırlığından ve tüketici nezdindeki bilinirliğinden yararlandığını, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, ilk olarak davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı hususunun incelendiği; dava konusu marka başvurusunun Marka Bülteni'nde ilan edilmesi üzerine, davalı şirket tarafından 27.07.2021 tarihinde 2004/11125 sayılı markayı mesnet göstererek SMK'nın 6/1. maddesi hükmü uyarınca başvuruya itiraz edildiği, davacı tarafça ise 04.10.2021 tarih 2021-GE-661473 evrak numaralı karşı görüş dilekçesi sunulduğu, söz konusu dilekçe içeriği incelendiğinde; gerek dava dışı ... Giyim San ve Tic AŞ'nin, gerekse iş bu davanın davalısı şirketin yapmış olduğu yayına itirazlara karşı görüşlerin birlikte sunulduğu, dilekçe içeriğinde; davalı şirketin markasını Türkiye'de ciddi biçimde kullanmadığının açıkça belirtildiği, söz konusu karşı görüş dilekçesini müteakiben Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 14.04.2022 tarih E-71248886-130-220295237 sayılı kararının tesis edildiği, bu karara karşı davacının 23.05.2022 tarih 2022-GE-364233 evrak numaralı karara itiraz dilekçesi sunduğu, söz konusu dilekçede de redde mesnet markanın Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmadığınn açıkça belirtildiği, karara itirazı değerlendiren Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2022-M-17633 sayılı kararı ile dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet alınan 2004/11125 sayılı marka arasında, Markalar Dairesi Başkanlığı kararında belirtilen emtialar bakımından SMK'nın 6/1. maddesi hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle Markalar Dairesi Başkanlığı kararını isabetli bularak davacı itirazının reddine karar verildiği: itiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itirazın, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak inceleneceği; SMK'nın 19/2 ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesi ile birlikte somut olay incelendiğinde; davalı şirketin, davaya konu marka başvurusunun ilanı üzerine yapmış olduğu yayına itiraz dilekçesinde itiraz sebebi olarak tek bir markaya yer verdiği, söz konusu markanın 2004/11125 sayılı marka olup 25/04/2007 tarihinde tescil edildiği, davacının, gerek davalı şirketin yayına itirazına, gerekse dava dışı ... Giyim San ve Tic A.Ş'nin yayına itirazına karşı tek bir karşı görüş dilekçesi sunduğu, her ne kadar söz konusu karşı görüş dilekçesinin başlık kısmında "Karşı Görüş Sunulan İtirazın Evrak Numarası" olarak dava dışı ... Giyim San ve Tic A.Ş'nin yayına itiraz dilekçesi evrak numarasına yer verilmişse de, "İtiraza İlişkin Açıklama" başlığı altında; gerek ... Giyim San ve Tic A.Ş'nin, gerekse iş bu davanın davalı şirketinin yayına itiraz dilekçeleri hakkında cevapların ekte olduğuna yer verildiği, cevaplara ilişkin ek kısmı incelendiğinde; davalı şirketin itiraza mesnet gösterdiği markasının Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmadığının açıkça belirtildiği, davalı şirketin itiraza mesnet olarak tek marka göstermesi karşısında, davacının açıkça marka tescil numarasını belirtmemiş olmamasının davacı yanın usulüne uygun olarak kullanmama def'inde bulunmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, dava konusu marka tescil başvurusunun 16/02/2021 tarihli olduğu gözetildiğinde, davalı şirketin itiraza mesnet markasının kullanılmadığına yönelik davacı yan tarafından ileri sürülen def'inin yerinde olduğu, davalı ...'in bu durumda, davaya konu marka başvurusunun başvuru tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi davalı şirket markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibi davalı şirkete bir aylık süre vermesi, verilen süre sonrasında kullanmama def'ine karşı davalı şirketin üzerine düşen kullanım külfetini yerine getirip getirmediğini değerlendirmesi, bunun sonucuna göre SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında değerlendirme yapması gerekirken bu işlemleri yerine getirmeksizin doğrudan SMK 6/1 hükmü değerlendirmesinde bulunmasının hukuka uygun görülmediği; SMK'nın 19/2 hükmü uyarınca yapılacak değerlendirmenin sonucunun, SMK 6/1 hükmü bağlamında yapılacak değerlendirmenin sonucunu doğrudan etkileyeceğinden, davacı yanın, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet alınan marka arasında, davaya konu emtialar bakımından iltibas tehlikesi bulunmadığı argümanının bu aşamada değerlendirilemeyeceği; davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde dava konusu marka başvurusunun tescilini de talep etmişse de, SMK kapsamında mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetki bulunmadığı, tescil işleminin idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuç olduğu, davaya konu 2022-M-17633 sayılı YİDK kararının iptali ile yetinildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2022-M-17633 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, açıkça marka numarası belirtilerek kullanmama def'inde bulunulduğunun söylenemeyeceğini, dava dilekçesinde benzerlik hususuna değinildiğini, kullanım ispatına değinilmediğini, buna rağmen kullanım külfetinin yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesinden sonra SMK'nın 6/1. maddesine göre inceleme yapılması gerektiği yönündeki tespite katılmadıklarını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının iltibas tehlikesi doğacak şekilde benzer olduğunun ilk derece mahkemesince de kabul edildiğini, SMK'nın 19/2. maddesine ilişkin prosedürün maddeye uygun olarak işletildiğini, davacının kullanım ispatı talep hakkını yasanın öngördüğü şekilde kullanmadığını, itiraz evrak numarasına dava dışı şirketin itirazını yazmış olduğundan müvvekkili şirket tarafından yapılan itiraza görüş bildirmiş de olmadığını, davacının SMK'nın 19/2. maddesindeki hakkını kullanmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının marka başvuruna davalı şirket dışında dava dışı ... Giyim San ve Tic AŞ'nin de itiraz ettiği, davacının ise itiraza karşı görüşlerini tek dilekçe ile ve her muteriz şirket için ayrı başlık altında davalı Kuruma bildirdiği, davalı şirket yönünden şirketin mesnet markasını kullanmadığını ileri sürdüğü, davalı şirketin tek markası bulunduğu nazara alındığında, mesnet markanın numarasının yazılmamasının sonuca etkili olmadığı, davalı Kurum tarafından ise, dilekçenin dava dışı ... Giyim San ve Tic AŞ'nin itirazına karşı görüş olarak değerlendirilip davalı şirket yönünden ise işleme konulmadığı ve başvurunun kısmen reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, somut uyuşmazlık bakımından açıkça yapılmış bir kullanın ispatı talebi bulunduğundan ve bu durumda SMK'nın 19/2. maddesine göre itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunmasının talep edilmesi, itiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itirazın reddedilmesi ve itiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itirazın, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenmesi gerekirken, bu işlemler yerine getirilmeden doğrudan iltibas değerlendirmesi yapılmasının doğru olmadığı, YİDK kararının bu yönden hatalı olduğu, davacı şirketin ise davalı şirketin mesnet markasını kullanmadığını ileri sürerek, kararın bu yönden de iptalini talep ettiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.