T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/815 - 2026/33 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/815 KARAR NO : 2026/33 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/03/2022 NUMARASI : 2019/367 E. - 2022/60 K. DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 1…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/815 - 2026/33 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/815 KARAR NO : 2026/33 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/03/2022 NUMARASI : 2019/367 E. - 2022/60 K. DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince Verilen 01/03/2022 tarih ve 2019/367 E. - 2022/60 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirketin 2019 01429/1, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 numaralı çoklu dikey soğutucu/dondurucu tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olmadığını, bu tasarımların birebir benzeri veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin dünyanın çeşitli ülkelerinde ve Türkiye’de uzun yıllardır üretilmekte ve pazarlanmakta olduğunu, ancak TÜRKPATENT YİDK kararında tasarımların çerçeve, kapak, ızgara yapılarındaki benzerlik ve tasarımların genel görünüm olarak bıraktığı izlenim dikkate alınmadan müvekkilinin itirazının reddedildiğini, dava konusu tasarımların gerek tasarıma yapılan itirazda gerek piyasada uzun yıllardır satışı yapılan anonimleşmiş soğutucu dolaplardan tek farkının kanopi, tekmelik ve yan kısmında “...” yazısının bulunması olduğunu, bu küçük ayrıntıların tasarımlara yenilik katmadığını ileri sürerek, 2019/T-874 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019 01429/1, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 11,12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davaya konu 2019 01429/1, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen 2005 00365/5, 2008 01496/4, 2008 02800/2, 2010 04687/4, 2010 04687/5, 2013 05796/1, 2014 04622/1, 2015 05815/1, 2015 05912/1, 2015 06018/1, 2015 06018/2, 2015 07289/2, 2016 02667/1, 2016 03346/1, 2016 04131/1, 2016 08328/2, 2017 02182/1, 2017 07775/1, 2017 07779/1, 2018 04875/15, 2018 04875/2, 2018 04875/4, 2018 04875/8, 2018 07068/1, 2018 07068/2, 2018 07068/3, 2018 07090/1, 2018 07090/10, 2018 07090/12, 2018 07090/3, 2018 07090/4, 2018 07090/5, 2018 07090/7, 2018 07090/9, 2018 07202/1, 2018 07202/3, 2018 07202/4, 2018 07202/6, 2018 07202/7, 2018 07202/9, 2018 07455/2, 2018 07455/4, 2018 07456/2, 2018 07456/4, 2018 07460/1, 2018 07461/10, 2018 07461/4, 2018 07464/3, 2018 07464/4, 2018 07619/11, 2018 07619/12, 2018 07619/5, 2018 07619/6, 2019 00312/1, 2019 00312/3, 2019 00312/4, 2019 00312/5, 2019 00426/9 sıra numaralı tasarımlar arasında küçük ayrıntıları aşacak seviyede farklılık bulunduğunu, davalıya ait tasarımın daha önce kamuya sunulan itiraz konusu ürünlerin görünümüyle hiçbir şekilde ilişkilendirilemeyeceğini, tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı gözünden bakıldığında da genel izlenim itibariyle belirgin bir farklılık bulunduğunu, YİDK kararının usule ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, dava konusu 2019 01429/1, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 sıra nolu tasarımların itiraza dayanak gösterilen tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğunu, dikey soğutucular bakımından tasarımcının özgürlük alanının kısıtlı bulunduğunu, dava konusu tasarımların form açısından, değişen trendler ve değişen kullanıcı deneyimleri düşünülerek ve üretim yöntemlerindeki ilerlemeler de göz önüne alınarak geliştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu tasarımların, davacının marka işlem dosyası ve dava dosyasında itiraz gerekçesi olarak ileri sürdüğü tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içerdiği, davacının marka işlem dosyası ve dava dosyasında itiraz gerekçesi olarak ileri sürdüğü çeşitli internet sitelerindeki ürün görselleri karşısında yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içerdiği, yenilik kırıcı benzerlerine rastlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında alınan kök bilirkişi heyet raporundan sonra, heyet ikiye ayrılarak 3.bilirkişinin ayrıca rapor düzenlemesinin sebebinin açıklanmadığını, bu haliyle usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş bir bilirkişi raporunun bulunmadığını, ek raporun 3.sayfasının 3.paragrafında 2018/07695-1 sayılı tasarımın dava konusu tasarım ile genel izlenim itibariyle benzer olduğu belirtildiği halde sonuçta dava konusu tasırımın yeni ve ayırt edici olduğu kabul edilerek raporun kendi içinde çelişki yaratıldığını, itiraz gerekçesi olarak ileri sürdükleri tasarımların