İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişki kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalı .... AŞ tarafından satın alınan emtianın Fransa’dan Türkiye’ye nakliyesini davalıların üstlendiğini, bir kap ve brüt 8,50 kg olan emtianın ....…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/887 KARAR NO: 2026/457 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/11/2022 NUMARASI: 2021/482 Esas - 2022/1056 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/06/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişki kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalı .... AŞ tarafından satın alınan emtianın Fransa’dan Türkiye’ye nakliyesini davalıların üstlendiğini, bir kap ve brüt 8,50 kg olan emtianın .....-... taşımasının davalı ... tarafından yapıldığını, davalı ... kargo takip listesine göre emtianın İstanbul’a ulaşmış görünmesine karşın ... tarafından kaybolduğu bilgisinin verildiğini, dava dışı sigortalı şirketin ekspertiz raporuna göre 45.400,75-TL olan hasar bedelinin ibraname karşılığında 23.12.2020 tarihinde sigortalıya ödendiğini, ayrıca sigortalıdan temlikname alındığını, davalıların bu tutardan sorumlu olduklarını, davalılar hakkında.... İcra Dairesi'nin ... E sayılı takibinin başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek davalıların itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... AŞ. vekili; müvekkili şirketin taşıyıcı sıfatının bulunmadığını, konşimentonun incelenmesinden hem taşımayı yapanın hem de konşimentoyu düzenleyenin ... olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu olayda sadece acente sıfatıyla hareket ettiğini, hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin belirli olmadığını, süresinde ihbar edilmediğini, hasar miktarının nasıl belirlendiğinin belirli olmadığını, yükün kapalı koliler içinde teslim edildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, yükün havayolu taşıması sırasında kaybolması nedeniyle tüm sorumluluğun ... üzerinde olduğunu, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili; dava konusu olayda 1999 Montreal Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini ve müvekkili şirketin sorumluluğunun her halükârda sınırlı sorumluluk esasına bağlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete sınırlı sorumluluk esasına göre ödeme yapılması teklif edildiğini, ancak yetki belgesinin sunulmaması nedeniyle ödeme yapılmadığını, davacının ancak karar tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceğini, davacının icra inkâr tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı ...'nin akdi taşıyıcı, davalı ...'nin ise fiili taşıyıcı olduğu, davalılar tarafından taşınan emtianın kaybolduğu, zararın 02.11.2020 tarihinde davalılara ihbar edildiği, Montreal Konvansiyonu 22. maddesi hükmü kapsamında davalıların akdi ve fiili taşıyıcı olmaları sebebiyle müştereken ve müteselsilen sınırlı sorumlu oldukları, Montreal Konvansiyonu 23/3. maddesi gereğince davalıların sorumluluğunun brüt kg başına 22 SDR ile sınırlı olduğu, 198 SDR'nin karar tarihine en yakın TCMB kuru karşılığı 3.765,31-TL sorumluluklarının bulunduğu, davalıların 08.01.2021 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, .... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak 3.765,31-TL ve 103,67-TL faiz olmak üzere 3.868,98 TL üzerinden aynen devamına, talebin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; emtianın kaybolması nedeniyle davalıların sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacaklarını, zayi olgusuna hiç bir açıklama getirilemediğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'nin 13/3. maddesine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı ... vekili; müvekkilinin acente olarak hareket ettiğini, ancak acente olarak hareket ettiği firmaya izafeten dava açılabileceğini, müvekkilinin taşıma ilişkisinde yer almadığını, zarardan fiili taşıyanın sorumlu olduğunu, süresinde ihbar yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın kaybı nedeniyle sigortalıya ödenmiş olan hasar bedelinin, davalı taşıyıcılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu taşıma Fransa-Türkiye arasında gerçekleştirilmiş olup, her iki devletin taraf olduğu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. Somut olayda; davacının nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortaladığı toplam 1 kap 8,50 kg ağırlığındaki jeneratör yedek parça cinsi emtianın taşınmasının davalı ... tarafından akdi taşıyan sıfatıyla, havayolu taşımasının ise ... tarafından üstlenildiği, emtianın davalı taşıyıcı tarafından hava taşıması sırasında kaybedildiği, yapılan başvuru üzerine davacı tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda, kaybedilen emtianın bedelinin 45.400,75-TL olarak tespit