İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:03/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2025 tarih ve 2022/1055 Esas 2025/601 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ... firmalarının, ülkemizde üretim yaparak yurt dışına ihr…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1988 KARAR NO: 2025/2214 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/06/2025 ESAS NO: 2022/1055 KARAR NO: 2025/601 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:03/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2025 tarih ve 2022/1055 Esas 2025/601 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ... firmalarının, ülkemizde üretim yaparak yurt dışına ihracat yapan ve ülke ekonomisine katkı sağlayan büyük firmalar olduğu, davalılardan ...'ın davacı ...'nın dış ticaret müdürü olarak, davalı ...'nın ise davacı ...'nın muhasebesinde çalıştığı, davalıların ortak bir şekilde hareket ederek davacılar ... ve ...'yı dolandırdığı ve hukuka aykırı olarak zenginleştiklerini, davalı ...'ın davacıların yurt dışına yapmış olduğu satışları koordine ettiği, davacılar tarafından yurt dışına yapılan satışlarda anlaşmaya bağlı olarak ürünlerinin Kayseri teslim olarak ya da yurt dışındaki adrese teslim olarak satıldığı, geçtiğimiz aylarda yapılan inceleme sırasında Kayseri teslim olarak satışı yapılan ürünler ile ilgili olarak diğer davalı... isimli firma tarafından davacılara fatura kesilmiş olduğunun görülüğü, bu durum araştırıldığında ise hem ürünlerin gideceği müşteriye hem de davacılara fatura kesilerek davalı...'ın bu şekilde aynı nakliye işi için iki kez ödeme aldığının anlaşıldığı, bu olayın detaylıca araştırdığında davalılardan...'ın yapılan tek bir nakliye işi için iki kez ödeme alındığının, hatta hiç gitmeyen mallar için davalı... tarafından fatura kesilerek davacı şirketlerden hukuka aykırı şekilde ödemeler alındığının tespit edildiğini, yapılan araştırmada bu şekilde yıllar boyunca tek bir nakliye için hem davacılardan hem de müşteriden ayrı ayrı para alındığının görüldüğünü, diğer nakliye firmaları ile konu görüşüldüğünde ise firmaların durumu doğruladığı ve davalı ... tarafından bu şekilde işlem yapılmasının istendiğinin söylendiğini, diğer nakliye firmalarının söz konusu hukuka aykırı olarak alınan ikinci ödemeleri davalı ...'a ya da diğer davalı ... veya bunların istediği kişilere elden veya bankadan iade edildiğinin beyan edildiğini, konu ile alakalı savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/43387 Soruşturma numaralı dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda davacı ...'nın 24.940,00-Euro ve 17.600,00-USD, davacı ...'nın 111.300,00-Euro ve 86.970,00-USD olmak üzere davalıların şimdilik toplamda 136.240,00-Euro ve 104.570,00-USD zarara uğratıldığının tespit edildiği, savcılık tarafından alınan rapor ile birlikte faturalar ve ilgili evraklar ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/406 D. İş sayılı dosyası kapsamında 2022/409 D. İş sayılı kararı ile alacaklar için yapılan başvuru neticesinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, borçluların ihtiyati haciz kararına karşı yapmış oldukları itirazların da reddine karar verildiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararı ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, ancak davalılar tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalıların birlikte hareket ederek hiç nakliye yapılmamasına rağmen nakliye faturası düzenleyerek veya tek bir nakliye yapılmasına rağmen aynı nakliye için birden fazla fatura düzenleyerek veya nakliye faturalarına olması gerekenden daha yüksek tutar yazmak suretiyle fazla ödeme alarak davacıları zarara uğrattıklarını ve bu şekilde hukuka aykırı olarak gelir elde ettiklerini ileri sürülerek haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin ticari temerrüt faiziyle birlikte devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI... LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ TARAFINDAN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNULAN CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacı tarafça dile getirilenin aksine davalı şirket ile davacı şirketlerin 2015 yılından beridir çalışmakta olduğunu, müvekkilinin binlerce nakliye işi yaptığı ve hak etmiş olduğu işlerin bedelini aldığı, bunlar dışında sözleşmeleri sunulan bazı işlerde iki taraftan da ücret alınacağının kararlaştırıldığını ve bunun üzerine bazı işlerde iki taraftan da ücret alındığını, akabinde müvekkili şirketin yılarca davacı şirketler adına görüştüğü tüm işlerini yaptığını, şahıs olan davalı ...'