Hukuk Genel Kurulu 2009/7-303 E. , 2009/339 K. "" MAHKEMESİ : Ahlat Kadastro Mahkemesi TARİHİ : 20/06/2008 Taraflar arasındaki “Kadastro tespitine itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ahlat kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.2.2008 Tarih ve 1349-16 sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 10.4.2008 Tarih,1424-1451 sayılı ilamı ile hüküm “…Kadastro sırasında dava konusu 1105…
**Hukuk Genel Kurulu 2009/7-303 E. , 2009/339 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ahlat Kadastro Mahkemesi TARİHİ : 20/06/2008 Taraflar arasındaki “Kadastro tespitine itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ahlat kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.2.2008 Tarih ve 1349-16 sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 10.4.2008 Tarih,1424-1451 sayılı ilamı ile hüküm “…Kadastro sırasında dava konusu 1105 ada 75 parsel sayılı 36108,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Hüsamettin Aslan adına tesbit edilmiştir. Davacı hazine dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde davanın saptanan niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tesbitte bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Bir taşınmaz üzerinde sürdürülen ve iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğin zilyedi yararına hukuksal bir sonuç doğurabilmesi için taşınmazın türünün sağlıklı biçimde saptanması taşınmazın saptanan türüne göre de az yukarıda vurgulanan biçimde taşınmazda sürdürülen zilyetliğin, zilyedi yararına hukuksal bir sonuç doğurup doğurmayacağının belirlenmesi gerekir. Tesbitte saptanan hukuksal olgular göz önüne alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı yada 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılmış ise Özel Öderi Müdürlüğü yada Mülki Amirlikten tahsis haritası ve eki belgeler, taşınmaza komşu tüm taşınmazların tesbit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğünden kütükler devredilmiş ise Tapu Sicil Müdürlüğünde getirtilmeli, davalı olanlar varsa mahkemesinden getirtilmeli, bu yolla da dava dosyası keşfe hazır hale getirilmelidir. Mahkemece dava ve temyize konu 1105 ada 75 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tesbit gününde adına tescile karar verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Dosya içeriğine mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre dava konusu taşınmaz üzerinde yılın yada mevsimin belli zamanlarında geçici olarak barınmak amacıyla taşınmaz üzerinde çadır kurularak çekişmeli taşınmazda ot biçmek suretiyle zilyetliğin sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.