T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/949 - Karar No:2025/1323 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/949 KARAR NO : 2025/1323 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2024 NUMARASI : 2021/20 E-2024/431 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, Alacak ve Temlik Sözleşmesinin İpt…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/949 - Karar No:2025/1323 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/949 KARAR NO : 2025/1323 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2024 NUMARASI : 2021/20 E-2024/431 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, Alacak ve Temlik Sözleşmesinin İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.12.2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, alacak ve temlik sözleşmesinin iptali istemlerine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı/ temlik alan ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; Müvekkili şirket ile davalı ... arasında 22/10/2014 tarihinde Sungurlu Aşağı Fındıklı Göleti gövde dolgusunun kalan kısmının yapılması işi için sözleşme düzenlendiğini, işin yapımı devam ederken davalının talebi ile sözleşmenin 9.maddesi gereği ve finans kolaylığı sağlamak amacıyla davalının yapacağı iş bedeli ile ilgili temlik verilmesi kararlaştırıldığından Sungurlu Noterliği'nin 26.11.2014 tarih ve 9927 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile 225.000,00 TL tutarındaki müvekkili şirket alacağının davalıya temlik edildiğini, 22.10.2014 tarihli sözleşmenin yaklaşık toplam bedelinin fiyat farkı hariç 534.824,38 TL olduğunu, davalının sözleşmedeki iş bitim süresi olan 30.12.2014 tarihine kadar sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, ... 'nin 07/01/2015 tarihli yazısı ile müvekkili şirketle yapılan sözleşmenin feshedildiğini, dolayısıyla sözleşmenin feshi nedeniyle davalı yanca yapılacak ve devam edecek bir işin kalmadığını, davalı taşeron ... tarafından çalışılmayan dönem ve sonrasında da herhangi bir iş yapılmadığından ve yapılma imkanı da hukuken ve fiilen kalmadığından Sungurlu Noterliği'nin 26.11.2014 tarih ve 9927 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi gereği 01/12/2014 tarihine kadar yapılan işler karşılığı davalıya ... tarafından ödenen 68.352,92 TL ödeme dışında kalan 225.000,00 TL tutarındaki müvekkili şirket alacağının davalıya temlik sözleşmesinin de bu noktada geçersiz hale gelmiş olduğunu, fakat müvekkili firmanın ... genel Müdürlüğünde yaptığı işten kaynaklı alacakları devam ettiği için ve temlik sözleşmesi de ... Genel Müdürlüğüne davalı tarafından sunulmuş olduğundan davalı tarafından haksız ve hukuk dışı olarak sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde müvekkili alacaklarının davalı tarafından tahsil edilmek istenildiğini, nitekim söz konusu geçersiz temlik sözleşmesinin Ankara 29.İcra Müdürlüğünün 2018/4191 sayılı icra takibine konu yapıldığını, müvekkili iş yerini mali durumu nedeni ile kapatmış olduğundan Tebligat Kanunu 35.maddeye göre yapılan tebligat ile takibin kesinleştirildiğini, davalı taşeron ...'ın işin feshi süresine kadar olan yapmış olduğu iş bedelinin sözleşmenin 5. maddesine göre davalıya ödendiğini, davalıya ... 5. Bölge Md. temlikden ödenen 68.352,92 TL, 20/01/2015 tarihli 4968499 nolu çek ile 20.000,00 TL, kaya ocağı işletmesine, patlatma ruhsatı yüklenici ... Mim. Müh. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş olduğundan, Yüzbaşıoğlu Ltd. Şti.’nden patlayıcı(anfo, dinamit lokumu, kapsül,kablo) ve patlatma hizmeti temini için 11.336,00 TL olmak üzere toplam 99.688,92 TL ödeme yapılmış olduğunu, bu miktardan davalının hakediş tutarı olan 82.189,92TL’nın mahsubu ile davalıya yapılan fazla ödeme miktarının 17.499,00 TL olduğunu, davanın ... Genel Müdürlüğüne ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek öncelikle Ankara 29.