T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1206 KARAR NO:2025/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/03/2022 NUMARASI :2021/352 Esas - 2022/288 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın redd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1206 KARAR NO:2025/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/03/2022 NUMARASI :2021/352 Esas - 2022/288 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki çerçevesinde, müvekkilinin üretimini yaptığı ürünleri davalının satın aldığını, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin davalıya satışı ile ilgili olarak taraflar arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, devamında müvekkili tarafından davalı yana fatura kesildiğini, söz konusu faturaya karşı davalı yanca usulüne uygun ve süresi içinde yapılmış herhangi bir itirazın bulunmadığını ve faturaların kesinleştiğini, müvekkili şirketin, dava konusu ticari iş ilişkisinden kaynaklanan edimlerini eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, dava konusu ürünlerin hasarsız ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, icra takibine dayanak yapılan faturalarla satışı gerçekleştirilen ürünlerin, davalı şirketçe yürütülen bir inşaat projesinde kullanıldığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten 235.109,10 TL tutarında asıl alacağının, 251.265,61 TL toplam alacağının mevcut olduğunu, davalı yanın söz konusu alacağı ödemediği gibi tahsil sürecini de sürüncemede bırakmak istediğini, davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı yanın başlatılan takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; dava konusu yapılan 30.09.2020 tarihli, 235.109,10 TL bedelli e-faturanın müvekkili şirkete elektronik yolla 08.10.2020 tarihinde teslim edildiğini, faturaya karşı Kadıköy ...Noterliği'nin 13.10.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarı ile itiraz edilerek faturanın davacıya iade edildiğini, davacının sunduğu cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere, taraflar arasında dava konusu fatura öncesinde iş ilişkisi kurulduğunu, davacının dava konusu fatura dışında müvekkili şirkete toplamda iki adet fatura kestiğini ve bu faturaların karşılığı olan 61.377,70 TL'nin davacıya ödendiğini, dava konusu fatura içeriğindeki mallar ve hizmet ile ilgili taraflar arasında herhangi bir sözleşme kurulmadığını, taraflar arasında temel borç ilişkisi bulunmadığından faturanın kesilmiş olmasının alacağın hukuken doğması anlamını taşımayacağını, fatura içeriğindeki mallar ve hizmetin müvekkili şirket tarafından teslim alınmadığını, bu nedenle faturaya yasal süresi içinde itiraz edildiğini, dava konusu faturanın usulüne uygun düzenlenmediğini, sevk irsaliyesinde belirtilen mal ve hizmetin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, irsaliyede teslim eden ve teslim alan imzalarının bulunmadığını, davacı şirketin tek yetkilisi ve %90 ortağı olan ...'tan müvekkili şirketin yüklü miktarda alacağının bulunduğunu, davacı şirketin önceki adresinde olan taşınmazın (fabrika binası) davacı şirket yetkilisi ...'a ait olduğunu, ... ile müvekkili şirketin Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzaladığını, sözleşme kapsamında ...'a 2017 yılında 3.600.000,00 TL nakit para ve sözleşme kapsamında yapılacak işler için 2017 yılında 900.000,00 TL harcama yapıldığını, sözleşmeler gereği ...'un taşınmaz üzerinde bulunan 7.500.000,00 TL banka ipoteğini kaldırıp müvekkili şirkete teslim etme taahhüdünde bulunduğunu ancak bu taahhüdüne uymadığı gibi aldığı parayı ve proje için harcanan parayı müvekkili şirkete iade etmediğini, bu nedenle ... hakkında icra takipleri yapıldığını, takiplere itiraz edildiğini, davacı şirket yetkilisine karşı müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/354 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ve İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/283 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığını, İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının müvekkili şirket lehine olduğunu ve kararın kesinleştiğini, davacı şirket yetkilisi ile müvekkil arasında devam eden alacak davalarından dolayı davacı şirketin işbu davayı açtığını düşündüklerini savunarak, davanın reddine ve %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; defter incelemesinde tarafların defterlerini hazır bulundurduğu, 18.02.2022 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar, sevk irsaliyesi ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil teşkil ettiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 13.10.2020 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan kaydi olarak 235.109,10 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise, 13.10.2020 tarihi itibariyle kaydi olarak borcunun görünmediği, davalının, ürünlerin teslimatına itirazının bulunduğu, davacı tarafça düzenlenen dava konusu e-faturanın Kadıköy ...Noterliği'nin 13.10.