T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/748 Esas KARAR NO: 2026/513 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2015/1030 Esas- 2025/54 Karar TARİH: 30/01/2025 DAVA: Alacak (Taşıma ve Hisse Devrinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/748 Esas KARAR NO: 2026/513 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2015/1030 Esas- 2025/54 Karar TARİH: 30/01/2025 DAVA: Alacak (Taşıma ve Hisse Devrinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taşıyıcı olarak müvekkili şirketin davalı şirkete 14/11/2014 ile 03/04/2015 tarihleri arasında hizmet verdiğini, davalı şirketin emtialarını taşıdığını, yaptığı taşımalara ilişkin faturalarını düzenleyip gönderdiğini, cari hesapta 2014 yılı yönünden 18.540,57 EURO, 2015 yılı ile ilgili olarak da 43.066,68 EURO olmak üzere toplam 61.607,25 EURO alacaklarının bulunduğunu, bu alacaklarının ödenmemiş olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin 03/02/2015 tarihinde ... isimli davalı şirket ortağının %55 hissesini satın alması için taraflar arasında bir protokol düzenlendiğini, davalıların bu protokol uyarınca müvekkilinden bazı ödemelerin yapılmasını talep ettiklerini, bu kapsamda müvekkili tarafından davalı şirket hesabına 94.000 EURO gönderildiğini, ayrıca hisse devrinde bulunacak olan davalı ...'ın şahsi hesabına 114.000,00 EURO gönderildiğini ancak hisse devrinin gerçekleşmediğini, protokolünde feshedildiğini, hisse devrinde bulunacak olan ve gönderilen devir bedelini alan ...'ın bir kısım hissesini davalı eşi ...'a muvazaalı olarak devrettiğini, bu sebeple devir bedelinden ...'ın ve tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalı şirketin de sorumlu olduğunu beyanla taşıma bedeli olarak 61.607,25 EURO alacağın ihtarname tebliğ tarihi olan 14/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca şirket hisse devri amacıyla davalı şirkete ve davalı ...'a gönderilen toplam 208.500 EURO alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin yapmış bulunduğu taşımaların bedellerinin ödendiğini, bu kaleme yönelik taleplerin haksız olduğunu, taşıma işine dair müvekkili şirketin cari hesaplarında davalı şirketin 46.444,59 TL alacaklı halde bulunduğunu, davacının değil kendilerinin bu kalem yönünden alacaklı olduğunu, şirket hissesi alımına ilişkin ... ile davacı şirket arasındaki sözleşmenin davacı tarafça tek taraflı fesih edildiğini, hisse devri için davacı tarafın gönderdiği paraya karşılık müvekkili ...'ın da davacıya 03/02/2015 tanzim tarihli 2 senet verdiğini, bunlardan 31/03/2015 vadeli olan senedin 92.875,00 EURO bedelli, 15/04/2015 vadeli olan senedin 92.875,00 EURO bedelli olduğunu, devir sözleşmesinin 9.maddesinde bildirilen ve davacı şirket tarafından ödenmesi gereken 275.000,00 TL'lik ödeme gerçekleşmeyince kendilerinin de bu 2 senedi ödemediklerini, ancak davacı şirketin bu 2 senedi ..... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibine koyduğunu, böylece takibe konulan alacağı dava etmekle de hukuki menfaatinin bulunmadığını, ayrıca davalı ... tarafından eşi ....'e devredilen hisselerin muvazaa sebebiyle değil şirketin Özlem'den aldığı borçlara karşılık devrinin gerçekleştiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın alacak davası olduğu, davacı tarafça davalı şirkete 14/11/2014-03/04/2015 dönemi arasında verilen taşıma hizmetlerinden dolayı bakiye alacak ile hisse devir için ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, taraflar arasında gerek taşıma işleminin gerekse hisse devri ile ilgili bir anlaşmanın gerçekleşip bu çerçevede 114.000,00 EURO'nun davacı şirket tarafından davalı ...'a gönderildiği ancak hisse devrinin gerçekleşmediği hususunda ihtilaf olmadığı, incelenen davalı kayıtlarında 02/04/2015 tarihinde davalının davacı taşıyana 221.644,51 TL borçlu gözüktüğü, bunun 61.607,25 EURO'luk davacı iddiası ile uyumlu olduğu, ancak iş bu dava açılmadan evvel 02/04/2015 ile 29/04/2015 arasında davalı şirketin, davacıya ''hizmet verdiği'' gerekçesi ile 268.089,10 TL'lik fatura kestiği, böylece davacı alacağının kapatıldığı, davalının 46.444,59 TL alacaklı konumunda görüldüğü, davalının 02/04/2015 ile 29/04/2015 arasında davacıya verdiği hizmeti ispat etmesi gerektiği, ticari kayıtlara göre bu hizmetin ne olduğu, nasıl verildiği belli olmadığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayandığı, bu nedenle davacının ticari defter ve kayıtlarında davalı tarafından kesilen faturaların, verilen hizmetin kayıtlı olup olmadığının incelenmesi gerektiği, yabancı olan davacı şirketin uluslararası istinabe yoluyla kayıtlarının incelenmesine ve davalı tarafından kesilen faturaların verildiği iddia edilen hizmetlerin o tarihten itibaren davacıda kayıtlı olup olmadığının tespitine karar verildiği, alacağını ispattan davacı sorumlu olup uluslararası istinabe için gerekli masrafları yatırması, çevirileri yaptırması gerektiği, verilen ihtaratlı kesin mehillere rağmen davacı bu edimini yerine getirmediğinden ''davalının savunmasını davacı kayıtlarıyla ispat etme imkanını yok ettiği''nin kabul edildiği, bu sebeple davacının taşıma işinden kaynaklı alacağının reddine karar verilmesi gerektiği, söz konusu olan ve iddia edilen taşıma işlemi davacı şirket tarafından davalı şirket için yapıldığından davalılar Tamer ve Özlem yönünden bu alacağın talep edilemeyeceği; Davacı tarafından hisse devrini gerçekleştirecek ...'a 114.000,00 EURO gönderildiğinin sabit olduğu, her ne kadar davalı vekili bu paranın 8.000,00 EURO ve 8.500,00 EURO olarak gönderilen toplam 16.500,00 EURO'sunun ofis alımı ve araç alımına ilişkin gönderildiğini iddia etse de bunların da hisse devri nedeniyle gönderildiği, bilahare gerçekleşmeyen hisse devrinden dolayı bu miktarların da iadesi gerekeceği, davalı şirketin hisse devri için aldığı paranın iadesi için verdiği 2 adet senedin ....... İcra Müdürlüğü'nde icraya konduğu, icra dosyasına hiçbir ödeme yapılmadığı, gerçekleşmeyen hisse devri için yapılan ödemenin aynen iadesinin gerektiği ancak hisse devrinin ... tarafından taahhüt edildiği, devre konu hissenin sahibinin ... olduğu, bu hissenin bir kısmı daha sonra ...'a muvazaalı olarak devredilse dahi talebin hisse tesciline ilişkin olmaması sebebiyle ve dava ödenen paranın iadesi için açıldığından muvazaanın dava için öneminin bulunmadığı, parayı iade ile sadece ...'ın sorumlu olduğu, davalı ... ve davalı şirket yönünden bu talebin husumetten reddi gerektiği, verilen karar kesinleşir ve bu bedel ödenirse o takdirde Şereflikoçhisar İcra Müdürlüğü'nde yapılan takibin konusunun kalmayacağı, o takdirde senetlerin de davalı ...'a verilmesi gerekeceği gerekçesi ile; davacı tarafın taşıma işleminden kaynaklı alacak talebinin davalılar ... ve ... yönünden husumetten reddine, davalı şirket yönünden esastan reddine; davacı tarafın gerçekleşmeyen hisse devrine ilişkin talebinin ise davalılardan ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden husumetten reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Mahkemece alının bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediği, yeni bir bilirkişiden rapor alınması taleplerinin kabul edilmediği, davacı şirketin ticari kayıtlarının Almanya'da olduğu ve çok fazla yer kapladığından getirtilmesinin mümkün olmadığı ve ayrıca dava değerinden fazla maliyete sebep olacağının Mahkemeye bildirildiği, davalı adına düzenlenen faturalar ile banka dekontlarının dosyaya sunulduğu ve bu delillere göre inceleme yapılmasının talep edildiği, davalının 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmadığı, buna rağmen davalının ticari defterlerinin delil olarak kabul edildiği, davalı tarafça davacı müvekkiline yapılmış herhangi bir ödeme olmadığı, davacı şirketin muhasebe departmanından alınan apostille şerhli evraklar sunulmasına rağmen bilirkişi tarafından değerlendirmeye alınmadığı, davalının ticari defterleri usulüne uygun şekilde tutulmadığından hesaplamada banka dekontlarının esas alınması gerektiği, tüm davalıların tüm taleplerden sorumlu oldukları, dosyaya sundukları delillerin ispat için yeterli olduğu, davalıların, davacının gönderdiği paraları almadıkları yönünde bir savunmalarının olmadığı, buna rağmen 10 yıl süren dava neticesinde Mahkemece istinabe işlemleri yaptırılmadığından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalının ticari defterlerinde görülen 43 adet faturaya dayalı alacağın gerçek olmadığı, davacıya bu şekilde bir hizmet verilmediği, davanın, davacının ortak olmak için gönderdiği bedellerin iadesi için açıldığı, davalının tek taraflı işlemler ile alacağı yok etmeye çalıştığı, faturaların ne sebeple düzenlendiğini ispat yükünün davalı tarafta olduğu, istinabe masraflarının da davalı tarafça karşılanması gerektiği ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşıma hizmetinden doğan bakiye alacağın tahsili ile şirket hisse devri için ödenen bedellerin iadesi talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile taşıma hizmetinden doğan alacak talebinin tüm davalılar yönünden reddine, hisse devri bedelinin iadesi talebinin davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamından; davacı ile davalılardan ... arasında diğer davalı şirketteki %55 payının devri hususunda sözleşme yapıldığı, sözleşmede pay bedelinin 275.000 TL olarak belirlendiği ve aynı zamanda pay devrinden önce taraflarca yapılacak ödemelere ilişkin hükümlerin de bulunduğu, buna göre şirket adına çıkarılacak R2 taşıma belgesi bedelinin 205.000 TL'lik kısmının, şirkete alınacak otomobil bedeli olan 50.000 TL'nin yarısının, şirket merkezindeki ofise alınacak mobilya bedeli olan 25.000 TL'nin yarısının davacı alıcı tarafından karşılanacağı, yine şirket için çek hesabı açılmak üzere 50.000 EURO çek teminatının da davacı şirket tarafından karşılanacağının kabul edildiği, davacı tarafından dosyaya gerek davalı şirketin gerekse davalı ...'ın banka hesabına gönderilen bedellere yönelik dekontların sunulduğu, bu dekontlarda yer alan toplam 208.500 EURO'nun pay devri için gönderildiği beyan edilerek tüm davalılardan iadesinin talep edildiği, ayrıca davalı şirket adına düzenlenen faturaların bir kısmı ile davalı şirket adına tutulan hesap özetinin de dosyaya ibraz edildiği ve taşıma hizmeti nedeniyle 61.607,25 EURO alacağın davalılardan talep edildiği, davalı tarafın, davacının taşıma hizmeti nedeniyle cari hesapta herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının pay devri için ödediği 208.500 EURO alacağına karşılık ise davacıya iki adet senet verildiğini, bu senetlerin de davacı tarafından icra takibine konu edildiğini beyan ettiği, davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde senetlerin pay devri bedelinin ödemesi olarak verilmediğini beyan ettiği, buna göre Mahkemenin, taraflar arasında, ... İcra Müdürlüğü'nün dosyası ile takibe konu edilen senetlerin davalı ... tarafından davacıya, ödenen pay bedelinin iadesi için verildiği konusunda uyuşmazlık olmadığına ve yine pay devri bedeli olarak yalnızca 114.000 EURO ödendiğine yönelik kabulünün hatalı olduğu, davacının pay devri için 208.500 EURO ödediğini iddia ettiği ve davalı tarafın da cevap dilekçesinde bu bedelin pay devri için ödendiğini kabul ettiği, Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda; davacının sunduğu cari hesap özetine göre davalı şirketten 61.926,85 EURO alacağının bulunduğunun, davacının davalı şirkete 94.500 EURO, davalı ... ....a ise 114.000 EURO para gönderdiğinin, davalı şirketin 2015 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin bulunmadığının ve 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının, sahibi lehine delil olmadığının, 2015 yılının tüm hesap kayıtlarının sunulmadığının, 2015 yılı yevmiye kapanışının sunulduğunun, davalının ticari defter kayıtlarına göre 02/04/2015 tarihi itibariyle davacıya 221.644,51 TL borçlu olduğunun, 2015 yılı kapanışında ise davacıdan 46.444,59 TL alacaklı olduğunun, 02/04/2015 ila 31/12/2015 tarihleri arasındaki kayıtların bilinmediğinin, davacının davalı şirkete gönderdiği 94.500 EURO'nun defterlere 262.177,95 TL olarak davacı alacağı olarak kaydedildiğinin, davacı tarafından dosyaya sunulan fatura toplamının 42.800 EURO olduğunun tespit edildiği, bu rapora yapılan itirazlar üzerine düzenlenen ek raporda ise; davalı tarafından sunulan 2015 yılı kayıtlarına göre davalının 02/04/2015-29/05/2015 tarihleri arasında davacı adına 43 adet toplam 268.089,10 TL tutarında hizmet faturası düzenlendiğinin, bu faturaların hesaba kaydedilmesi ile davalının davacıdan 