İcra Müdürlüğünün 2018/4191 sayılı icra takibinin durdurulmasına, Sungurlu Noterliği'nin 26.11.2014 tarih ve 9927 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi gereği 225.000,00 TL tutarındaki sözleşmenin iptali ile icra takibine konu 204.541,84 TL müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı taşeron ...’a fazla ödenen 17.499,00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, davalı aleyhine icra takibi miktarının % 20’si oranında inkar ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... duruşmadaki beyanında özetle;davacının işlerinin gecikmiş ve fesh olma aşamasında iken bu işi temlik vasıtasıyla aldığını, ancak kendisine 67.000,00 TL kadar bir rakamın ödendiğini, başkaca bir ödeme yapılmadığını, işi ...'den bizzat almadığını, davacı ile aralarında temlike dair noterde bir belge düzenlediklerini, ayrıca taşeronluk sözleşmesi adı altında bir sözleşmeyi de imzaladıklarını, sözleşme gereğini uyguladığını, sözleşmenin feshedildiğini, bütün çalışmalarını yaptığını ancak ... 'nden de para alamadığını, davacıdan da para alamadığını, esnaf olarak çalıştığını, toprak taşıma, hafriyat yükleme... vs bu işlerle uğraştığını, ticaret şirketinin olmadığını, şahıs firması olarak faaliyet gösterdiğini belirtmiştir. İhbar olunan ... vekili:Davacı şirket ile müvekkili arasındaki sözleşmenin 07.01.2015 tarihli olurla feshedildiğini, davacı şirketin alacağını 26.11.2014 tarihli 9927 sayılı temlikname ile davalı ...'a ödenmesi istenildiğinden 68.352,92 TL ödeme yapıldığını, davalı ...'ın müvekkili idareden herhangi bir alacağının bulunmadığını, ödeme sonrasında davacı şirketin temliknameyi sehven gönderdiğini bildiren yazısının müvekkiline ulaştığını belirtmiştir. İlk derece mahkemesince: Davanın, taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeniyle iş bedeli olarak kararlaştırılan alacağın temliki sözleşmesine dayalı olarak davalı taşeron tarafından davacı yüklenici aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit, alacak ve alacağın temliki sözleşmesinin iptali istemlerinden ibaret olduğu, mahkemece delillerin toplandığı, Ankara BAM 27. HD.'nin kaldırma ilamı kapsamında tacir araştırması yaptırıldığı, davalının tacir sıfatını haiz olup olmadığının tespiti bakımından mali müşavir bilirkişiden 09/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalının tacir olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden 07/09/2022 tarihli kök rapor ile 25/03/2023 ve 15/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporlarının alındığı, davaya dayanak Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4191 sayılı takip dosyasının incelenmesinden; alacaklı ... tarafından borçlular ... Genel Müdürlüğü ile ... Mim. Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine "26/11/2014 Çorum Sungurlu Aşağı Fındıklı Göleti İşi ve Sungurlu Noterliği'nin 26/11/2014 tarih ve 9927 yev. nolu Temliknamesi" dayanak gösterilmek suretiyle 225.000,00TL asıl alacak, 47.894,76TL işlemiş faiz olmak üzere, 68.352,92TL ödemenin TBK md. 100 gereğince düşülmesinden sonra 204.352,92TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiğinin görüldüğü, yargılama devam ederken davacı vekili tarafından sunulan 14/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davalı ...'ın Ankara 4. Noterliği'nin 29/05/2019 tarih ve 14851 yevmiye nolu alacağın temliki sözleşmesi ile dava konusu alacağın ...'a devredildiği bildirilerek, HMK'nın 125. maddesi kapsamında taraf değişikliği talebinde bulunulduğu, bu bağlamda Ankara 4. Noterliği'nin 29/05/2019 tarih ve 14851 yevmiye nolu alacağın temliki sözleşmesinden bir suret ilgili noterlikten celp edilerek incelendiği, taraf değişikliği talebi kapsamında ...'a usulüne uygun tebligat yapıldığı, sonucunda yasal koşullarının oluştuğu görüldüğünden, 04/06/2024 tarihli ara karar ile temlik alan ...'ın HMK'nın 125. madde hükmü gereğince ...'ın yerine davalı olarak kabulü suretiyle davacının taraf değişikliği talebinin kabulüne karar verildiği, tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile mahkemece gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınması uygun bulunan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı yüklenici şirket ile taşeron ... arasında davacı şirketin yüklenimi altındaki Sungurlu Aşağı Fındıklı Göleti malzeme nakil işlerini konu edinen 17/08/2014 başlangıç tarihli, ödemenin ... tarafından düzenlenen hakedişlerdeki kübaj miktarları baz alınarak düzenlenecek hakedişlere istinaden yapılmasını öngören birim fiyatlı taşeronluk sözleşmesi ile aynı işe dair gövde dolgusu yapım işini konu edinen 22/10/2014 tarihli sözleşmenin bulunduğu, ikinci taşeronluk sözleşmesinin de birim fiyatlı olarak kararlaştırıldığı, işin bitim süresinin 30/12/2014 tarihi olarak belirlendiği, bilahare taraflar arasında bu sözleşmeler kapsamında ödeme mahiyetinde tanzim edildiği anlaşılan Sungurlu Noterliği'nin 26/11/2014 tarih ve 09927 yevmiye nolu alacağın devri sözleşmesi ile davacı yüklenicinin taşeron ...'a ... 