T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1795 KARAR NO : 2025/1523 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/628 DAVA TARİHİ: 19/09/2025 ARA KARAR TARİHİ : 21/10/2025 TALEP: İhtiyati Haciz Kararına İtiraz KARAR TARİHİ: 29/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1795 KARAR NO : 2025/1523 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/628 DAVA TARİHİ: 19/09/2025 ARA KARAR TARİHİ : 21/10/2025 TALEP: İhtiyati Haciz Kararına İtiraz KARAR TARİHİ: 29/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait ... plakalı araç ile 09.06.2024 tarihinde müvekkilinin işlettiği otoyolun Işıklar gişesinden kusurlu bir şekilde geçiş yapmak suretiyle otomatik bariyere fiziksel bir hasar verdiğini, işbu eylem neticesinde haksız fiil nedeniyle sorumlu olduğunu, hasar föyü ve faturalar ile de onarım ve işçilik bedelinin kadri maruf olduğunun da ortaya konulduğunu, icra takip aşamasında zararlarının ve işçilik bedelinin eksik hesaplanmış olması neticesinde müvekkilinin yapmış olduğu son hesaplama sonrası icra takibine göre asıl alacak üzerinde artırılan 255,00 TL miktarın da alacak davası olarak görülmesi taleplerinin mevcut olduğunu, İstanbul 35. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız itiraz edildiğini beyanla, takibe yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve 255,00 TL'nin 09.06.2024 tarihli kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2025 tarihli ara kararı ile "Davacı vekilinin İhtiyati Haciz Talebinin dava değeri 13.317,08 TL üzerinden %15 teminat karşılığında (1.998,00 TL) KABULÜ ile teminatın mahkememiz veznesine yatırılması veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ibraz edilmesi halinde; davalının malları ile alacaklarını, İİK'nun 257. Maddesine muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE" dair karar verilmiş, ihtiyati haciz kararına davalı vekilince 19.09.2025 tarihinde itiraz edilmiş olmakla, 20.10.2025 tarihli duruşmada itirazın reddine dair verilen karara kaşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin 13.317,08 TL gibi bir miktardaki işbu dava nedeniyle müvekkilin malvarlığını kaçırması veyahut davacının alacaklarına kavuşamayacağı iddiasının gerçeklerle yakından uzaktan ilişkisi bulunmadığını, davacı talepleri maddi tazminattan ibaret olup dava konusu aracın kaza tarihini kapsar trafik sigortası ile teminat altına alındığını, olayda haksız fiilden kaynaklı bir alacak iddiası mevcut ise de bariyerlerin tutukluluk yaptığı da bilinen bir gerçeklik olduğundan somut olayda ortada gerçekten bir kaza var ise bu kazanın asli unsurlarından biri olduğunu, kazaya karıştığı iddia edilen araç üzerine bir tedbir kararı değil ihtiyati haciz kararı verilmesi nedeniyle kararın ticari itibarının sonu anlamına gelebileceğini belirterek itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Dava, davalı tarafından haksız eylemi neticesinde oluştuğu iddia olunan hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve alacak davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir. Somut dosyada; davanın açıldığı 27.08.2025 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 40.000,00 TL olup, itirazın iptali ve alacak davalarının toplam dava değerinin 13.317,08 TL olması dikkate alındığında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine, 3-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/12/2025