11. Hukuk Dairesi 2022/4478 E. , 2024/734 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1168 Esas, 2022/523 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/595 E., 2021/158 K. Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili
**11. Hukuk Dairesi 2022/4478 E. , 2024/734 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1168 Esas, 2022/523 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/595 E., 2021/158 K. Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket Yozgat İl Müdürlüğü personellerinden Ahmet Bütün'ün 20.06.2003 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde sürekli iş göremezlik nedeni ile kendisine Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenen bedelin rücuen tahsili istemi ile müvekkili aleyhine Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/79 E. ve 2013/42 K. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda davanın aleyhlerine sonuçlandığını ve açılan davanın kabulüne karar verildiğini, temyiz olunan kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince onandığı, alacaklı SGK tarafından mahkeme ilamına dayanılarak Yozgat 1. İcra Müdürlüğünün 2013/3920 E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, borçlu ... tarafından icra dosyasına 269.559,03 TL ödeme yapıldığını, davaya konu iş kazasının 20.06.2003 tarihinde gerçekleştiğini, TEDAŞ ile akdedilen 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) gereğince davanın hukuki ve mali yükümlülüğünün davalı TEDAŞ'a ait olduğunu ileri sürerek 269.559,03 TL nin alacaklıya ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,16.01.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile bakiye karar harcı 9.504,70 TL, temyiz onama harcı 7.113,00 TL, temyiz harcı 2.551,00 TL ile gider avansı olarak ödenen 500,00 TL'nin de eklenmesiyle dava değerini 278.684,83 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının, müvekkil kurumdan herhangi bir talepte bulunamayacağını, Çamlıbel EDAŞ'ın bilanço mevcutlarıyla özel sektöre devredildiğini, şirketin mevcut bilançosuyla ve alacak, borç hak ve yükümlülükleriyle birlikte devredildiğini, 17.02.2005 tarihinden önce dağıtım faaliyeti bölgesinde TEDAŞ'ın değil ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin yetkili ve sorumluluğu olduğunu, dava konusu alacağın iş kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup, İHDS'nin 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, İHDS'nin 7 nci maddesinde 3 üncü kişilerin hak ve iddialarının düzenlendiğini, şirket bünyesinde çalışan işçi ile şirketin işlerini alt yüklenici veya taşeron vasıtasıyla yaptırdığı işlerde çalışan işçilerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğin, davayı kabul anlamına gelmemekle ödendiği iddia edilen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep edilmesinin de İHDS'ne aykırı olduğunu, İHDS'nin 7.2 nci maddesine göre bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının söz konusu davaya ilişkin faizi ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile rücua ilişkin alacakta son ödeme tarihinin 09.01.2014 olduğu, eldeki davanın 28.06.2016 tarihinde ikame edildiği, rücua tabi alacaklarda 2 yıllık ve 10 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğu, davacının son ödeme tarihinden 2 yıllık zamanaşımı süresi yürütüldüğünde bu tarihin 10.01.2016 tarihi itibariyle sona erdiği, davacının bu tarihten 6 ay sonra davasını açtığı, bu haliyle dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımının dolması nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince 6098 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi gereği 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan anlaşmazlıklarda on yılık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödemenin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın davacısı olan SGK bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup, olayın davalının sorumluluğundaki dönemde meydana geldiği, ödemeye neden olan iş kazasının dağıtım faaliyetinden ve dolayısıyla, uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan İHDS’den kaynaklandığı, bu durumda, alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125 inci ve 6098 sayılı Kanunun'un 146 ncı maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ve dosyanın esası yönünden inceleme yapılması gerektiği, davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki dönem olan 20.06.2003 tarihinde meydana gelen iş kazısı nedeniyle SGK tarafından hak sahibine ödenen peşin sermaye değerli gelirin rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, rücuen alacağa dayanak olan Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın davacısı ve bu davacı tarafından ödeme yapılan hak sahibi de bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmadığı, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.03.2016 tarih 2015/13510 E. 2016/3219 K. sayılı emsal içtihadı). Öte yandan, hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4 üncü maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin (f) bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümlerinin yer aldığı, anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin öncelikle uygulanacağı, yapılan açıklamalar ışığında, davacı yanca Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/79 E., 2013/42 K. sayılı dosyasına istinaden başlatılan icra takip dosyasına 15.11.2013 tarihinde toplam 269.559,03 TL havale yapıldığı, dava dosyası nedeniyle 22.01.2013 tarihinde 2.551,00 TL temyiz harcı, 03.05.2013 tarihinde 9.504,70 TL bakiye karar harcı, 09.01.2014 tarihinde 7.113,00 TL temyiz onama harcı ve 22.01.2013 tarihinde 500,00 TL gider avansı ödendiği, davacının taraflar arasındaki İHDS'nin 7 nci maddesi kapsamında ödenen bu miktarları davalıdan rücuen talep hakkının bulunduğu, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme tarihlerinden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği anlaşılmakla söz konusu miktarların davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekli olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davanın kabulüne, 289.227,73 TL'nin 3.051,00 TL'sine 22.01.2013 tarihinden itibaren, 9.504,70 TL'sine 03.05.2013 tarihinden itibaren, 269.559,03 TL'sine 15.11.2013 tarihinden itibaren, 7.113,00 TL'sine 09.01.2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, dava konusu alacağın, dağıtım faaliyetinden doğan üçüncü kişilerin hak talebine konu bir zarar olmadığından ve iş kazasından doğan alacağın ödenmesi İHDS'nin 7 nci maddesi kapsamında değil, davacının devraldığı hak ve borçlar kapsamında sonuç doğuran bir olay olduğundan, bu davada 3 üncü kişi zararından söz edilemeyeceğini, bu nedenle davaya ilişkin olarak davacı şirket tarafından müvekkili şirketten talepte bulunulmasının İHDS'ne aykırı olduğunu, bölgede faaliyet gösteren ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin tüzel kişlikleri sonlandırılarak İl Müdürlüklerine dönüştürüldüğünü ve tüm hak ve borçları ile ...'a bağlandığını, bu sebeple İHDS öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden doğan sorumluluğun müvekkiline ait olacağı iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi 17.02.2005 tarihinden önce dağıtım faaliyeti bölgesinde TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün değil, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin yetkili ve sorumlu olduğunu, taraflar arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözlemesi, Hisse Satış Sözleşmesi, İhale Şartnamesi vs. birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde salt İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi hükümleri esas alınarak yapılan dar yorumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının söz konusu davaya ilişkin faizi ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkı bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın alacağın avans faizi birlikte tahsili talebinin mümkün olmadığını, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili kurum aleyhine hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinde de hata mevcut olduğunu ileri sürerek kararı bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, 26 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili 16.01.2017 tarihli ıslah dilekçesinde ve 22.08.2019 tarihli beyan dilekçesinde icra dosyasına yapılan ödemenin 259.016,93 TL olduğu belirtilerek bu miktarın ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi gözetilerek taleple bağlı kalınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken talep aşılarak bu alacak kalemi yönünden 269.559,03 TL üzerinden karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.