11. Hukuk Dairesi 2010/1358 E. , 2012/680 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : AV.... DAVALILAR : 1-İMAS-KLİMA SOĞUTMA MAKİNA PAZARLAMA MÜM.AŞ. 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... VEKİLİ : AV. ... Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2008/36-2009/342 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24/01/2012 günde hazır
**11. Hukuk Dairesi 2010/1358 E. , 2012/680 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : AV.... DAVALILAR : 1-İMAS-KLİMA SOĞUTMA MAKİNA PAZARLAMA MÜM.AŞ. 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... VEKİLİ : AV. ... Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2008/36-2009/342 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24/01/2012 günde hazır bulunan davalılar vekili Av.... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmedi, davalılar avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davacılardan ...'nın 1100, ...'nın ise 50 paya sahip olduklarını, 28.04.1999 tarihli genel kurul toplantısındaki hazirun cetvelinde kuruluşta yer alan davacıların gösterilmediğini, 14.06.2000 tarihli genel kurulda da tüm hissedarların hazır olduğunun belirtildiğini ancak müvekkillerinin bu genel kuruldan haberleri olmadığını, hamiline basılı hiçbir senedin müvekkillerine teslim edilmediğini, bu toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, yine 08.11.2000 tarihli olağan üstü genel kurul, 06.06.2001 tarihli genel kurul, 05.06.2002 tarihli, 12.06.2003 tarihli, 21.04.2004 tarihli ve bundan sonra yapılan genel kurullara müvekkillerinin çağrılmadığını, genel kurulların geçersiz olduğunu, diğer davalıların en son genel kurul toplantısına göre hissedar olarak gözüktüğünü ileri sürerek, müvekkillerinin ulaşılan sermayeye göre hisselerinin tespitini, ödenmeyen kar payından her bir müvekkili için ayrı ayrı 5.000,00 TL'nin hakediş tarihinden itibaren faizi ile tahsilini, TTK'nun 361/3 maddesi gereğince tüm genel kurulların iptalini, gerçeğe aykırı hisse senetlerinin toplatılmasını, yönetim kurulunun usulsüz hisse senedi basma yetkisinin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinden davalı şirket dışındaki davacılara husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların şirket ortağı olmadıklarından dava açma sıfatlarının bulunmadığını, davacıların iddialarının BK'nun 126/4.maddesine göre zamanaşımına uğradığını, kaldı ki genel kurul iptali davalarının üç aylık hak düşürücü süre de açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin kuruluş aşamasında davacı Ayşe Banu Muşkara'nın 1.100.000.000.-TL bedelli 1100 hisse karşılığı, diğer davacının ise 50.000.000.-TL bedelli 50 hisse karşılığı ortak oldukları, davacılar pay sahipliklerinin ve ulaşılan sermayeye göre hisselerinin tespitini istediklerinden dava açma sıfatlarının bulunduğu, ayrıca bu tür talepler için zamanaşımının söz konusu olmayacağı, yine bu talepler şirketin diğer ortaklarını .../... da ilgilendirdiğinden şirket ile birlikte diğer pay sahiplerine de husumet yöneltilebileceği, davacıların davalı şirkete sermaye borçlarını ödemedikleri, davalı şirket tarafından davacılara iadeli taahhütlü mektuplar gönderilerek taahhüt ettikleri sermayenin 1/4'ünü tescil tarihinden itibaren 1 ay içinde ödemelerinin istendiği, ayrıca davacıların ıskatına dair ilanların Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, şirket yönetim kurulunun 14.06.2000 tarihli 2000/9 sayılı kararı ile ihtara rağmen sermaye borçlarını ödememeleri nedeniyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verildiği, dava konusu olan senetlerin hamiline yazılı senetler olduğu, TTK'nun 408.maddesinde hamile yazılı hisse senetlerinde ilanın yeterli görüldüğü, bu durumda her iki davacının ıskat işlemlerinin geçerli olduğu, davacıların 2000 yılından sonra şirket genel kurullarında bulunmadıkları, hazirun cetvellerinde gösterilmedikleri, pay defterinde Banu Muşkara'nın 1100 adet, ...'nın 50 adet hissesinin, bedellerini ödeyen İnci Serra Muşkara adına kaydedildiği, davacıların 2000 yılından dava tarihine kadar herhangi bir taleplerinin bulunmadığı, bu taleplerinin MK'nun 2.maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiği, davacıların ortaklık sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında davadan feragat etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılardan ... vekili ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacılar vekilinin davacılardan ...'ya ilişkin temyizine gelince, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur.Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden,bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre,davacılar vekilinin davacılardan ...'ya ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davacılardan ... vekili ile davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacılardan ... yönünden BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle anılan davacılar vekilinin anılan davacıya ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan ...'dan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Davalılar 21,15 H 17,15 PH 04,00 BK 30/01/2012-S/E