4. Ceza Dairesi 2025/2087 E. , 2025/6273 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/98 Değişik iş SUÇLAR : Hakaret, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini,Devletin kurum ve organlarını aşağılama İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret ve Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti De…
**4. Ceza Dairesi 2025/2087 E. , 2025/6273 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/98 Değişik iş SUÇLAR : Hakaret, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini,Devletin kurum ve organlarını aşağılama İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret ve Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Aşağılama suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.01.2024 tarihli ve 2023/13029 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İnegöl Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.02.2024 tarihli ve 2024/98 Değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2025 gün ve 2025/16546 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Dosya kapsamına göre, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/13029 numaralı soruşturma dosyasında şüpheli ...'in İnegöl Sosyal Güvenlik Merkezinde görevli mağdur ...'a yönelik görevi başında yüksek sesle alanen ''orospu çocuğu'' şeklinde bağırarak hakaret ettiği iddia olunan eylemle ilgili yürütülen soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2024 tarihli ve 2023/13029 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini müteakip, İnegöl Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.02.2024 tarihli ve 2024/98 değişik iş sayılı kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu vekilince ek kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 131. maddesi ''Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.'' uyarınca kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen suçun şikayete tabi olmadığı gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Söz konusu soruşturmada iddia olunan hakaret eyleminin müşteki ...'a yönelik işlendiği, bu nedenle anılan suç yönünden şikayet hakkının müşteki ...'a ait olduğu, söz konusu eylemden doğrudan zarar görmeyen müşteki Sosyal Güvenlik Kurumunun şikayet hakkının bulunmadığı, yine Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Aşağılama suçu bakımından da müşteki Sosyal Güvenlik Kurumunun suçtan zarar görmediği gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasında isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 160/1. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170/2. maddesinde fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." Aynı Kanun'un 173/1. maddesinde, "Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir., üçüncü fıkrasında "Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.", Dördüncü fıkra; "Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir." şeklindedir. İnceleme konusu somut olayda; hakaret eyleminin şikayetçi ...'a yönelik işlendiği, hakaret suçunun, yalnızca gerçek kişilere karşı işlenen suçlardan olduğu, tüzel kişilerin bu suçun mağduru olamayacakları, yine Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını aşağılama suçundan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle şikayet ve itiraz hakkının bulunmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İnegöl Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.02.2024 tarihli ve 2024/98 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.