ın talebi üzerine bir takım ücretlerin iadesinin istendiğini ve bunların davalıya iade edildiğini, davacı şirketlerin kendisini zarara uğratan çalışanın eylemlerinden kendisinin sorumlu olduğunu, hiçbir şekilde maddi bir kazancı veya sebepsiz zenginleşmesi mevcut olmayan müvekkili şirkete bu sorumluluğun yöneltilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığını bilmelerine rağmen müvekkili şirket aleyhine tüm bu işlemlerin başlatıldığını ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. DAVALI ... VE ...VEKİLİ TARAFINDAN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNULAN CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davalı ...'ın işi gereği dış ticaret kapsamında müşteri temini, bağlantı kurulması ve ürün sevkiyatı için nakliye firmaları ile anlaşma ve taşıma işlemlerinin talimatlarının verilmesi işlerini yaptığını, satılan ürüne dair işlemin faturalandırılması, nakliyenin yapılması ve nakliye işi için fatura düzenlenmesi ve buna dair tahsilat ve ödeme işlemlerinin ise bu davalının iş tanımında yer almadığını, köklü ve büyük bir firma olan davacıların bu işlere bakan departmanları tarafından yapılıp takip edildiğini, davalı ...'nın ise davacı nezdinde ... elemanı olarak çalıştığını, görev tanımlaması itibariyle şirkete kesilen faturaları muhasebeleştirme veya bu faturalara ilişkin ödeme yapma veya ödeme evrakı düzenleme yetkisinin bulunmadığını, zira şirkete kesilen faturaların muhasebe kayıtlarına işlenmesinin davacıların ödeme departmanı tarafından gerçekleştirildiğini, davacıların iddia ettiği mükerrer faturaların muhasebe departmanına değil ödeme departmanına geldiğini, bu davalının çalıştığı departman ile ilgisi olmayan işlerden dolayı suçlanmasının ve doğduğu iddia edilen zararın talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, diğer davalı ile yakın ailevi ve sosyal ilişkilerinden dolayı bu davalıya suç atfedilmesinin ve haksız icra takibi başlatılmasının hukuka ve vicdana aykırı olduğunu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...davanın kısmen kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına davalıların vaki itirazının kısmen iptali ile, takip tarihi itibarı ile 2.400,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile 225,20-TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam 2.625,20-TL ile 35.850,00-USD ve 130.640,00-Euro üzerinden icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar yabancı para alacakları için yıllık %17,25 faiz oranını geçmemek üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre USD cinsinden alacak yönünden USD cinsinden açılmış ve Euro cinsinden alacak yönünden Euro cinsinden açılmış Devlet Bankalarınca 1 yıllık mevduatlara uygulanan en yüksek oranda mevduat faizi işletilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacıların fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacılar dava dilekçesinde icra inkar tazminatı, davalılar ise cevap dilekçelerinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacılar lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalıların haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacıların talebi gerekir. Davacıların takip konusu edilen nedenle davalılardan alacaklı olduğu, alacağın faturalar ve ticari defter kayıtları kapsamında belirlenebilir ve likit olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen döviz cinsinden alacakların takip tarihi TL karşılığı olan 2.729.243,45-TL'nin taktiren %20'si oranında (545.848,69-TL) icra inkar tazminatının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir. İİK'nun 67/1. maddesine göre davalılar lehine kötüniyet tazminatına hükmetmek için davanın davalılar lehine sonuçlanması, davacıların icra takibinde kötüniyetli olması ve davalıların talebi gerekir. Davacıların kötüniyetli sayılabilmesi için haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olmalıdır. Alacaklıların kötüniyetli olduğu konusunda ispat yükü davalılardadır. Davalı borçlular, takip konusu alacağın aslında hiç doğmadığını veya sona erdiğini alacaklının bildiği halde takibe geçtiğini kanıtlarsa alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir. İzah edilen tüm nedenler karşısında dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne ve davalıların icra takibine vaki itirazının kısmen iptali ile icra takibinin devamına karar verildiği, davanın reddedilen kısmı yönünden ise davacıların takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından yasal koşulları bulunmadığından davalıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına davalıların vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, takip tarihi itibarı ile 2.400,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile 