11. Hukuk Dairesi 2009/6486 E. , 2010/12598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi ... olarak görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2009 tarih ve 2008/678-2009/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgele
**11. Hukuk Dairesi 2009/6486 E. , 2010/12598 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi ... olarak görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2009 tarih ve 2008/678-2009/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu şirketin 2006 yılı defter ve belgelerinin çalındığını ileri sürerek, TTK’nın 68. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacıya ait işyerinde hırsızlık meydana geldiği, ancak ekonomik bir değeri olmayan defterlerin hırsızlar tarafından çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, TTK'nun 68/4 madde hükmüne dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, TTK'nun 68. maddesine dayalı ... olarak açılan zayi nedeniyle iptal davaları sonuçları itibariyle sadece davacı tarafı değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerinden olduğundan, mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalıdır. Zayii belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı tespit edilmelidir. TTK'nun 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilmelidir. Zira, bu madde hükmüne göre, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtlar; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa, tacir, kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir. Maddede yer alan “gibi” sözcüğü açıklanan hususların sınırlayıcı olmadığını göstermektedir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediğinin ilgili noterden, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesinden sorulması ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığının araştırılması, ticaret sicil kayıtlarının celbedilmesi, sonuçta mahkemenin olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine kesin kanaat getirmesi gerekmektedir. Mahkemece, yeterli araştırma yapılmadan, davacının defterlerin saklanması için gerekli özeni göstermediği, bir kamyon ile götürülecek kadar çok sayıda çalınan eşyalar içinde ekonomik bir değeri olmayan defter ve belgelerin hırsızlar tarafından çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkemece, davanın ilke olarak, az önce yapılan açıklamalar çerçevesinde ele alınması, somut olayın özelliklerinin tartışılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.