11. Hukuk Dairesi 2024/2290 E. , 2025/872 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1286 Esas, 2024/32 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor din…
**11. Hukuk Dairesi 2024/2290 E. , 2025/872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1286 Esas, 2024/32 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 520.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin kardeşi olan davalıya bono verilmesini gerektirir bir borcu bulunmadığını, davalının bonoyu müvekkiline okuma yazma bilmemesinden faydalanarak hileyle imzalattığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, ceza soruşturmasının derdest olduğunu ileri sürerek müvekkilinin anılan senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile asgari %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının bu iddialarını ancak yazılı delillerle ispatlayabileceğini, tanık dinletme talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, tarafların kardeş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 203/1-(a) hükmüne göre davacı iddialarının tanıkla ispatının mümkün olduğu, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere tarafların maddi durumunun senette yazılı tutar kadar borçlanmaya elvermediği, davalının veraset işlemlerinde kullanacağından bahisle davacıya boş bir kağıt imzalattığı, daha sonra açığa imzalı bu belgeyi davaya konu bonoya dönüştürdüğü, davacının senet düzenleme iradesi bulunmadığı gibi dosya kapsamında senette yazılı tutarın davacıya ne şekilde ödendiğini gösterir bir belgenin de bulunmadığı, ekonomik güçleri gözetildiğinde taraflar arasında bu miktarda bir senet düzenlemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin okuma yazma bilmemesinden yararlanarak söz konusu senedin kendisine imzalattırıldığını savunmuşsa da, bir kimsenin okuma yazma bilmemesinin imza kullanması halinde kambiyo senedi tanzim etmesine engel olmadığı, dava dilekçesine ekli vekaletnamede davacı ...'in imzasının olduğu, HMK'nın 203/1-(a) hükmü gereğince yakın hısımlardan sayılan kardeşler arasındaki hukuki işlemler tanık ile ispatlanabilirse de, bu istisnanın yakın hısımlar arasında senet alınması manevi bakımdan imkansız bulunduğu için kabul edildiği, yakın hısımlar arasındaki bir hukuki işlem senede bağlanmışsa, artık manevi imkansızlıktan söz edilmesine ve tanık dinletilmesine imkan olmadığı, taraflar kardeş dahi olsa artık aralarında senet düzenlendiği ihtilafsız olduğundan senetle ispat kuralının istisnasının uygulanamayacağı, bu nedenle tanık beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, senedin hata ya da hile irade fesadı iddiasıyla alındığı olgusu ispata muhtaç kaldığından, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.