11. Hukuk Dairesi 2011/14590 E. , 2012/21413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (ŞİŞLİ 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Sulh Hukuk (Şişli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 16/06/2011 tarih ve 2009/574-2011/814 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine
**11. Hukuk Dairesi 2011/14590 E. , 2012/21413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (ŞİŞLİ 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Sulh Hukuk (Şişli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 16/06/2011 tarih ve 2009/574-2011/814 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia abonman sigorta poliçesine bağlı olarak sigortalı bulunan TV tüpü emtiasının davalı taşıyıcı tarafından Polonya'dan Türkiye'ye taşınırken varma yerinde yapılan kontrolde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigortalıya 2.161,00 TL hasar bedeli ödendiğini, davalının kusuru sebebi ile ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, Şişli 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/16969 esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin taşımada oluşacak hasarlar için Ergo Sigorta A.Ş.'ye CMR sigortası yaptırdığını, davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, sigortalının mal bedelini ödeyip ödemediğinin sorulması gerektiğini, yapılan nakliye sırasında herhangi bir kaza meydana gelmediğini, hasarın yükleme veya boşaltma sırasında veya istiften kaynaklandığını, nakliyecinin sorumlu olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabülüne, davalının Şişli 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/16969 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, 1.964,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden geçerli şekilde talep gibi faiz uygulanmasına, alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden tazminata hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının sigortalısı ile davalı taşıyıcı arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi nedeni ile ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince rücuen tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece ek bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir. Ancak dava konusu taşıma, uluslararası bir taşıma olup, bu taşımaya uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyesi Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da davalı vekilince hasarın yükleme, boşaltma, istifleme ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı ve müvekkilinin hasardan sorumlu olmadığı savunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, hasarın nakliye sırasında kötü istifleme ve ambalaj yetersizliğinden meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir tacir gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere taşıyıcının nezaret görevini yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir. Bu durumda mahkemece, zararın öncelikle ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından kaynaklanmışsa ambalaj, yükleme veya boşaltmanın kime ait olduğu belirlenip gönderene ait olduğu takdirde davalı taşıyıcının nezaret yükümlülüğü de dikkate alınarak, bu konularda uzman bilirkişilerden rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.