225,20-TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam 2.625,20-TL ile 35.850,00-USD ve 130.640,00-Euro üzerinden İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA, 2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar yabancı para alacakları için yıllık %17,25 faiz oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre USD cinsinden alacak yönünden USD cinsinden açılmış ve Euro cinsinden alacak yönünden Euro cinsinden açılmış Devlet Bankalarınca 1 yıllık mevduatlara uygulanan en yüksek oranda mevduat faizi işletilmesine, 3-Davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin REDDİNE, 4-İtirazın iptaline karar verilen döviz cinsinden alacakların takip tarihi TL karşılığı olan 2.729.243,45-TL'nin taktiren %20'si oranında (545.848,69-TL) icra inkar tazminatının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 5-Koşulları bulunmadığından davalıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı taraf vekilleri süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı...Ltd Şti vekilinin dilekçesinden özetle; hükme esas alınan bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunun açıkça hatalı hatta ve hatta taraflı olduğunu düşündüklerini, dikkate alınmayan nakliye sözleşmeleri olduğunu, davacı ... A.Ş. ve ... A.Ş. firmalarının 20152022 yılları arası yurtdışı satışlarında müvekkili davalı... Ltd. Şti. tarafından ... fabrika teslimi olan nakliye işlemlerinde sadece dava dışı müşteri (alıcı) adına nakliye faturası düzenlenmesi gerekirken hem müşteri firma adına hem de davacı firmalar adına mükerrer nakliye faturaları düzenlenmek suretiyle davacı firmaların zarara uğratıldığını belirttiğini, bu durumun müvekkilli davalı... Ltd Şti. firması açısından yapılan sözleşmelerden dolayı sorumluluk oluşturmadığını, davalı... Ltd. Şti. firması yapılan sözleşme kapsamında hem alıcıya hem satıcıya fatura düzenleyerek fiili işlemleri karşılığında alacağını tahsil ettiğini, müvekkilinin davalı ...Ltd Şti. Firmacısına gerek banka üzerinden ilişkili kişilerle, gerekse elden bir kısım paraları davalılar ... ve ... ya gönderdiğinin anlaşıldığını, bu paraların hangi nedenlerle aktarıldığını veya teslim edildiğin dair somut bir belirleme yapılmadığının görüldüğünü, her ne kadar bilirkişilerce bedelin alıcıdan alınması gerekmektedir denilmişse de sadece satıcı firmaya kesilen faturalar yönünden yıllarca davacı şirketler yönünden bir itirazda bulunulmadığını, sırf bu husus dikkate alındığında dahi davacı şirketlerin nakliye ücretini ödemesi gerektiğinin açıklanmış bulunduğunu, adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesi olduğunu, bu ilke gereğince adam çalıştıran çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu, bir diğer hususun ise davacı şirketin her tacir gibi basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek için gerekli özeni göstermesi gerektiğini, davacı şirketin iddiaları kabul etmemekle birlikte bir an dikkate alınsa dahi madem şirket tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılıyor bu ödemeleri kim yapıyor ödemeler kimin hesabından çıkıyor ödemelere onay veren kim tüm bu hususlar araştırıldığında ödemelere onayı veren diğer davalı şahısların ise davacı şirkete ödemeleri ni yapmaya muktedir bir yetki var ise müvekkilinin kusurunda gidilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle hiçbir hukuki ehemmiyeti bulunmayan tarafsızlıktan uzak bilirkiiş raporunun esas alınarak kurulan hüküm olan yerel mahkeme kararında davanın kısmen kabulüne dair hakkaniyete ve hukuka aykırı nitelikte kararın istinaf kanun yolu ile bozulmasını ve davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekilin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda eksik hesaplamalar yapıldığını, 45.500.00 EURO, 6.400,000 USD tutarlı faturalardan görüleceği üzere davalı... Ltd Şti. Nin diğer davalılar ... ve ... ile birlikte müteselsil sorumluluğu tutar 130.640 EURO ve 35.850 USD ile sınırlı olmadıklarını, toplamda 176.140,00 EURO 42.250,00 USD olduğunu, hükme esas alınan ek bilirkişi raporundaki yapılan tespite bu faturalarında eklenmesiyle oluşan toplam zarardan davalılar... Ltd Şti. , ... ve ...'nın müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını, müvekkilinin uğramış olduğu diğer nakliye şirketlerinden kaynaklı kalan zararına ilişkin olarak ise hükme esas alınan ek bilirkişi raporunun davaya konu gerçek zararı göstermediğini, müvekkilinin uğramış olduğu toplam zarar tutarından kalan 2.900,00 EURO ve 61.270,00 USD lik tutarından ise... Ltd Şti. Dışındaki diğer nakliye firmalarıyla müvekkili şirketi zarara uğratın ... ile ... nın birlikte sorumlu olacağını, ... ve ...'nın diğer nakliye firmaları olan ...