7. Hukuk Dairesi 2014/4881 E. , 2014/15126 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Manavgat İş Mahkemesi Tarihi : 23/09/2013 Numarası : 2012/534-2013/286 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdiri
**7. Hukuk Dairesi 2014/4881 E. , 2014/15126 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Manavgat İş Mahkemesi Tarihi : 23/09/2013 Numarası : 2012/534-2013/286 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalıya ait otelin restoran bölümünde garson olarak 14.4.2007 gününden itibaren çalışmaya başladığını, fazla mesai ulusal bayram genel tatil, 2012 yılı Ağustos-Eylül ücretlerinn ödenmemesi, ara dinlenme sürelerinin çok kısa olması nedenlerinden dolayı iş aktini haklı nedenle 4.9.2012 gününden geçerli olmak üzere feshettiğini 6.9.2012 günlü ihtarname ile davalıya bildirdiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücreti yıllık izin ücreti ile Ağustos-Eylül 2012 ücretlerinden oluşan işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı cevabında iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının mazeretsiz işe gelmediğinden kıdem tazminatı isteminde bulunamayacağını ve herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece ücret alacakları ödenmeyen davacı işçinin iş akdini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti istemlerinin kabulüne Ağustos ve Eylül 2012 tarihli ücretlerinin yargılama sırasında ödendiği anlaşıldığından buna ilişkin dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz. Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir. Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır. Somut olayda hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda 2007-2008-2009-2010 ve 2011 yıllarında garson olan davacının günlük 12 saat çalıştığı belirtilip yarım saat ara dinlenmesi düşülerek günde 4 saat fazla mesai yaptığı 2012 yılında antraklı çalışma sisteminde günlük 10,5 saat çalıştığı belirtilip yarım saat ara dinlenmesi düşülerek günlük 10 saat çalışması bulunduğu esas alınarak fazla mesai ücreti hesaplanmıştır. Oysa yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkeler gözetildiğinde günlük 12 saatlik çalışmanın bulunduğu dönemde günlük 1,5 saat,10,5 saatlik çalışmanın bulunduğu dönemde 1 saat ara dinlenme süresi düülmelidir. Anılan yön gözetilmeksizin ara dinlenme sürelerinin düşük sürelerde kabul edilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 3.7.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.