11. Hukuk Dairesi 2024/719 E. , 2024/9154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/689 Esas, 2023/1839 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/762 E., 2018/134 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim
**11. Hukuk Dairesi 2024/719 E. , 2024/9154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/689 Esas, 2023/1839 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/762 E., 2018/134 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça icra takibine konu edilen çeklerin dava dışı keşideci tarafından teminat senedi olarak verildiğini, çek tarihinde şirket yöneticisi olan davalı yanca haksız olarak ele geçirildiğini, bu çeklerin davalıya verilmesini gerektiren hiçbir hukuki ve ticari ilişkileri bulunmadığını, bu nedenle suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün 2016/9263 E. sayılı icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu çeklerin davacı ile takip borçlularından ... arasında henüz ... çoğunluk hisse ve yönetimi kendisinde iken 26.07.2012 tarihinde düzenlenen sözleşme kapsamında verildiğini, dava dışı ... şirketi ile 20.09.2012 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesi gereğince verilen teminat mektuplarının tazmin edildiğini, dolayısıyla çeklerden dolayı talep hakkının müvekkiline geçtiğini, çeklerin ele geçirildiği iddiasının doğru olmadığını, cironun temlik cirosu olduğunu, aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, davacının tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının hisse devir protokolü hükümlerine dayanarak dava dışı Seteks firmasının borcunu teminat mektuplarının bozdurulması suretiyle ödediğini, çekleri takip hakkının kendisine geçtiğini ileri sürdüğü, ancak davalının alacağını dayandırdığı ödediğini ileri sürdüğü teminat mektuplarının lehtarı davalı olmayıp sözleşmede satıcılardan biri olarak adı geçen .......Ltd.Şti. olduğu, ödemenin şirket hesabından yapıldığı, dolayasıyla davalının çek bedellerini dava dışı ...'ye ödediği savunmasının yerinde olmadığı, çeklerin 21.06.2013 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız işlemi gördüğü, davalıya cironun bu tarih öncesi yapıldığı, teminat mektuplarının 14.08.2013 ve 26.08.2013 tarihinde tazmin edilmiş olması karşısında davalının çeklerin teminat mektuplarının tazmin edilmiş olması nedeniyle kendisine ciro edildiği savunmasına da itibar edilmediği, diğer taraftan hisse devir sözleşmesinin tarafları arasında davacı şirketin bulunmadığı, hisse devir sözleşmesinin davalı ve dava dışı ... arasında yapıldığı, hisse devir sözleşmesi uyarınca teminat mektuplarının bu firma tarafından bozdurulduğu, davalının çek bedellerini davacı firmaya ödemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ... ile davacının farklı tüzel kişilikler olup davalının ... ile arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca çek bedellerini ödediğini ileri sürdüğü, davacı ile arasında çeke dayalı doğrudan bir alacak ilişkisi olmadığını davalının da kabul ettiği, bu durumda takip konusu çeklerin mücerret borç ikrarı olmaktan çıktığı, ispat yükünün davalıya geçtiği, davalının çeklerden ötürü alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, yargılama sırasında takip konusu borç davacı tarafından ödendiğinden davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu çeklerin 26.07.2012 tarihli sözleşme gereğince dava dışı Seteks şirketi yönünden teminat olarak verilmiş olup davalı, hisse devir protokolü hükümlerine dayanarak dava dışı Seteks firmasının borcunu teminat mektuplarının bozdurulması suretiyle ödediğini, çekleri takip hakkının kendisine geçtiğini ileri sürmüş ise de alacağını dayandırdığı ve ödediğini ileri sürdüğü teminat mektuplarının lehtarının davalı değil hisse devri sözleşmesinde satıcı olarak yer alan ......Şti. olduğu, ödemenin dava dışı şirket hesabından yapıldığı, davalının çek bedellerini ödediği savunmasının yerinde olmadığı, hisse devir sözleşmesinin davalı ile dava dışı ..., ... ..Şti. ile ... arasında yapıldığı, sözleşmede "şirket çek ve senetlerinin herhangi birinin 29 Ağustos 2013'e kadar ödenmemesi halinde bu tutarın satıcılar tarafından geri ödeneceğinin" yer aldığı, ancak dava konusu çeklerin 21.06.2013 tarihli olup teminat mektuplarının 14.08.2013 ve 26.08.2013 tarihinde tazmin edildiği, davalının davacı şirketteki yöneticiliğinin 20.08.2013 tarihli karar ile sona erdiği, çeklerin tanzim tarihi ve fatura tarihleri itibarı ile davacı şirkette yönetici olduğu dikkate alındığında davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.