5. Bölge Müdürlüğü'nde bulunan 225.000,00TL tutarındaki alacağının tamamının devredildiğinin görüldüğü ve ana işin, iş sahibi ... tarafından 01/12/2014 tarihinden itibaren çalışılamayan döneme girildiğinden bahisle durdurulduğu ve sözü edilen temlik sözleşmesi nedeniyle ...'a 68.352,92TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, mahkemece yapılan teknik bilirkişi incelemesi neticesinde yukarıda bahsedilen sözleşmeler kapsamında taşeron ...'ın tamamlamış olduğu işler karşılığında hakettiği toplam iş bedelinin 144.629,33TL kadar olduğu anlaşılmış, taraflar arasındaki 26/11/2014 tarihli alacağı temlik sözleşmesi gereğince ihbar olunan ... tarafından yapılan ödemeler düşüldüğünde davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli borcunun 76.277,06TL olduğu görülmüş olup davacı yüklenici tarafından, söz konusu işler kapsamında taşerona, bu işlerle irtibatlandırılabilecek şekilde başka bir ödeme yapıldığı hususunun, sunulan delillerle kanıtlanamadığı, böylelikle davacının, Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2018/4191 sayılı icra takibine dayanak alacak nedeniyle 76.772,06TL borcunun bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davaya dayanak icra takibinde davacı aleyhine, 47.894,76TL işlemiş faiz de talep edilmiş ise de; 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunlu olup somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi icra takibinden önce davacının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat olunmadığından davacının icra takibinde talep edilen işlemiş faiz nedeniyle borçlu olmadığının kabul edildiği, son tahlilde, tüm bu açıklamalar ışığında davacının Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2018/4191 sayılı icra takibi nedeniyle davalıya, takipte talep edilen 204.541,84TL toplam alacaktan davacının 76.277,06TL kadar borcunun mahsubu sonrasında 128.264,78TL borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, bu kabule göre davacının talep edilebilecek bir alacağının olmadığı görüldüğünden 17.499,00TL alacak talebine yönelik talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacının alacağın temliki sözleşmesinin iptali talebi bakımından da; temlik sözleşmesine dayanak sözleşmenin taraflar arasında geçerli olarak kurulup karşılıklı olarak ifa edildiği gibi yukarıda izah edildiği üzere davacının dayanak sözleşmeler gereğince iş bedeli borcunun devam ettiği görülmekle ve davacı tarafından ileri sürülen sebeplere dayalı olarak ilgili sözleşmenin iptaline karar verilmesine olanak bulunmadığı anlaşılmakla davacının sözleşmenin iptali talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2018/4191 sayılı icra takibi nedeniyle davalıya 128.264,78TL borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya dair menfi tespit, alacak ve temlik sözleşmesinin iptali taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava kapsamında alınan 07.09.2022 tarihli bilirkişi kök raporuna karşı haklı gerekçelerle yaptıkları itiraz sonrası bilirkişi heyetince düzenlenen 28.03.2023 ve 17.04.2024 tarihli ek raporlarda belirtilen hususların bir kısmına süresinde itirazlarda bulunduklarını, 28.03.2023 tarihli ve 17.04.2024 tarihli ek bilirkişi raporlarına ve bu raporlarda yapılan tespit ve hesaplamalara karşı davalının bir itirazının olmadığını, dolayısıyla bu tespit ve hesaplamaların davalı tarafın kabulünde olduğunu, 28.03.2023 tarihli ek raporda davacı müvekkil tarafından davalıya yapılan ödemeler dikkate alınmadığından dosya kapsamında görüleceği üzere 27.05.2023 tarihli ek rapora karşı yapılan itirazda;"...davalıya yapılan ödemelere dair belgelerin bulunmadığından bahis ile ödemelerin mahsup edilmemiş olması nedeni ile davalı hatalı biçimde müvekkilden alacaklı görünmektedir. Bilirkişi raporunda hesaba katılmayan ödemelere dair belgeler ekte yer almaktadır.Yalnız müşteri çeki olan bir adet çekin ödendiği sabit olmakla birlikte KVKK dolayısı ile tarafımıza belge verilmediğinden bankadan ilgili kayıdın celbi icap etmektedir." denilerek bilirkişi ek raporuna karşı itirazda bulunulduğunu, aynı itiraz dilekçesinde; "... kök raporda temliğin davalının yaptığı iş miktarı kadar alacak devri için yapıldığı kanaati sunulan bilgi ve belgeler ile çürütülmüştür. Temlik işin teminatı olması davalının alacağını garantide görerek ifayı bir an önce gerçekleştirmesi maksadı ile verilmiştir. Fakat işi ifa etmeyen davacı kötü niyetle temliki icra takibine konu etmiştir."