İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 01/07/2025 tarihli dilekçesiyle; davacının borçlarını vadesi geldiği halde ödeye…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 01/09/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Avv DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİLLER: 1-...... VEKİLİ : Av... 2-...... VEKİLİ : Av... DAVA : KONKORDATO İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 01/07/2025 tarihli dilekçesiyle; davacının borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemez duruma geldiğini, ödeme güçlüğüne düştüğünü ve konkordato ön projesinde yazıldığı şekilde borçlarını ödemek istediğini beyan ederek, 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Konkordato" davasıdır. Somut olayda ; dava dilekçesi ve ekinde sunulan belgelerin incelenmesi sonucu; a) Nakit akım tablosunun ödeme planıyla uyumlu olarak ve ödeme yapılacak dönemler için aylık olarak hazırlanması gerekirken yıllık olarak hazırlandığı, b) 4 adet taşınmaz bildirildiği halde 2 tanesi için tapu kaydı (senedi) sunulduğu, c) Diğer yandan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 14/08/2003 gün ve ... sayılı nüshasının 241. sayfasındaki ilana göre davacı şirketin münferit temsile yetkili müdürünün 20 yıl süreyle Talip Doğan olduğu, 08/08/2003 ortaklar kurulu karar tarihinden itibaren 20 yıl geçtiği halde yeni bir müdür atanmadığı, davacı şirketin de yetkili bir müdürünün bulunmadığı, görev süresi sona eren temsilcinin bu dava için vekalet veremeyeceği, dava açılırken sunulan vekaletnamenin güncel bir vekaletname olmayıp 18/06/2013 tarihli vekaletname olduğu görüldüğünden, davacı şirketin güncel yetkilisi/yetkilileri tarafından düzenlenmiş konkordato davası açma yetkisini de içeren bir vekaletname bulunmadığı belirlenmiştir. Davacı vekiline yukarıda yazılı eksikliklerin giderilmesi için ihtarname gönderilmesine ve ihtarnamenin davacı vekiline 07/07/2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen 2 haftalık kesin süre içerisinde eksiklikler giderilmemiştir. 6100 s. HMK'nın 77/1-2. maddesine göre, "(1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. (2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir." Davacı şirket vekilinin usulüne uygun bir vekaletnamesinin bulunmaması, verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde bu eksikliğin giderilmemesi ve davacı şirket temsilcisi veya temsilcilerinin de davacı şirket adına yapılan işlemleri kabul ettiklerine dair beyanlarının bulunmaması nedeniyle, 6100 s. HMK'nın 77/1. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. 6100 s. HMK'nın 77/2. maddesi gereğince de, vekaletnamesiz iş yapan ve bu eksikliği gidermeyen ilgili avukatın yargılama giderleri ve (davalı değil müdahil olsa dahi) karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkum edilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacının davasının 6100 s. HMK'nın 77/1. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamına şirket adına sunmuş oldukları vekaletname süresiz olup vekaletnamede konkordato başvurusu için özel yetki de bulunduğunu, görev süresi sona eren limited şirket müdürünün görevinin, yeni müdür seçilene kadar devam etmesi nedeniyle taraflarına verilen vekaletnamenin geçerliliğini devam ettirdiğini, vekalet ilişkisinin sona erdiğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla vekil ilişkisinin sona erdiği halde dahi şirket menfaati gereği taraflarının vekilliğe devam etmekle yükümlü olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının "davanın açılmaması sayılmasına" ve avukat olarak aleyhine hükmedilen yargılama giderlerine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır. Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (YARGITAY 23.Hukuk Dairesi 2019/3021E,2020/292 K) Dosyamızda istinafta bulunanan konkordato talep eden borçlu şirket vekilidir. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 07/09/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde 22/09/2025 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Borçlunun malvarlığına yönelik bulunması gereken belgeler yönünden ise ,İİK.nun 7101 sayılı yasanın 15. maddesi ile değişik 287. Maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi, konkordato talebi üzerine İİK.'nun 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespiti halinde geçici mühlet kararı vererek 297/2. maddesindeki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Buna göre, davacı tarafından İİK.nun 286.maddesinde belirtilen ve dilekçe ekinde sunulması dava şartı olan belgeleri tamamlaması için HMK. m. 115/2'ye göre kesin süre verilerek ve konkordato ön projesinde bulunmayan belgeler ile ilgili olarak 2 haftalık kesin sürenin verilmiş olması gözönüne alınarak dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi yerinde olup davacının istinafının reddi gerekeceği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 23/12/2025 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.