incelenmediğini, Türkpatent tarafından 2019/01429-2,5,6,10 sayılı tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıkları gerekçesiyle tescil edilmediklerini, bu durumda anılan tasarımlarla aynı olan 4,5,7,8,9,11,12 sayılı tasarımların da yeni ve ayırt edici olmayacağını, bilirkişilerce mesnet parça tasarımlarının değerlendirmeye alınmamasının da kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı aleyhine Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/424 Esas, 2021/188 Karar sayılı dosyasında 2018/07462-1,2 nolu endüstriyel tasarımların iptali amacıyla açılan davada yapılan yargılama sonucunda tasarımın yeni olmadığına karar verildiğini, bu kararın onanarak kesinleştiğini, 2018/07462/1,2 sayılı endüstriyel tasarımların 2019/01429-7,8 sayılı tasarımların birebir aynısı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarımla ilgili YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 279/2.maddesinde, "Raporda, tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda mahkemece üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturulmuş, heyet olarak kök raporlarını sunmalarının ardından bilirkişi heyetinden bu kez taraf vekillerinin itirazlarını karşılayan ek rapor talep edilmiştir. Bunun üzerine çoğunluk görüşü olduğu belirtilerek Dr. ... ve Prof. Dr. ... tarafından 04/10/2021 tarihli ek rapor ve Prof. Dr. ... tarafından 29/11/2021 tarihli ek rapor sunulmuş, sonuçta her iki ek raporda, kök rapordaki kanaatin değişmediği bildirilmiştir. Ne var ki bu durumda azınlık görüşü söz konusu olmadığına göre, aynı görüşe iştirak eden bilirkişilerce ayrı ek raporlar düzenlenmiş olması HMK'nın 279/2.maddesine açıkça aykırıdır. Öte yandan, tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanarak bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/13749 E.- 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2024 tarih ve 2022/4097 Esas- 2024/739 Karar sayılı kararında da; "... kamu düzenine ilişkin olan mutlak yenilik unsurunun, YİDK iptali davaları ile endüstriyel tasarımların 554 sayılı KHK'nın 43 üncü maddesi kapsamında hükümsüzlüğü istemli davalarda, mahkemelerce YİDK tarafından değerlendirmeye alınan, YİDK'e itiraz konusu olarak sunulan ve hatta YİDK iptali istemli davalarda taraflarca sunulan bilgi ve belgelerle dahi bağlı kalınmaksızın re'sen araştırılması ve tasarımın mutlak yenilik unsuruna sahip olup olmadığının belirlenmesinin zorunlu olduğu, YİDK tarafından da re'sen mutlak yenilik incelemesi yapılması gerektiği, YİDK'in hem itiraza mesnet bilgi ve belgeler kapsamında hem de re'sen mutlak yeniliği incelemesi gerektiği, aksinin kabulünün tasarım hukukunda mutlak yenilik unsurunun kamu düzenine ilişkin olması ilkesiyle bağdaşmayacağı, Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.03.2023 tarihli, 2021/11-943 E. ve 2023/288 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, ayırt edicilik unsurunun incelenmesinde mutlak yenilik unsurundan farklı olarak re'sen inceleme yapılmasının, ayırt edicilik unsurunun kamu düzeniyle ilgisi bulunmadığından mümkün olmayıp, mahkemelerce taraflarca getirilme ilkesi çerçevesinde tarafların getirdiği bilgi ve belgeler kapsamında bir inceleme yapılması gerektiği, gerek mutlak yenilik ve gerekse de ayırt edicilik incelemelerinin genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgi gerektiren hususlar olduğundan mahkemelerce alanında uzman bilirkişiler marifetiyle yapılacağı..." belirtilmiştir. Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu HMK'nın 297.maddesine aykırı olarak düzenlendiği gibi mutlak yenilik konusunda yapılan araştırma yeterli ve denetime elverişli bulunmamış, ayrıca davacı şirket vekilince bilirkişi raporuna karşı esaslı itirazlarda bulunulduğu halde, mahkemece bu husustaki araştırmanın derinleştirilmesi gerekli görülmemiştir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu alınıp, varsa taraf vekillerinin rapora esaslı itirazlarının giderilmesinden ve Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/424 Esas, 2021/188 Karar sayılı dosyasında 2018/07462-1,2 nolu endüstriyel tasarımların iptali amacıyla açılan davada verilen kararın iş bu dava bakımından yenilik kırıcı olup olmadığının belirlenmesinden sonra, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 279.maddesindeki usule aykırı olarak düzenlenen rapora istinaden, davacı Şirket vekili tarafından bilirkişi raporuna yapılan itirazlar yöntemince karşılanmadan ve mutlak yeniliğe ilişkin yeterli ve denetime elverişli araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 01/03/2022 gün ve 2019/367 E. - 2022/60 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.