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarı ile davalı tarafından davacı yana iade edildiği, dosya içeriğinde bulunan ... numaralı sevk irsaliyesinin 2018 yılına ait olduğu, söz konusu irsaliyede de teslim eden ve teslim alan imzasının olmadığı, dolayısı ile davaya konu ürünlerin teslimatının kaydi anlamda ispata muhtaç göründüğü kanaatine varıldığı rapor edilmiş olup, davacı tarafça yeniden, keşif yapılması talebinde bulunulduğu, dosyanın mahiyeti, kapsamı, sunulan dilekçeler de nazara alınarak, keşif yapılmasının dosyaya bir yenilik katmayacağı anlaşılmakla keşif yapılmasına yer olmadığına karar verilerek açık yargılamaya devam olunduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça, icra dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davası açılmış ise de, davacı tarafın davalı taraftan faturadan ve cari hesaptan kaynaklı bir alacağının bulunmadığı, davanın mahiyetine ve miktarına göre yazılı delil ile ispat kurallarının geçerli olduğu, 2018 senesine ait sevk irsaliyesinde teslim eden ve teslim alan imzasının olmadığı, davaya konu ürünlerin davalı tarafa teslim edilmesi yönünden davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle davanın reddine, İİK'nın 67/2. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin üretimini yapmış olduğu ürünlerin davalı tarafça satın alınması şeklinde ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin 1988 yılında ... olarak hizmete başladığını, 1994 yılından itibaren ... adı altında çalışmalara devam ettiğini, faaliyet konusu içinde bulunan cam elyaf takviyeli polyesterden ...'den ve fiberglastan mamul tekne vb. araçların imalini, mobilya vb. mermer granit desenli levhaların vs. ürünlerin imalini ve ticaretini yaptığını, müvekkili tarafından üretimi yapılan söz konusu ürünlerin davalıya satımı ile ilgili ticari ilişki kurulduğunu, hesap ekstresinin dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin edimlerini eksiksiz şekilde ifa ettiğini, ürünlerin hasarsız ve eksiksiz teslim edildiğini, defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğunu, müvekkilinin takip tutarındaki kadar davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu işe karşılık fatura tanzim ederek davalıya gönderdiğini, davalının semen ödeme borcunu yerine getirmediğini, davalının dava konusu faturaya ilişkin ürünleri teslim alıp inşaat projesinde kullanmış olmasına rağmen söz konusu ürünlerin teslim edilmediğinin iddia edildiğini, 13.10.2020 tarihli iddiasında fatura ve içeriğinde yer alan mallar ve montaj hizmetinin sözleşme şartlarında belirtilen niteliklere uygun olarak teslim edilmediğine denilerek davalının malların teslimini kabul ettiğini hatta teslim edilen malları inceleyip belirtilen niteliklere uygun olmadığının dahi iddia edildiğini, ileri sürülen iddia ve itirazlarının değerlendirilmediğini, davalının müvekkili tarafından satılan ve teslimi yapılan malları Pendik'te yürüttüğü inşaat projesinde kullandığını bu konudaki keşif taleplerinin mahkemece hukuka aykırı olarak reddedildiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket yetkilisi arasında 28.03.2017 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözlemesi imzalandığını, davalının bu sözleşmeyi feshettiğini, buna ilişkin davaların görülmeye başlandığını, sözleşmenin feshedilmiş olmasına rağmen daha öncesinde dava konusu faturalara ilişkin malların davalı şirketin iş bu projesinde kullanıldığını, bu hususun tespiti ve malların tespitinin ispatı için inşa edilen gayrimenkuller üzerinde keşif talep edilmesine rağmen mahkemenin hiçbir haklı ve yerinde sebebe dayanmaksızın bu taleplerini reddettiğini, ayrıca tanık dinletme taleplerinin kabul edilmesi gerekirken reddinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket yetkilisi arasında devam eden davalar nedeniyle borçlarını ödemekten imtina ettiğini, fatura konusu malları teslim alıp kullanmasına rağmen faturaya itiraz ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satıma ilişkin faturaya bağlanmış satım bedeli alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, davacının takibe konu etmiş olduğu fatura konusu malları davalıya teslim edip etmediği, fatura konusu alacağı hak kazanıp kazanmadığı, davacının iddiası gibi fatura konusu ürünlerin davalıya teslimi ile birlikte davalının projesinde kullanıp kullanılmadığının tespiti amacı ile inşaat alanında keşfen inceleme yapılıp yapılmayacağı, malların teslimine dair tanık dinlenip dinlenilmeyeceği ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 30.09.2020 tarihli KDV dahil toplam 235.109,10 TL tutarında e-fatura düzenlendiği, e-faturanın konusunun duşakabin, ön cephe kabin vb. ürünler ile montaj bedelinden oluştuğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete Kadıköy ... Noterliğinde gönderilen ihtarname ile davacının tanzim etmiş olduğu faturanın içeriğinde malların ve montaj hizmetinin sözleşme şartlarında belirlenen niteliklere uygun olarak teslim edilmediği bu nedenle faturanın kabul edilmediği, iade edildiğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından 235.109,10 TL tutarındaki fatura alacağı ile birlikte işlemiş faiz olmak üzere toplam 251.265,61 TL alacağın tahsili amacı ile ... sayılı dosyasında ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı şirketin icra takibine karşı itiraz ettiği, itirazında fatura içeriğindeki mallar ve hizmetlerin teslim alınmadığı, faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edildiği ve iade edildiğinin belirtildiği, davacının ise İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu, davalı şirket ile davacı şirket yetkilisi ... arasında 28.03.2017 tarihinde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı, arsa sahibinin ... olduğu, davalı şirketin ise müteahhit olarak sözleşmede yer aldığı, söz konusu sözleşmenin feshinden dolayı birden fazla icra takibi ve hukuki uyuşmazlıkların mevcut olduğu anlaşılmıştır.Davalı, fatura içeriğindeki mallar ve hizmetlerle ilgili herhangi bir sözleşme kurulmadığını, temel borç ilişkisinin bulunmadığını, irsaliyede teslim eden teslim alan imzasının bulunmadığını, davacı şirketin tek yetkilisi ve %90 ortağı olan ...'an müvekkili şirketin yüklü miktarda alacağı bulunduğunu, davacı şirketin Pendik adresinde bulunan fabrika binasını davacı şirket yetkilisine ait olduğunu, müvekkili şirket ile sözleşme imzaladığını, sözleşme kapsamında şirket yetkilisine 2017 yılında 3.600.000,00 TL nakit para ve sözleşme kapsamında yapılacak işler için 900.000,00 TL harcama yapıldığını, ...'un taşınmazda üzerinde bulunan 7.500.000,00 TL banka ipoteğini kaldırıp müvekkiline teslim etme taahhüdünde bulunmuş ise de taahhüdüne uymadığı gibi aldığı parayı ve proje için harcanan parayı müvekkiline iade etmediğini, icra takipleri başlatıldığını, takiplere itiraz edildiğini ve alacak davalarının açıldığını belirterek davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunmuştur.Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte ilgili delilerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 18.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK'nın 222. maddesine göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu, davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı defterlerinin HMK'nın 222. maddesine göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu, davacı yanın ticari defterlerinde 13.10.2020 tarihi itibariyle kaydi olarak 235.109,10 TL alacaklı olduğu, davalı yanın ticari defterlerinde ise 13.10.2020 tarihi itibarı ile kaydi olarak borcunun görünmediği, davalının ürünlerin teslimatına itirazının bulunduğu, dosya içeriğinde bulunan 077200 numaralı sevk irsaliyesinin 2018 yılına ait olduğu, söz konusu irsaliyede de teslim eden ve teslim alan imzasının olmadığı, dolayısı ile davaya konu ürünlerin teslimatının kaydi anlamda ispata muhtaç göründüğü kanaatine varıldığı, ancak bu hususun hukuki yorumu ve takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; müvekkili defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, delil niteliğini taşıdığını, fatura konusu ürünlerin teslim edildiğini, inşaat işlerinde kullanılmış olmasına rağmen teslim edilmediği iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili tarafından satılan ve teslimi yapılan malların davalının Pendik'te yürüttüğü inşaat projesinde kullanıldığını, bu hususun tespit için keşif taleplerinin olduğunu ve tanık dinletme taleplerinin olduğunu belirtmiştir.Davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; raporla birlikte faturaya konu ürünlerinin teslimatının ispatlanamadığının açıkça tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından malların teslim alınmadığını, davanın ispatlanamadığını belirterek davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 22.03.2022 tarihli celse ara kararı gereğince, davanın mahiyeti ve kapsamı dikkate alınarak keşif yapılmasının dosyaya bir yenilik katmayacağı belirtilerek, davacının keşif talebinin reddine dair karar verilmiştir.Davalı vekili zapta geçen beyanında; keşif talebinin önceki celse ara kararı ile reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Takibe konu alacak faturadan kaynaklanmaktadır. Davalı taraf fatura ile ilgili olarak akdî ilişkiyi kabul etmemiştir. Fatura düzenlenmesi tek başına akdî ilişkinin varlığına yeterli olmadığı gibi alacağın varlığını kanıtlamaya da yeterli bir belge değildir. Alacaklı davacının fatura konusu malın davalıya teslim edildiğini kanıtlaması gerekmektedir. Takip konusu faturaya dair sevk irsaliyesinde imzalar mevcut değildir. Belirtildiği üzere faturada yazılı malların teslim edildiğini ispat yükü satıcı olan davacıya aittir.Dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6. ve HMK'nın 190 ve 200. maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Dosyaya ibraz edilen fatura, malın teslim edildiğini göstermez. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.Dava konusu fatura ticari satıma ilişkindir. Davalı tarafça fatura ve fatura konusu ürünlerin teslimi kabul edilmemiş ve aksi, davalı tarafça ispatlanamamıştır.Teslimi ispat edilemeyen ürünlere dair keşfen inceleme yapılmasında bir gereklilik ve hukuki yarar mevcut değildir. Bu konuda verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Çünkü teslim edilmeyen ürünlerin inşaat alanında kullanıp kullanılmadığını tespitinde hukuki yarar olmayacaktır. Zira inşaatta kullanılan malların piyasadan herhangi bir satıcıdan temini mümkündür.Diğer taraftan malların teslimi yukarıda belirtildiği üzere hukuki bir işlem olup dava değeri itibariyle bu konuda karşı tarafın muvafakatı olmaksızın tanık dinlemeyeceğinden, aksine iddiaları yerinde değildir. Davacı, fatura konusu alacak iddiasını ispat edememiş olduğundan mahkemece verilen ret kararında ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.