11. Hukuk Dairesi 2014/4107 E. , 2014/10664 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2012/73-2013/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel…
**11. Hukuk Dairesi 2014/4107 E. , 2014/10664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2012/73-2013/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, kendilerinin davalı bankada 21/02/2001 tarihinde 96924 nolu vadeli hesap açtıklarını, bilahare sene sonuna kadar aynı işleme bağlanmasını istediklerini, nevar ki daha sonra vergi dairesinden vergi cezası geldiğini, itiraz ettiklerini ve bunun üzerine davalının, vadeli hesaptaki para ile hazine bonosu aldığını öğrendiklerini, oysa bu yönde bir talimatın bulunmadığını, bu şekilde elde edilen gelirden haberleri olmadığından menkul sermaye iradı beyanında bulunamadığını, bu nedenle vergi cezası tahakkuk ettiğini, bankanın gereken özeni göstermediğini, gereken imzayı almadığını ve doğan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 11.237,00 TL alacağın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, yapılan işlemlerden davacının haberdar olduğunu, vergi beyan yükünün davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; zamanaşımının dolmadığı, davalı bankanın iddia edildiği gibi mudi davacının hesabındaki para ile onun bilgi ve isteği dışında hazine bonusu aldığı ve bunu mudisine bildirmeyerek davacı mudi hakkında vergi cezası tahakkuk edilmesine yol açtığı ve bunda kusurlu olduğu iddiası bir yana, davacının bu kusurlu işlemden dolayı uğrayacağı zararını davalıdan isteyebilmesi için zararın doğmuş olması gerekeceği, davacı hakkında vergi cezası tahakkuk ettirilmiş ise de bu ceza hakkında iptal davası açıldığı ve davanın henüz sonuçlanmadığı gibi davacının da tahakkuk ettirilen vergi cezasını ödemediği, zararın ancak vergi cezasının davacı tarafından ödenmesi halinde doğacağı, dava tarihinde zarar henüz doğmadığından, davanın erken açıldığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.