6. Ceza Dairesi 2006/11430 E. , 2010/4063 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın yakınana ait oto teybini ve kızağını çaldıktan sonra, yakınan ve tanık ... tarafından görülüp takip edildiği, sanığın koşarak izini Bayram aralığı sokağında kaybettiği ve emniyet görevlilerince evinde yakalanması biçimindeki oluşta, ke…
**6. Ceza Dairesi 2006/11430 E. , 2010/4063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın yakınana ait oto teybini ve kızağını çaldıktan sonra, yakınan ve tanık ... tarafından görülüp takip edildiği, sanığın koşarak izini Bayram aralığı sokağında kaybettiği ve emniyet görevlilerince evinde yakalanması biçimindeki oluşta, kesintisiz takip olmadığı, bu nedenle eylemin tamamlandığı gözetilmeden, TCK’un 35/2 maddesi gereğince yazılı şekilde kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek uygulama yapılması, Suçun geceleyin 03.00 sıralarında işlenmesi sebebiyle TCY.nın 143. maddesiyle artırım yapılmaması, 5237 sayılı TCY’nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/2-d. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında yakınma bulunduğu için aynı Yasanın 151/1. mala zarar vermek suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi ve 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının; 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘58/6 maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.