11. Hukuk Dairesi 2022/3234 E. , 2023/7064 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/242 Esas, 2022/216 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/242 E., 2019/873 K. Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından isti
**11. Hukuk Dairesi 2022/3234 E. , 2023/7064 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/242 Esas, 2022/216 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/242 E., 2019/873 K. Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, ...'nın da aynı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, şirkete ait olan köklü Eskişehir Milli İrade Gazetesi'nin değerinin çok altında bir fiyata 17.500,00 TL bedelle 30.12.2016 tarihinde ...'nın ortağı ve oğlu Ümit Karaca'nın müdür olduğu Öz-kar Gazetecilik Matbaacılık Organizasyon ve Tic. Ltd. Şti.'ne devredildiğini, şirketin öz kaynaklarını azaltmak suretiyle müdürün kurucu ortak olduğu bir başka şirkete yapılan bu satışın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 644 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendine yapılan atıfla aynı Kanun'un 391 inci maddesindeki hem eşit işlem ilkesine hem de dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek yönetim kurulu kararının 6102 sayılı Kanun'un 391 inci maddesinin birinci fıkrası gereği butlan olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluk davalarını açma yetkisinin genel kurula ait olduğunu, davacının bu davayı açamayacağını, dava dilekçesinde bahsedilen şirketlerin birbirinden bağımsız ayrı tüzel kişilikleri bulunduğunu, Milli İrade Gazetesinin müvekkili şirketin iştigal konularından birini oluşturan bir emtia olduğunu, gazetenin satımının şirketin 15.12.2016 tarihli ortaklar kurulu toplantısında görüşülüp karara bağlandığını, davacıya usulüne uygun olarak çağrı yapıldığı halde davacının ortaklar kurulu toplantısına mazeretsiz olarak katılmadığını, söz konusu gazetenin satılması üzerinden bir buçuk yıl geçtikten sonra bu davanın açılmasının davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, şirketin mali durumunun iyiye gitmesi için ortaklar kurulu toplantısında oy birliğiyle alınan kararla gazetenin satışının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin müdürü ve ortağı olan ...'ya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya konu gazete satışının 15.12.2016 tarihli Ortaklar Kurulu kararı ile alındığı ve şirketi temsile yetkili müdür tarafından temsil ve ilzam yetkisine istinaden bu kararın uygulandığı ve davaya konu gazete satışının yapıldığı, davacının iddia ettiği gibi bir müdür kararının bulunmadığı, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 625 inci maddeleri gereğince müdürlerin ancak ortaklar kurulu tarafından verilecek kararlar dışında kararlar alabilecekleri, davacının müdüre yönelik sorumluluk davası açması konusunda ise 6102 sayılı Kanun'un 618 inci maddesinin üçüncü fıkrasının c bendi gereğince Ortaklar Kurulu kararının bulunmasının gerektiği ve bu kararın bulunmasının dava şartı olduğu, ancak buna yönelik bir kararın da bulunmadığı, davaya konu gazete satışının Ortaklar Kurulu kararı ile de alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın müdür işlemine yani Milli İrade Gazetesinin 30.12.2016 tarihinde 17.500,00 TL bedelle müdürün ortağı olduğu kurucusu olduğu başka bir şirkete devrine yönelik açılan hükümsüzlük davası olduğunu, yerel mahkemece ortaklar kurulu kararına yönelik açılmış bir dava şeklinde davanın yorumlanarak karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu olan işlemin Ortaklar Kurulu kararı olmayıp devir işlemi olduğunu, gazetenin bu bedelle devrine karar veren kişinin ... olduğunu, ortaklar kurulunun gazetenin 17.500,00 TL bedelle ...'nın kurucu ortağı olduğu şirkete devrine karar vermediğini, bu işlemin 6102 sayılı Kanun'un 627 nci maddesindeki eşit işlem ilkesine, 391 inci maddesindeki sermayenin korunması ilkesine, 626 ncı maddesindeki özen ve rekabet etmeme ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, ...'nın ortağı olduğu Özkar Gazetecilik Matbaacılık Organizasyon San. Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile aynı sektörde yer alan iki kuruluş olduğunu, şirket için önemli olan bir gazetenin devri ile şirketin öz kaynağının yarısına yakınını yitirmiş olacağından sermayenin korunması ilkesine de aykırı olduğunu, gazetenin satılması ile birlikte şirketin faaliyetlerinin durduğunu, gazetenin değerinin belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerekirken bu inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince, dava nitelendirilirken yanılgılı değerlendirme ile davalı şirketin 15.12.2016 tarihli ve 7 numaralı ortaklar kurulu kararı ile Milli İrade Gazetesinin satılmasına dair kararın hükümsüzlüğünün tespitinin talep edildiği kabul edilmiş ise de esasen davacının dava dilekçesinde söz konusu ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitini talep etmediği, davacının ortağı bulunduğu davalı şirketin sahibi olduğu Milli İrade Gazetesi'nin dava dışı şirkete satışına ilişkin alınan yönetim kurulu kararını yoklukla batıl olduğunun tespitini istediği, somut olayda davacının ortağı bulunduğu davalı şirketin sahibi olduğu Milli İrade Gazetesinin satışına ilişkin alınmış bir yönetim kurulu kararının varlığına dosya kapsamı itibari ile rastlanmadığı, davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden ise söz konusu gazetenin dava dışı şirkete satış işleminin iptalinin talep edildiği anlaşılmış ise de davacının dava dilekçesinde anılan gazetenin satış işleminin iptalini talep etmeyip satış için alınan yönetim kurulu kararının yoklukla batıl olduğunun tespitini talep ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesindeki taleple bağlılık kuralı ve davanın açılış şekli gözetilerek, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin müdürü tarafından şirkete ait gazetenin değerinin çok altında bir bedelle ortağı olduğu başka bir şirkete satışının eşit işlem ilkesine aykırı olduğu iddiasıyla açılan yönetim kurulu kararının butlanla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası. 2.6102 sayılı Kanun'un 446 ncı, 447 nci ve 622 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava, davalı şirketçe 15.12.2016 tarihinde alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Adı geçen karar incelendiğinde yönetim kurulu kararı veya müdürler kurulu kararı olmayıp ortaklar kurulu (genel kurul) kararı niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı, 6102 sayılı Kanun'un 622 nci maddesine dayalı olarak kararın yok hükmünde olduğunu ileri sürmüş ise de anılan maddenin atfı gereği uygulanması gereken anonim şirketlere ilişkin aynı Kanun'un 447 nci maddesinde öngörülen sebeplerin bulunmaması ve davanın da genel kurul kararı iptali davası olarak yine aynı Kanun'un 446 ncı maddesine göre açılmadığı anlaşılmaktadır. Bu hukuki belirlemeye rağmen İlk Derece Mahkemesince kararın ortaklar kurulu kararı olarak nitelendirildiği ve sorumluluk davası açılabilmesi için gereken şartların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının şirketçe çıkarılan gazetenin satılması yönünden alınan yönetim kurulu kararının yoklukla batıl olduğunun tespit ettiği ve taleple bağlı kalınarak ortada böyle bir yönetim kurulu kararı olmadığı gerekçesi ile de davacı vekilinin istinaf başvurusu reddine karar verilmiştir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere davalı limited şirketin dosyaya sunduğu karar bir müdürler kurulu veya yönetim kurulu kararı değil ortaklar kurulu(genel kurul) kararıdır ve yoklukla malul olduğuna ilişkin herhangi bir somut iddia ve kanıt sunulamamıştır. Davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının değişik bu gerekçe ile düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.