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ..., ..., ... Ltd. Şti., ...Ltd. Şti. ... Ltd. Şti., isimli firmalardan da aynen... şirketi ile yaptıkları gibi haksız ödeme yolu ile müvekkilini zarara uğrattıklarını ve hukuka aykırı olarak uhdelerine para geçirdiklerinin savcılık dosyasındaki raporla ve banka kayıtlarıyla sabit olduğunu, yerel mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda... dışındaki diğer nakliye firmalarının davalılar ... ve ... ile birlikte müvekkili şirketi zarara uğrattığına ilişkin bir tespit yapılmadığını, bu konuda itiraz ettiklerini, yerel mahkemece itirazlarının yanıtsız bırakıldığını, davalıların birlikte hareket ederek hiç nakliye yapılmamasına rağmen nakliye faturası düzenlemek suretiyle veya ... Fabrika teslimi olan nakliye işlemlerinde sadece dava dışı müşteri adına nakliye faturası düzenlenmesi gerekirken hem müşteri firma adına hem de müvekkili firmalar adına mükerrer nakliye faturaları düzenlemek suretiyle müvekkilini zarara uğrattıklarını ve bu şekilde hukuka aykırı olarak gelir elde ettiklerinin açık olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme tarafından kurulan hükmün kaldırılmasını, mahkeme kararındaki eksik zarar tespitinin düzeltilerek toplam 136.240 EURO ve 104.570 USD zarar bedelinin tahsili ile davalarının tam kabulünü, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; cevap dilekçeleri, bilirkişi raporlarına karşı sunulan itiraz dilekçelerini, yazılı ve sözlü tüm beyanlarının tekrarı ile davacı tarafın iddia ettiği alacağının sebebinin haksız fiil olarak gösterildiğini, yerel mahkeme tarafından HMK 116 maddesi gereği sunulan yetki itirazlarının dikkate alınmadan esasa girilip inceleme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme tarafından davacı tarafça sunulan delillerin taraflarınca tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin savunma hakkının kısıtlandığını, yerel mahkeme dosyasına konu davanın davacılar tarafından davalılar aleyhine başlatılan Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğunu, davacılar ile söz konusu icra takibinin konusunun diğer davalı... firması tarafından kesilen haksız faturalardan kaynaklı zarar olduğunu belirttiğini, müvekkillerinden ... nın davacı nezdinde... elemanı olarak çalıştığını, müvekkillerinden ... ın ise ...olarak çalıştığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına karşı sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinin tekrarı ile yerinde olmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak karar verilmesinin yerinde olmadığını, yapılan itirazları doğrultusunda yerel mahkemece yeniden rapor alınması ve akabinde davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın kül halinde reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın kül halinde reddini, davacının tacir olduğunu ve basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiğinden haksız yere talepte bulunması nedeni ile kötü niyetli sabit olduğundan %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/ 354 - 2023/ 665 E.K sayılı ceza yargılaması sonunda verilmiş ilamının istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesi tarafından verilen kararın kapsamı ile sonucuna ve mahkemece konusunda uzman heyet bilirkişiden alınan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere göre davalı kişilerin davacı şirketin bünyesinde muhasebe çalışmalarını yaparlarken diğer davalı şirketle kendilerine menfaat/haksız kazanım sağlamaları ve bu suretle davacının zarar görmesine sebebiyet vermeleri dolayısıyla sorumlulukları bulunduğunun sonucuna varılmış olmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde görülmediğinden istinaf eden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı taraf vekillerince yapılan bütün istinaf itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf incelemesine konu kararın usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle işbu kararı istinaf eden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 23/06/2025 tarih ve 2022/1055E - 2025/601K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekili, davalı ... ve ... vekili ile davalı ...Ltd.Şti vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı kendisinden peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı ... ve ... ile davalı ...Ltd.Ştinden alınması gereken 218.555,80-TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 109.277,9-TL' nin mahsubu ile bakiye eksik kalan 109.277,9-TL' nin işbu davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerilerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2025