Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2025/1587 Esas - 2026/8 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1587 KARAR NO : 2026/8 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2024 NUMARASI : 2023/149 ESAS - 2024/417 KARAR DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının…
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2025/1587 Esas - 2026/8 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1587 KARAR NO : 2026/8 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2024 NUMARASI : 2023/149 ESAS - 2024/417 KARAR DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Başkanlar Kurulu tarafından istinaf incelemesinin Dairemizce yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı, 775 sayılı Gecekondu Kanunu ile Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğine göre bankaları ile davalı kooperatif arasında 06/01/2005 tarihinde borçlandırma sözleşmesi akdedilerek cari hesap şeklinde işleyen borçlandırma hesabı açıldığını, davalının borçlanma sözleşmesinin 4 ve 13'üncü maddelerine aykırı olarak kredi ödemelerini vadelerinde gerçekleştirmediğini, takip tarihi itibarıyla davalının 251.361,87 TL anapara ve 593.860,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 845.222,54 TL borcu olduğunu, 775 sayılı Gecekondu Kanunu ile Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde banka olarak ...'nun belirtildiğini, anılan bankanın tasfiye işlemleri ve bankalarına devri nedeniyle işlemlerin bankalarınca yürütüldüğünü, davalının borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını, % 20'den az olmamak üzere davalı takip borçlusunun tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. Davalı, ... Bankası aleyhine Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/193 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, huzurdaki dava ile söz konusu menfi tespit davası arasında bağlantı bulunduğunu, davanın TOKİ'ye ihbar edilmesi gerektiğini, takip konusu yapılan alacağın ne şekilde tespit edildiğinin açıklanmadığını, taksit vadelerinin belirlenmediğini, faize faiz işletildiğini, alacak muaccel hâle gelmeden takibe geçildiğini, temerrüt koşullarının oluşmadığını, anapara dışında bir alacak talep edilemeyeceğini, davacı bankanın genelgelerine aykırı hesaplamalar yapıldığını savunarak davanın reddini, kötü niyetli olarak takip başlatan davacı takip alacaklısının % 20 oranında tazminata mahkûm edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davacı bankaca davalı kooperatife 06/01/2005 tarihinde 277.146,00 TL tutarında ve 9 yıl vadeli kredi kullandırıldığı, davacı bankanın takip tarihi (03.06.2022) itibarıyla davalı kooperatiften 246.352,00 TL asıl alacak ve 593.860,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 840.212,67 TL alacaklı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden (03.06.2022) itibaren 6183 sayılı Kanunun 51'inci maddesi gereğince dönemlere göre değişken gecikme zammı oranları üzerinden temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibe devam edilebileceği, her ne kadar davalı taraf hesaplamalarda uygulanacak hükümlerin farklı olduğunu söylemişse de, yapılan hesaplamaların imzalanan sözleşme gereğince davacı Banka'nın ilgili kayıtları ve genelgesi çerçevesinde yapıldığı, zira bu belgelerde faiz oranı, muacceliyet durumu, faiz oranının belirlenmesinde ölçütlerin açıkça düzenlendiği, alacağın likit, yani belirlenebilir olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/36126 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 840.212,67TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si olan 49.270,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı, davalı takip borçlusunun toplam 845.222,54 TL borcu bulunduğunu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı hesaplama sonucunda (03.06.2022) itibarıyla davalının toplam 840.212,67 TL borcu bulunduğunun belirlendiğini, bu durumun kabul edilemeyeceğini, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporunda icra inkar tazminatı olarak 840.212,67 TL toplam alacağın %20'si 168.042,53 TL hesaplanmasına rağmen gerekçeli kararda 246.352,00 TL asıl alacağın %20'si olan 49.270,40 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesini de kabul etmediklerini, davanın tümden kabulü ile 168.042,53 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf yolu ile kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı, davaya konu olan icra takibinden önce Ankara 41.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/193 Esas sayılı dava dosyasından menfi tespit davası açtıklarını, mahkemece karar verildiği tarih itibariyle de halen derdest olduğunu, bu davada kooperatifin borçlu olmadığına karar verilmesi halinde, iş bu davadaki itirazın iptaline ilişkin kararın arasında açık bir çelişki olacağını, bu nedenle HMK’nın 166. maddesi gereği birleştirme kararı verilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın TOKİ’ye ihbar edilmesi talebi değerlendirilmeden hüküm verildiğini, 775 sayılı Gecekondu Kanunu ile Kanunun Uygulama Yönetmeliği ve bu kanunun düzenlenme gerekçesi incelendiğinde idarenin borçlanma sözleşmesindeki tutar haricinde her ne ad altında olursa olsun başkaca bir bedel talep edemeyeceğinin açık olduğunu, yansıtılan borç miktarının bu nedenle kabulünün mümkün olmadığını, karşı tarafça nasıl bir hesaplama yapıldığı, faizin başlangıç tarihi, günlük mü, aylık mı ya da yıllık faiz mi tahakkuk ettirildiğinin, yapılan tahsilatların anaparaya mı faize mi mahsup edildiği vs. gibi hususların açıklanmadığını, oysaki, buna ilişkin olarak, T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü’nün sözleşmeden kaynaklı borcun tahsilatını yapmaya yetkili olan T.C. ... Bankası Genel Müdürlüğü’ne göndermiş olduğu 21.02.2006/1032 ve 06.07.2006/4683 sayılı yazılarında hesaplamaların nasıl yapılacağının bildirildiğini, yapılan bilirkişi incelemesinde bu genelgenin dikkate alınmadığını, borçlanma sözleşmesinin 1. maddesi incelendiğinde ödenecek taksitlerin vade tarihlerinin açık bir şekilde belirtilmediğini, borcun muaccel hale gelmediğini, temerrüt koşullarının oluşmadığını, zira karşı tarafın gecikme faizi adı altında bir alacak talebinde bulunabilmesi için, öncelikle alacağın muaccel hale gelmesinin hukuken şart olduğunu, kaldı ki, yapılan hesaplamalarda faize faiz de işletildiğini düşündüklerini, tüm bu açıklama ve itirazları değerlendirmeden, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf yolu ile kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı ile davacıya izafeten Bayındırlık ve İskan Bakanlığı arasında imzalanan 775 sayılı Gecekondu Kanunu ve bu Kanunun Uygulama Yönetmeliğine göre açılan arsa kredilerine ait borçlanma sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin ödenmeyen kısmı ve gecikme zammının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; Davacı; 775 sayılı Gecekondu Kanunu ile Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğine göre bankaları ile davalı kooperatif arasında 06/01/2005 tarihinde borçlandırma sözleşmesi akdedilerek cari hesap şeklinde işleyen borçlandırma hesabı açıldığını, davalının borçlanma sözleşmesinin 4 ve 13'üncü maddelerine aykırı olarak kredi ödemelerini vadelerinde gerçekleştirmediğini, takip tarihi itibarıyla davalının 251.361,87 TL anapara ve 593.860,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 845.222,54 TL borcu olduğunu, 775 sayılı Gecekondu Kanunu ile Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde banka olarak ...'nun belirtildiğini, anılan bankanın tasfiye işlemleri ve bankalarına devri nedeniyle işlemlerin bankalarınca yürütüldüğünü, davalının borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmış, davalı; davacı aleyhine Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/193 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, huzurdaki dava ile söz konusu menfi tespit davası arasında bağlantı bulunduğunu, takip konusu yapılan alacağın ne şekilde tespit edildiğinin açıklanmadığını, taksit vadelerinin belirlenmediğini, faize faiz işletildiğini, alacak muaccel hâle gelmeden takibe geçildiğini, temerrüt koşullarının oluşmadığını, anapara dışında bir alacak talep edilemeyeceğini, davacı bankanın genelgelerine aykırı hesaplamalar yapıldığını savunarak davanın reddini, % 20 oranında tazminata mahkûm edilmesini istemiş, mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/36126 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 840.212,67TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si olan 49.270,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, davacı aleyhine Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/193 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, huzurdaki dava ile söz konusu menfi tespit davası arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürmüş ise de, mahkemece davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmamıştır. Davalı kooperatif tarafından Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/193 Esas sayılı dosyası ile davacı banka aleyhine 17/05/2022 tarihinde açılan menfi tespit davasında, borç bildirim yazısında davacı kooperatifin 31/03/2022 tarihi itibarıyla toplam borcunun 833.023,12 TL olduğunun bildirildiğini, bu yazıda bildirilen 581.661,24 TL gecikme zammından dolayı borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 31/03/2022 tarihi itibarıyla kooperatifin gecikme zammı borcunun 507.682,17 TL olduğunun belirlenmesi üzerine mahkemece, borç bildiriminde talep edilen 581.661,24 TL gecikme zammından davacı kooperatifin 73.979,07 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, anılan karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara BAM 4. Hukuk Dairesinin 16/04/2025 tarih ve 2023/2574 Esas, 2025/458 Karar sayılı ilamı ile tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın dayanağı olan icra takibinin davacı banka tarafından 03/06/2022 tarihinde başlatıldığı ve itirazın iptali davasının ise 09/02/2023 tarihinde açıldığı dikkate alındığında mahkemece, kesinleşmiş menfi tespit dava dosyasının getirtilerek gecikme zammı borcunun kaynağı ve miktarının değerlendirilip gerektiğinde yeniden hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılamanın yeniden yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalının sair, davacının tüm istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK'nın 353/1/a-6. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/04/2024 tarih ve 2023/149 Esas, 2024/417 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın niteliğine göre davalının sair, davacının tüm istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, 4-İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, 5-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 21/01/2026 tarihinde, oy birliği ile kesin olarak karar verildi. Başkan Üye Üye Katip