İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Davacı vekili 15/12/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı... ...'in şirket ortağı ve şirketi temsile tek yetkili y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/267 KARAR NO:2026/357 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:25/12/2025 NUMARASI:2025/1150 Esas (Derdest) DAVA :Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Davacı vekili 15/12/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı... ...'in şirket ortağı ve şirketi temsile tek yetkili yönetici olduğunu, davalı...'ın eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığı gibi şirketin işletiminde olan hastanenin mühürlenmesi ve ruhsatının iptal edilmesine sebebiyet verdiğini, yargılama süresince şirkete daha fazla zarar vermemesi için şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını, bu talep kabul edilmez ise şirkete denetim kayyımı atanmasını ve ayrıca şirkete ait taşınmazlarının devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalılar vekili dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçesi ve duruşma sırasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, şirkete ait üç adet taşınmazın satıldığını, satış bedeli ile şirket çalışanlarının tazminatları ile hastanenin kirasının ödendiğini, davacı tarafın aldırmış olduğu raporun tek taraflı olarak hazırlandığını ve şirketin gerçek durumunu yansıtmadığını bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "..Davalı şirketin tek yetkili ve temsilcisinin davalı... ... olduğu, tarafların da kabulünde olduğu üzere şirkete ait üç adet taşınmazın satıldığı, ayrıca UYAP ortamında yapılan araştırmada şirket adına birden fazla taşınmaz kaydının bulunduğu, şirket ve ortakların menfaatinin korunması adına ve davalı... ...'in de şirketi tek başına temsil etme yetkisi bulunduğu hususu da dikkate alınarak HMK.389/1.maddesi kapsamında şirkete denetim kayyımı atanmasına, davacı tarafın şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin davanın esasını çözmeye yönelik tedbir mahiyetinde olduğu ve ayrıca şirkete ait taşınmazlara da dava konusu olmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde denetim kayyımı dışındaki tedbir taleplerinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLER :İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin müstakar içtihatlarında da belirtildiği üzere, henüz daha dilekçeler teatisi aşamasında, kayyım atanması gibi oldukça istisnai bir tedbire müracaat edilmesi evvelemirde hatalı olduğunu, 4721 sayılı TMK'nın 427/1-4. maddesi uyarınca bir şirkete yönetim kayyımı atanabilmesi için, şirketin yasal organlarının mevcut olmaması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamamış olması gerektiğini, somut olayda şirketin müdürünün mevcut olduğu gibi yönetime genel kurul kararı başka bir müdür seçilmesi de mümkün olduğunu, bu haliyle bu dava bakımından yönetim kayyımına dair tedbir talebinin de istem sonucunun da hiçbir yasal dayanağı olmadığını, güncel yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, öyle ki, şirketin organsızlığı söz konusu olmadıkça TTK m 630'dan bahisle müdürün işleminin onay kayyımına tabi tutulmasının da mümkün olmadığını, şirkette yönetim boşluğu olmadığından denetim kayyımı atanmasının da güncel yargı kararına uymadığını, bu talebin de yersiz olduğunu, açıklanan nedenlerle mahkemenin 25.12.2025 tarihli, davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına dair tedbir ara kararına yönelik istinaf başvurularının kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, usul ve yasaya aykırı olan tedbir taleplerinin tamamının reddine, istinaf yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep, yöneticinin azline ilişkin derdest davada, karşı tarafın yüzüne karşı verilen denetim kayyımı atanması kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince 24.12.2025 tarihinde duruşma açılarak yapılan yargılama sırasında, davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verilmiş; bu ara karara karşı davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 630/2. maddesine göre, her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Maddenin 3. fıkrasına göre ise yöneticinin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. TTK'nın 630. maddesinde, azil davası yönünden özel bir geçici hukuki koruma öngörülmediğinden, bu konuda HMK'nın 389 vd. maddelerinin uygulanması gerekir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır (HMK m. 389/1). Kanun, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Ancak, ihtiyati tedbir verilebilmesi için, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca, davacının, yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmiş olması gerekir.Ticaret şirketlerinin seçilmiş organları eliyle yönetilmesi asıl olup, kural olarak şirkette organ boşluğu bulunmaması halinde şirkete kayyım atanmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak ortaklığın ve ortakların menfaatinin gerektirmesi halinde, ortaklığın yönetimi ile ilgili usulsüzlüklerin tespiti halinde şirkete ihlalin ağırlığına göre denetim ve onay kayyımı veya yönetim kayyımı atanabilir.Somut olayda; davacı tarafça, davalının davalı şirketi temsile tek yetkili yönetici olması sebebiyle eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığı ileri sürülmüş olup, davalı şirketin işletmekte olduğu hastanenin ruhsatının iptal edildiği gözetildiğinde yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına yönelik verilen ihtiyati tedbir kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026