TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/01/2022 NUMARASI : 2020/569 Esas, 2022/36 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1930 KARAR NO : 2026/629 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/01/2022 NUMARASI : 2020/569 Esas, 2022/36 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I-DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı borçlu şirket ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden ortaya çıkan 14.556,35 TL'lik açık hesabın alacağı borçlu şirket tarafından ödenmediğini, borçlu şirket ile şifahi görüşmeler yapılmış ise de bir sonuç alınamadığını, borcun ödenmediğini, işbu 14.556,35 TL'lik açık hesap alacağı nedeniyle; İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun faize, faiz oranına ve tüm ferilere itiraz ettiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin İcra Müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, borçlunun haksız bir şekilde itiraz ettiğini, davalı şirketin müvekkil şirkete borçlu göründüğünü, borçlunun iddialarının yersiz olup işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, Müvekkilinin alacağının likit olduğunu ve davalı borçlunun borçtan haberdar olduğunu, ödeyeceği meblağın likit ve belirli olduğunu beyan ederek, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak olarak yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamı ile davalı yanın alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II-CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkil şirket ile davacı şirket arasında karşılıklı olarak 25/07/2022 tarihinde "... Teklifi" adında sözleşme imzalandığını, tamamıyla davacı şirket tarafından şartları belirlenen ve müvekkil şirketin kabulü ile işleme konulan işbu sözleşme uyarınca, 71.963,20 TL'lik toplam ödeme tutarı yapılacak işin bitimi ile birlikte davacıya ödendiğini, davacı tarafın kastettiği borcun, kendi cari hesaplarında yer aldığını ve herhangi bir dayanağı bulunmadığını, müvekkil şirketin cari hesaplarında işbu tutarın yer almadığını, akdedilen sözleşme uyarınca belirlenen tutarın ödendiğini, davacının iddia ettiği borcun konusunun ve neyden kaynaklı bir borç olduğunun belli olmadığını, yalnızca borç göründüğü gerekçesi ile icra takibi başlatan işbu borç isnadının temellendirmesinin dahi yapılmadığını, dayanağının belirtilmediğini, taraflarca imzalanan sözleşme ve ödeme dekontu ile yapılan işin karşılığının ödendiğini, davacının açmış olduğu haksız icra takibine dayanan haksız davanın reddinin gerektirdiğini belirterek, davacının haksız ve kötü niyetli olarak ikame ettiği itirazın iptali davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup davacının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalı tarafa 31/07/2020 tarihli 75.683,55 TL bedelli ve 31/08/2020 tarihli 23.788,80 TL bedelli iki ayrı fatura keşide edildiği 30.000,00 TL ve 54.916,00 TL olmak üzere iki ayrı tahsilat kaydı yapıldığı davalının ise incelenen ticari defter ve kayıtlarında davacının defterlerinden farklı olarak sadece 31/08/2020 tarihli 23.788,80 TL bedelli faturanın kayıtlı olmadığı buna bağlı olarak da davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında davacıdan 9.323,45 TL alacaklı olarak göründüğü ve taraflar arasındaki ihtilafın da aslında bu durumdan kaynaklandığı, taraflar arasında 25/07/2020 tarihinde ... Teklifi imzalanmış olup taraflar arasında başka bir ticari ilişki bulunmadığı, bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafın keşide ettiği ikinci faturayı davalı taraf kabul etmediği, fakat ne var ki davalı taraf kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacı ile bu iş dışında bir ticari ilişkisi olmamasına rağmen fazla ödeme yaptığı, ve hatta yapılan ikinci ödeme ile alacaklı konuma geçmesi de kronolojik olarak davacının keşide ettiği ikinci faturadan sonraki günlere denk geldiği, bu nedenle davalı taraf kendisine keşide edilen bir faturayı her ne kadar ticari defter ve kayıtlarına işlemese de fatura tarihinden sonra bir ödeme yapılması ve yapılan bu ödeme ile de kabul edilen fatura tutarının üzerine çıkılması nedeni ile zımni olarak 31/08/2020 tarihli 23.788,80 TL bedelli faturayı kabul ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle de davacı taraf takip tarihi itibariyle 14.556,35 TL alacaklı konuma geçtiği gerekçesiyle, davacının davasının sübut bulduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında; davalının 14.556,35 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamınına, alacağın likit niteliği göz önünde bulundurularak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. IV-İSTİNAF Davalı vekili istinafında, bilirkişi raporunun iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, ancak Mahkemece iddialarının dikkate alınmadığını, 25.07.2020 tarihli ... Teklifi başlıklı sözleşme olduğunu, işin bitimi ile davacıya 71.963 TL.'nin ödendiğini, davacının cari hesaplarında yer alan ancak her hangi bir dayanağı olmayan kaleme ilişkin olmadığını, Mahkemenin gerekçeli kararında belirtilen davalının, davacıya yaptığı ödemesinin fazla olması sebebiyle borcun varlığının kabulünün hatalı olduğunu, müvekkilinin fazla ödeme yapmasının sebebinin aynı firma ile ileride benzer sözleşmeler imzalayıp karşılıklı hizmet alımları sebebiyle yapıldığını, tek taraflı davacı tarafından hazırlanan fatura ile davacının alacaklı bulunmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı davada, ticari ilişki sebebiyle 14.556,35 TL açık hesap alacağı bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında 25.07.2020 tarihli ... Teklifi sözleşmesi yapıldığını, işin bitimi ile davacıya 71.963,20TL ödeme yapıldığı ve borcunun olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davacı dosyaya sunduğu cevaba cevap dilekçesi ile, davalı ile müvekkili arasında 25.07.2020 tarihli ... Teklif Sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin 2. Maddesi gereği fazladan asfalt döküldüğünü, bunun da faturaya yansıtıldığını belirtmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ile alacak borç ilişkisinin 25.07.2020 tarihli ... Teklif Sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, taraflar arasında 25/07/2020 tarihinde ... Teklifi imzalanmış olup taraflar arasında başka bir ticari ilişki bulunmadığı, bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafın keşide ettiği ikinci faturayı davalı taraf kabul etmediği, fakat ne var ki davalı taraf kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacı ile bu iş dışında bir ticari ilişkisi olmamasına rağmen fazla ödeme yaptığı, ve hatta yapılan ikinci ödeme ile alacaklı konuma geçmesi de kronolojik olarak davacının keşide ettiği ikinci faturadan sonraki günlere denk geldiği, bu nedenle davalı taraf kendisine keşide edilen bir faturayı her ne kadar ticari defter ve kayıtlarına işlemese de fatura tarihinden sonra bir ödeme yapılması ve yapılan bu ödeme ile de kabul edilen fatura tutarının üzerine çıkılması nedeni ile zımni olarak 31/08/2020 tarihli 23.788,80 TL bedelli faturayı kabul ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle de davacı tarafın takip tarihi itibariyle 14.556,35 TL alacaklı konuma geçtiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda taraflar arasında 25/07/2020 tarihinde ... Teklifi imzalanmış olup buna göre taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğu ve bu sözleşmenin birim fiyatlı olduğu ve toplam sözleşme bedelinin 71.963,20 TL olduğu anlaşılmıştır. Aynı sözleşmenin 2. maddesinde, ödemelerde kantar tonaj fişleri ve imalat fiyatlarının birim fiyatla çarpılarak hesaplanacağı, faturanın iş bitimindeki gerçekleşen miktarlara göre kesileceği belirtilmiştir. Her ne kadar Mahkemece yapılan iş miktarı keşfen tespit edilmeden davacı tarafından kesilen fatura dikkate alınarak karar verilmişse de, söz konusu fatura davalı defterinde kayıtlı olmadığı gibi, davalı işin bitiminde bedelin ödendiğini iddia etmektedir. O halde Mahkemece yapılması gereken iş, taraflardan sözleşme kapsamında yapılan işe dair tüm delilleri toplanmak ve daha sonra, bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak yapılan iş miktarı tespit edilip sözleşmedeki birim fiyatlara göre hesaplanması ve çıkan bedelden davalının yaptığı ödeme mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/01/2022 tarih, 2020/569 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.