şeklinde belirtildiğini, aynı şekilde 17.04.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşıda, davalıyla müvekkil arasındaki işler nedeniyle düzenlenen 144.629,98 TL alacaklı olduğu şeklindeki hesaplamaya taraflarınca itirazda bulunulmamış olup ve temlikname kapsamında ... tarafından davalıya yapılan 68.352,92 TL ödemenin dışında yapılan ödemelerin nazarı dikkate alınmaması sebebi ile ilgili itirazlarının 01.05.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde süresinde dile getirildiğini, bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile, diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak doğacağının yerleşik Yargıtay Kararları gereği açık olduğunu, davalının beyanlarından da görüleceği üzere müvekkili ile davalı arasında dava konusu Aşağıfındıklı Gölet Gövde İşleri Sözleşmeleri (iki adet) dışında ticari bir ilişki bulunmadığını, dava sırasında davalının da ayrıca bu yönde bir beyanı olmamasına rağmen bilirkişi heyetinin müvekkili tarafından davalıya keşide edilen çekleri, eft ile yapılan ödemeyi, ödeme olarak kabul etmediğini ve ...'nin davalıya yaptığı 68.352,92 TL dışındaki ödemeleri hesaba katmadığını, itirazları dikkate alınmak sureti ile davalıya yapılan ödemeler hesaba dahil edildiğinde müvekkilinin davalıya bir borcu bulunmadığını, bilakis müvekkilinin davalıdan alacaklı durumda olduğunu, bu halde mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararının hatalı olduğunu, ayrıca talepleri arasında yer almasına rağmen davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yönelik taleplerinin mahkeme kararında değerlendirilmediğini, menfi veya müspet bir hüküm kurulmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tümden kabulü ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı/ temlik alan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararında deliller değerlendirilirken hataya düşülüp eksik inceleme yapıldığını, dosyada bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07/09/2022 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...davacı ... Mim. Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 2014 yıllarına ait yasal defterlere ilişkin incelemeler asıl defterler üzerinden yapılmış olup, davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince açılış tasdiki sürecince usulünce ve zamanında yapılmış olmasına rağmen kapanış tasdiki yapılmadığından, 6102 sayılı TTK'nun 64. maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yapılmadığının tespit edildiğini, davacı ... Mim. Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ticari defterleri üzerinde davalı ... Özkoçak tarafından düzenlenen 2014 yılında 10/09/2014 tarih ve 024747 numaralı 34.220,00-TL tutarlı fatura, 20/10/2014 tarih ve 024749 numaralı 37.004,80 TL tutarlı fatura, 20/10/2014 tarih ve 024750 numaralı 11.800,00-TL tutarında fatura düzenlenmiş olup, söz konusu faturaların davacı ticari defterlerine kapalı fatura olarak işlenerek davalı adına herhangi bir cari hesapta takip yapılmadığı, taraflarına davalı tarafından düzenlenen belgeler sunulmadığından söz konusu faturaların kapalı düzenlenip düzenlenmediği, nakit ödendiğine ilişkin tahsilat-tediye makbuzlarına rastlanılmadığı, davacı ticari defterleri üzerinde davalı adına herhangi bir cari hesaba rastlanılmadığı, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin feshinde davalının kusurlu bulunmadığı, bu sözleşme kapsamında alacağının dosyadaki belge ve bilgiler ile hesaplanamayacağı, hakediş ve davalının yapmış olduğu işin miktar ve bedeli dosyaya kazandırıldığında sözleşme kapsamında alacak hesabının yapılabileceği,'' kanısına varıldığı, ancak mahkemece ilgili bilirkişi raporu görülmesine rağmen bu eksikliklerin giderilmesi adına diğer eski davalı temlik eden ...'a anılan faturaların