Hukuk Genel Kurulu 2013/1931 E. , 2014/239 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/04/2013 NUMARASI : 2013/80 E-2013/335 K. Taraflar arasındaki “imzaya itiraz” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.07.2009 gün ve 2008/2179 E.- 2009/1389 K. sayılı kararın incelenmesi davacı/borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 09.03.2010 gün ve 2009/23…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/1931 E. , 2014/239 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/04/2013 NUMARASI : 2013/80 E-2013/335 K. Taraflar arasındaki “imzaya itiraz” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.07.2009 gün ve 2008/2179 E.- 2009/1389 K. sayılı kararın incelenmesi davacı/borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 09.03.2010 gün ve 2009/23469 E.-2010/5510 K. sayılı ilamı ile; (...Borçlulardan A.. E.., takip konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek hakkındaki takibin iptalini talep etmiş, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, takip konusu bonodaki imzanın borçluya ait olmadığı tespit edilmiş ve rapor doğrultusunda borçlunun itirazının kabulüne ve takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verilmiştir. İİK’nun 169/a-6.maddesinde; "Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötüniyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği" düzenlenmiştir. Lehdar bonodaki imzanın aval veren borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Bonodaki imzaların borçluların eli ürünü olduğunu kontrol etmeden, yada imzaların huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı, imzaya itirazları kabul edilenlere karşı başlattığı takipte ağır kusurlu kabul edilmelidir. Bu durumda itiraz eden A.. E.. lehine, mahkemece %20'den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacaklının kötüniyetli olmadığı kabul edilerek tazminat isteminin reddi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Gen€el Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Talep, imzaya itiraz nedeniyle kambiyo senetlerine özgü icra takibinin durdurulması istemine ilişkindir. Davacı/borçlu vekili itiraz dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine alacaklı tarafından İstanbul 2.İcra Müdürlüğü’nün 2008/19612 sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak takip dayanağı bono üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, davalı banka ile müvekkilinin hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, senet üzerinde müvekkilinin ismini bulunması ve bu senede dayalı olarak icra takibi başlatılması nedeniyle davalının kusurlu, haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenle tazminata karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, takibin durdurulmasına ve %40’dan az olmamak üzere tazminata ve %10’dan az olmamak üzere para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.