T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1050 KARAR NO : 2026/277 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2022/312 ESAS - 2025/306 KARAR DAVA KONUSU : İstirdat KARAR YAZIM TARİHİ : 12.02.2026 İSTEM:Davacı vekili, davalı tarafça, kaçak elektrik iddiası ile 17.09.2020 tarihli GDZ2020000136573numaralı 257.213,75-TL b…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1050 KARAR NO : 2026/277 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2022/312 ESAS - 2025/306 KARAR DAVA KONUSU : İstirdat KARAR YAZIM TARİHİ : 12.02.2026 İSTEM:Davacı vekili, davalı tarafça, kaçak elektrik iddiası ile 17.09.2020 tarihli GDZ2020000136573numaralı 257.213,75-TL bedelli faturanın firma aleyhine tahakkuk ettirilderek haksız faturaya dayanarak İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2020/9924 esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin mevcut mal varlığı üzerindeki icra tehdidi ve ....tarafından elektrik akışının kesilmesi ve bu sebeple müvekkilin ticari faaliyetine devam edememesi üzerine takibe konu borcu ödemek zorunda kaldığını, 29.04.2021 tarihinde icra dosyasına toplam 301.817,45-TL bedel ödeyerek bu icra dosyasını kapattığını, alacaklı tarafın ödeme belgesine ihtirazi kayıt konulmasına karşı çıktığını, bu sebeple müvekkilin dekontta bu anlamda bir ihtiraz kaydı beyan etmediğini, oysaki yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereğince hesaplama yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile fahiş miktarda fatura bedeli tahakkuk ettirildiğini, İzmir 19. İcra Dairesinin 2020/9924 Esas sayılı dosyasından dolayı icra tehdidi altında haksız olarak ödenen paradan gerçek fatura tahakkuku ve diğer masraflar çıkarıldıktan sonra kalan bedelin (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) ödeme tarihi olan 29.04.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdadın talep etmiş, davacı vekili 99.036,27 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecfek yasl faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9924 dosyasından da görüleceği üzere kaçak elektrik kullanım bedelinin 257.213,75 TL değil, 256.012,79-TL olduğunu, zira; kaçak elektrik tespit tutanağında yazılan tespit güçlerinin toplamasında 65.690 KW yerine sehven 65.960 KW yazıldığını ve bu durumun fark edilmesi üzerine 257.213,75 TL tutarındaki faturanın iptal edilerek bu fatura yerine 256.012,79-TL tutarında kaçak elektrik ve kaçak elektriğe bağlı ek tahakkuk faturası düzenlenmesine karar verildiğini, bu nedenle fatura tutarının gerçeği yansıtmakla mevzuata uygun olduğunu, davacı şirketin kaçak elektrik kullandığının; tutanak, sayaç inceleme raporları ve ölçümlerle sabit olduğunu, 17.09.2020 tarihinde düzenlenen K-152460 seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı'na istinaden yapılan incelemede davacı şirketin "R, S, T fazlarının giriş-çıkış uçlarını şöntleyerek kaçak elektrik kullandığı"nın tespit edildiğini, kaçak elektrik tespit tutanaklarının, aksi sabit oluncaya kadar muteber belgelerden olduğunu, müvekkil şirket nezdinde bugüne kadar hiçbir abonesine karşı davacı yanın iddia ettiği gibi "tuzak kurma" amacı güdülmediğini, müvekkil şirketin, yönetmelikler ve EPDK kararları uyarınca kendisine belirlenen kurallar çerçevesinde iş ve işlemlerini yaptığını, açıklanan sebeplerle; davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mevzuata aykırı ikame ettiği davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME: "...........Sonuç itibari ile, taraflar arasında 19/12/2016 tarihinde ticarethane grubuna yönelik abonelik sözleşmesinin imzalandığı, sayaçta yer alan RST fazlarının giriş-çıkış uçlarının kısa devre yapılmak suretiyle kaçak elektriğin kullanıldığı ve sayacın doğru ölçüm yapmasının engellendiği görülmekle EPTHY' nin 42/1c maddesine göre davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olmakla, mahkememizce celp edilen soruşturma dosyası içerisinde yer alan sayaca ilişkin tüketim kayıtlarına göre tüketimin aylar itibari ile düzenli olmadığı bu nedenle kaçak elektrik enerjisinin kullanım başlangıç tarihinin tam olarak belirlenemediği görüldüğünden EPTHY' nin 45/1ç maddesine göre hesaplamanın yapılması gerektiği konusunda dosyaya sunulan bilirkişi raporları arasında herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, ihtilaflı ve çelişkili olan hususun davacının işyerinin vardiya saatine yönelik olduğu, mahkememizce toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacının işyerinin 2 vardiyalı olarak çalıştığına kanaat getirilerek hesaplama yapan son bilirkişi raporu ile teknik hesaplama içeren ek rapor mahkememizce hükme esas alınarak davacının 99.036,27 TL fazla ödemesinin bulunduğu ve fazla ödemenin yapıldığı tarih itibari ile faiz talep edebileceği nazara alınarak bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile; "1-Davanın KABULÜ ile; 99.036,27 TL' nin fazla ödemenin yapıldığı 29/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, dosyada mevcut tüm bilirkişi raporlarının birbirini tekrar eder nitelikte olduğunu ve davacı tarafça ileri sürülen hiçbir itirazı dikkate almadan düzenlendiğini, ilk derece mahkemesince de bu eksik ve hatalı raporlara itibar edilerek hüküm tesis edildiğini, davanın ticari satımdan kaynaklanan bir istirdat davası olduğunu ve müvekkil firmanın kaçak elektrik kullandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin faaliyete başladığında mevcut elektrik tesisatını aynen kullandığını ve bu hususun tanık beyanlarıyla da doğrulandığını, buna rağmen tanık anlatımlarının ve itirazların göz ardı edildiğini, bilirkişinin tanık beyanlarını esas aldığını belirtmesine karşın hesaplamayı hatalı şekilde yaptığını, zira işletmede iki adet klima bulunmasına rağmen yalnızca birinin ihtiyaç halinde günde 3–4 saat çalıştırıldığının beyan edilmesine karşın her iki klimanın da aylar boyunca günde 21 saat çalıştırıldığı varsayımıyla hesaplama yapıldığını, ilgili mevzuat uyarınca ticarethane grubunda yer alan işyerleri için günlük çalışma süresinin 8 saat olarak kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu işletmenin sanayi tüketici grubunda olmadığını, buna rağmen üç vardiya üzerinden 21 saat esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, varsayım olarak dahi 21 saat esas alınacaksa bu durumda sanayi tüketici grubuna ilişkin birim fiyatların uygulanmasının zorunlu olduğunu, iki vardiya ve 14 saatlik çalışma kabulünün de pastane ve fırın işletmelerinin fiili çalışma düzeniyle bağdaşmadığını, fırın ve üretim ekipmanlarının gün boyu kesintisiz çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişinin ceza soruşturmasındaki raporu düşük bularak emsal kabul etmemesinin görev sınırlarını aştığını, oysa İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/15243 sayılı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda toplam tüketim bedelinin 28.132,81-TL olarak hesaplandığını, maddi gerçeği yansıtan hesaplamanın bu rapor doğrultusunda yapılması gerektiğini öne sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu yönden bozulmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı adına tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım bedelinin tamamen mevzuata uygun olduğunu, davacıya ait ... ili ...ilçesinde bulunan 16820062 tesisat numaralı abonelikte yapılan yerinde incelemede sayaç giriş çıkışının şöntlenmesi suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, bu tespit üzerine K-31070 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanak doğrultusunda .... Şti adına Z/00114773 faturalama belge numarasıyla 256.012,79-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası oluşturulduğunu, söz konusu faturanın 17.09.2020 tarihli kaçak tespit ile 27.08.2020 tarihli bir önceki okuma arasındaki 21 günlük süre için, tesisatta kaçak kullanıma konu cihazların 65,69 kW kurulu gücünün %60’ı esas alınarak 39,41 kW güç üzerinden ve işyerinin kafe olması nedeniyle mevzuatta öngörülen 21 saatlik günlük çalışma süresi kabul edilerek hesaplandığını, ayrıca kaçak tespit tarihinden geriye doğru 365 gün esas alınmak suretiyle 27.08.2020 ile 18.09.2019 tarihleri arasındaki 344 günlük dönem için ek tüketim hesabı yapıldığını, bu hesaplamada yine 39,41 kW güç ve 21 saatlik çalışma süresinin esas alındığını, bulunan toplam tüketimden aynı dönemde daha önce tahakkuk ettirilen tüketimin düşüldüğünü, kalan miktarın kurul onaylı tarife tablolarında ilgili tüketici grubuna ait tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifeleriyle ve mevzuat gereği belirlenen katsayılar uygulanarak bedellendirildiğini, tüm bu işlemler sonucunda 256.012,79-TL tutarındaki faturanın oluşturulduğunu, tahakkukun Elektrik Piyasası mevzuatı ve yönetmelik hükümlerine birebir uygun olduğunu, bu nedenle davanın kabulü yönünde verilen yerel mahkeme kararının hukuka aykırı bulunduğunu belirterek İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/312 E., 2025/306 K. sayılı kararının bozulmasına, davanın tümden reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik tüketimine dayalı olarak tahakkuk eden bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden sonra ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davacı ve davalının, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2025 tarih 2022/312 Esas 2025/306 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a)Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, b) Davalı yönünden alınması gereken 6.765,17 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.149,77 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK'nin 361 vd maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde YARGITAY TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 12/02/2026 günü oy birliği ile karar verildi.