akıbeti sorulmadan karar verildiğini, karar sonrası temlik eden ... ile müvekkili arasında yapılan görüşmede, ilgili faturaların dosyaya hiç bir zaman istenmediği bunun yerine ticari defterlerini mahkemeye sunduğu, ancak buna dair herhangi bir inceleme de yapılmadığının taraflarına iletildiğini, ilgili faturaların (3 adet) suretlerinin taraflarınca temlik eden ...'dan alınarak istinaf dilekçesi ekinde sunduklarını, bu faturalar açık fatura olup, ... tarafından da ticari defterlerine açık fatura olarak işlenmiş ve bu faturaların bedellerinin davacıdan tahsil edilmediğini, ancak davacı şirket tarafından ise kapalı fatura olarak ticari defter kayıtlarında yer aldığını, ... tarafından davacı şirketten alınan 225.000,00 TL tutarındaki temliknamenin davacının geçmiş borçlarına ve ...'ın ...'ye yapmış olduğu işlerin karşılığı edimi olduğunu, bu sebeple ilgili Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2018/4191 sayılı icra takibine dayanak alacak nedeniyle davacı borçlunun 76.772,06TL borcunun bulunduğu konusunun hatalı olduğunu, ...'a temlikname gereği bugüne kadar ödenen toplam bedel ... tarafından 68.352,92TL olduğuna göre; 225.000,00 TL (Temlikname bedeli) - 68.352,92 TL (... tarafından yapılan ödeme) = 156.647,08 TL daha ...'ın yani temlik alan müvekkilinin alacağı bulunduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı olması, eksik inceleme yapılması nedeniyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, alacak ve temlik sözleşmesinin iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemenin 2019/202 esas, 2020/147 karar sayılı 28.02.2020 tarihli kararında özetle;Davanın, davacı ile davalı arasındaki temlik hukuki işleminden kaynaklı menfi tespit ve bir kısım alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, davalı ...'ın şahıs olarak vergide kayıtlı bulunduğu ve işletmesini yanlar arasındaki fiilen hiç uygulanmayan sözleşmeden de çok önce işletmesini kapattığını bildirdiği, yanlar arasındaki hukuki ilişkinin tamamen Türk Borçlar Yasası'nda yer alan temlik hukuki işleminden kaynaklandığı ve temlik işleminin yapıldığı an itibariyle ve dava tarihi itibariyle de davalının tacir sıfatının bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesine göre bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için her iki tarafın da tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması gerektiği, TTK'nın 4/2.maddesine göre ise tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari bir davadan kaynaklanmadığı ve davalının tacir olmadığı buna göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2020/898 E-1295 K. sayılı 23/12/2020 tarihli kararında özetle;”… Dava konusu somut olayda, davacı limited şirket olup tacir olduğu anlaşılmakla birlikte davalı gerçek kişidir. Mahkemece davalının tacir olup olmadığı hususunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Görevli mahkemenin doğru olarak belirlenebilmesi için davalının yukarıdaki açıklamalar kapsamında tacir olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 11/2. maddesi uyarınca çıkarılan en son tarihli Bakanlar kurulu kararı da araştırıldıktan sonra, davalının tacir sıfatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve bu tespitin sonucuna göre görevli mahkemenin belirlenerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.nun 353/1-a.3 ve 353/1-a.6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine …” karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı/temlik alan ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle uyuşmazlığın yapılan yargılama ve toplanan deliller kapsamında karara bağlanmış bulunmasına, bu nedenle davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı/ temlik alan ... vekilinin istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacı vekili ile davalı/temlik alan ... vekilinin istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalı/ temlik alan ...'dan alınması gereken 8.761,76 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.190,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.571,32 TL harcın davalı/ temlik alan ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ile davalı/ temlik alan ... tarafından ödenen başvuru harçları ile yaptıkları yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır