12. Hukuk Dairesi 2013/28508 E. , 2013/36422 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/05/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yer
**12. Hukuk Dairesi 2013/28508 E. , 2013/36422 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/05/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bir adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlu süresi içerisinde icra dairesinin yetkisine ve imzaya itiraz etmiş, mahkemece, yetki itirazının reddine karar verilmiş ve aldırılan bilirkişi raporunda yer alan“takip konusu çekteki keşideci adına atılı imzanın elinden çıkmadığı, raporun B maddesinde gösterilen ilgili banka şubesinden istenen, aynı hesaptan düzenlenen çeklerdeki imzayı atan şahsın elinden çıkmadığı” görüşüne itibar edilerek ve çekteki imzanın davacının muvafakati ile atıldığı gerekçesi ile imzaya itirazın da reddine karar verilmiştir. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz, İİK.nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiği vurgulanmıştır. İİK.nun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise "imza tatbikinde HUMK.nun bilirkişiye ait hükümleri ile aynı kanunun 309.maddesinin 2, 3 ve 4.fıkraları ve 310, 311 ve 312.madde hükümleri uygulanır." denilmektedir. Anılan hükümde atıf yapılan HUMK.nun 308 ve devamı maddelerinde imza inkarı halinde mahkemelerce yapılacak usulü işlemler düzenlenmiş, 309.maddesinin 2, 3, 4.fıkraları aynen " Ehlihibre vasıtasıyla tahkikata karar verildiği takdirde, medarı tatbik olacak yazı ve ehlihibrenin tahkikatı icra edeceği gün hakim tarafından tayin olunur. Mahkeme bu bapta ancak iki tarafın ittifak ettikleri her nevi evrak ile senedatı resmiyeden olan ve bir kimse tarafından hasbelmemuriye veya mahkeme huzurunda tahrir veya imza edilen evrakı tatbika esas addedilebilir. Tatbika esas ittihaz olunabilecek evrak olmadığı veyahut olup da derecei kifayede bulunmadığı takdirde ehlihibre tarafından terkip olunacak ibarelerle münkir olan kimseye yazı yazdırılarak tatbikat icra olunur" düzenlemesi yer almıştır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 tarih ve 2006/12-259 E-231 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu göz ardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir ( HGK.nun 2008/12-77 E,-90 K. sayılı kararı). İmza itirazı ile ilgili olarak; bilirkişi raporunun mukayeseye esas belgeler kısmında belirtilen borçlunun imza örnekleri ile takip dayanağı çekle ile aynı hesaptan keşide edilmiş ve ödenmiş çekler mahkemece toplandıktan sonra imza incelemesi için kül halinde bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda, mukayeseye esas imza örnekleri ile takip konusu çeklerdeki imzalar karşılaştırılmış ve takip dayanağı çekte borçlu adına atılı imzanın borçlunun elinden çıkmadığı sonucuna varılmıştır. Aynı bilirkişi tarafından ödenmiş çekteki imza mukayesesinde, takip konusu çekteki imza ile bu çeklerdeki imzanın aynı şahıs elinden çıktığı belirtilmiştir. Borçlunun, bilirkişi tarafından mukayeseye esas imza olarak kabul edilen ödenmiş çeklere yönelik olarak imza itirazında bulunmamış olması, daha sonra yapılacak olan bir takipte imza inkarında bulunmasını engellemez. ( HGK.nun 31.03.2010 tarih 2010/12-165 E., 2010/180 K. sayılı kararı), Sonuç itibari ile bilirkişi incelemesine esas alınacak imza örnekleri yasa maddeleri dikkate alınarak toplanmış ve bunlara göre de kanaat oluşturan rapor düzenlenmiş ve imzanın borçlunun eli ürünü olmadığı saptanmış iken, ödenmiş çeklerdeki imzanın yasa maddelerine göre medarı tatbik imza olarak kabulü mümkün bulunmadığından, mahkemece bu çekteki imzaya itibar edilerek hüküm kurulması doğru değildir. Diğer yandan dosya içerisinde mevcut Denizli 2. Noterliği'nin 22.01.2007 tarih 2110 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile borçlu tarafından çek tanzim etme yetkisini de içeren vekaletname veriliği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.