edildiği ve hasar bedelinin 23/12/2020 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, sigortalı tarafından düzenlenen temlikname ile hakların davacıya temlik edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalılardan ..., taşıyan sıfatına sahip olmadığını, acente olarak hareket ettiğini, davacının izafeten açılması gerektiğini ileri sürmüş ise de navlun faturası davalı tarafından düzenlendiğinden sigortalıya karşı taşıma taahhüdünde bulunduğu açıktır. Süresinde ihbarda bulunulmadığı ileri sürülmüş ise de taşımanın 30/10/2020 tarihinde gerçekleştiği, zayi olgusunun sigortalıya ... yetkilisi tarafından 02/11/2020 tarihinde gönderilen e-postada bildirildiği dikkate alındığında taşıyıcının bilgisi dahilinde olan zayi olgusu için ayrıca ihbara gerek bulunmamaktadır. Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında yükün zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 SDR (28/12/2019 tarihinden itibaren 22 SDR, 28/12/2024 tarihinden itibaren 26 SDR)ile sınırlıdır. Böyle bir bildirim yapılmadığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumludur.Eldeki davada emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında kaybedildiği sabit olup, emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle oluşan zarardan, taşıyıcı olan davalı sorumludur. Davalı tarafça konvansiyonun 18/2. maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir.Taşıyıcının sorumluluğu Konvansiyonun 22/3. maddesine göre sınırlı olup, sınırlı sorumluluk halinin istisnası ise, emtia taşıyıcıya verilirken göndericinin, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi halidir. Somut olayda taşıma için davacı tarafından yapılmış özel değer bildirimi bulunmadığı gibi, bu nedenle ek bir ödeme yapılmamıştır. Hava taşıma senedinde gümrük mevzuatı bakımından emtia değerinin gösterilmesi zorunlu olup, emtianın değeri özel değer bildirimi değildir. Diğer taraftan taşıyanın ağır kusurlu olması hali Konvansiyon'da taşıyanın sınırlı sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hal olarak düzenlenmemiştir. Taşıtan sigortalı da sorumluluk sınırı ile bağlı olduğundan, sigortalının davacıya gerçek zarar tutarını temlik etmesi de sonucu değiştirmez. Bu nedenle davalının sorumluluğunun taşınan emtianın ağırlığına göre değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hükmedilen alacak tazminat kabilinden olup, yargılama ile belirlendiğinden likit nitelikte değildir. Bu nedenle icra inkar tazminatı isteminin reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak AAÜT'nin 13/3 maddesi gereğince maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine hükmedilen tutarı geçemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda davalı lehine Tarifenin anılan hükmüne uygun olarak davacı için belirlenen ücret kadar vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu bedele hükmedilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf nedeni yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davalının itirazının 3.765,31-TL asıl alacak ve 103,67-TL faiz olmak üzere 3.868,98-TL üzerinden iptaline, icra inkar tazminatı talebinin ve fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davanın reddedilen kısmı yönünden davalılar yararına vekalet ücreti, AAÜT'nin 13/3 maddesi dikkate alınarak hesaplanmıştır. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2022 Tarih 2021/... Esas - 2022/.... Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; .... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 3.765,31-TL asıl alacak ve 103,67-TL faiz olmak üzere 3.868,98-TL üzerinden kısmen iptali ile takibin bu miktar alacak üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,Talebin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 264,29-TL nispi karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 567,05-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 302,76-TL harcın istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan 626,35-TL peşin harçların davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti ve 94,70-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.094,70-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 173-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 3.868,98-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar lehine taktir olunan 3.868,98-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360-TL arabuluculuk ücretinin 112,06-TL'sinin davalılardan müteselsilen, 1.247,94-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine," Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davalı ... AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan 226-TL istinaf yargı giderinin haklılık oranında hesaplanan 19-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/03/2026