46.444.59 TL alacaklı haline geldiğinin tespit edildiği, davacı tarafça her iki bilirkişi raporuna da davalının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmadığı, sunulan delillere göre hesaplama yapılması gerektiği yönünde itirazda bulunulduğu, Mahkemece davacı tarafın 2015 yılı kayıtlarının ve davalı tarafça düzenlenen 43 adet faturanın davacının kayıtlarında olup olmadığının istinabe yolu ile incelenmesine karar verildiği, davacı tarafça istinabe masraflarının yatırılmadığından bahisle davalı şirketin 43 adet faturaya dayalı alacağı kabul edilerek, davacının taşıma hizmetinden doğan alacak talebinin reddine, pay devri bedeli olarak ise 114.000 EURO'nun davalı ... Ayan'dan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Somut olayda; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin 2015 yılı yevmiye defterinin kapanış kaydının görülemediği ve 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmadığının tespit edildiği, davalı tarafından 2015 yılında davacı adına düzenlenmiş faturaların ve bu faturalara konu hizmetin verildiğine dair bir delilin dosyaya sunulmadığı, bilirkişi raporundan davacı tarafından davalı adına, dosyaya ibraz edilen/edilmeyen, kaç tane fatura düzenlendiği ve bu faturaların tamamının davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı tarafından davacıya ne miktar ödeme yapıldığı, her iki tarafın kayıtlarında bu ödemelerin bulunup bulunmadığı, kayıtlar arasındaki farkların neden kaynaklandığı, davacının hisse devri için davalı şirket hesabına göndermiş olduğu bedeller hariç tutulduğunda her iki tarafın kayıtlarına göre davacının 02/04/2015 tarihi itibariyle cari hesapta ne kadar alacaklı olduğunun anlaşılamadığı, Mahkemece denetime açık olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak ve ispat yükü konusunda hatalı değerlendirme sonucu verilen kararın da isabetsiz olduğu anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece; davacı tarafa, taşıma hizmetinin verildiği yıllara ilişkin davalı adına tutulan hesap özetlerinin tamamının (2015 yılı sonuna kadar) Türkçe onaylı tercümesi ile apositil şerhli asıllarını sunmak üzere, davalı şirkete 2015 yılı yevmiye defterinin varsa kapanış tasdikini ve ticari ilişkinin olduğu yıllara ait tüm ticari defterleri sunmak üzere süre verilmesi, bundan sonra başka bir mali müşavir bilirkişiden; tarafların kayıtlarının karşılıklı olarak incelenmesi, davacı tarafın ticari kayıtlarında davalı adına kaç adet fatura düzenlendiği, bu faturaların davacının cari hesabında kayıtlı olup olmadıkları, davalı şirket tarafından davacıya cari hesapta ne kadar ödeme yapıldığı, davalı şirkete pay devri sözleşmesi uyarınca gönderilen bedellerin cari hesaba kaydedilerek alacaktan mahsup edilip edilmediği, sonuç olarak davacının kendi kayıtlarında taşıma hizmeti nedeniyle ne kadar alacaklı olduğu, davalı tarafından düzenlenen 43 adet faturanın davacının kayıtlarında bulunup bulunmadığı, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacıya ne miktarda ödeme yapıldığı, davacının pay devri sözleşmesi uyarınca gönderdiği bedellerin davacının alacağından mahsup edilip edilmediği, buna göre davacının alacağının bulunup bulunmadığı, mahsup edilmemesi halinde davacının var ise taşıma hizmetinden doğan alacağının ne miktarda olduğu ve bu alacağın EURO cinsinden talep edip edilemeyeceği, yine var ise alacağa işlemiş temerrüt faizinin hesaplanması konusunda rapor alınması, alınacak rapor ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek öncelikle davacının pay devri sözleşmesi uyarınca davalı ... ... ile davalı şirkete yaptığı ödemeleri ayrı olarak talep ettiği gözetilerek, bu alacakların ve alacaklardan kimin sorumlu olduğunun tespiti, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan hizmet faturalarının davacının kayıtlarında bulunmaması ya da davacının bu döneme ilişkin kayıt sunmaması halinde, bu faturalardan doğan alacağın ispat yükünün kimde olduğunun belirlenmesi ile sonuca göre alacağın talep edilen para cinsi de nazara alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../01/2025 tarihli, 2015/.... Esas ve 2025/. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.