İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ... Şubesi ile .... Şti arasında Kredi sözteşmesi imzalanmış ve buna istinaden adı geçen firmaya ticari kredi açılmış ve kullandırıldığını, davalı .…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1301 KARAR NO:2026/260 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/03/2022 NUMARASI:2019/1022 Esas - 2022/195 Karar DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ... Şubesi ile .... Şti arasında Kredi sözteşmesi imzalanmış ve buna istinaden adı geçen firmaya ticari kredi açılmış ve kullandırıldığını, davalı ... ve ... ise söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, söz konusu sözleşme hükümlerine riayet etmeyen borçlunun sözleşmesi feshedilerek Beşiktaş ... Noterliğinin 27.12.2018 Tarih, ... Yevmive No'lu ihtarnamesi İle söz konusu borç borçlulara bildirildiğini, buna rağmen borç ödenmediğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile asıl alacağın ferileriyle birlikte tahsili için ilamsız icra yolu ile icra takibine başlanıldığını, davalıların bankaya olan borçlar devam etmekte ve asıl alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla açılan icra takibinde talep edilen faizler tamamen usul ve yasaya uygun olduğunu, borçluların haksız itirazlarının iptal edilerek takibin devamına ve davalının takip konusu alacağın % 20'sindan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, başlatılan icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takip dayanağı davalıların yetkilisi olduğu .... A.Ş.'ye olan kefalet dolayısıyla olduğu, ancak davacı tarafından asıl borçlu ... A.Ş. 'ye başvurulup sonuç alınmaksızın davalılar aleyhine takip başlatıldığını, işbu nedenle başlatılmış olan takip, usul ve yasaya uygun olmadığını, davalıların karı-koca olup asıl borçlu ... A.Ş.'ye kefil olarak alınırken davacı tarafından birbirlerinin muvafakâtı alınmadığını, davacının davalılar aleyhine İstanbul And. 16. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilâmsız takibe müvekkillerin itirazı neticesinde açılan itirazın iptali davası olduğu, huzurdaki davanın konusunu oluşturan ve davalıların yapmış olduğu itirazın iptali istenen İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası haricinde davalılar aleyhine aynı borçtan dolayı mükerrer olarak başlatılan: İstanbul And. 16. İcra Müdürlüğü'nün ..., İstanbul And. 16. İcra Müdürlüğü'nün ..., İstanbul And. 16. İcra Müdürlüğü'nün ..., İstanbul And. 16. İcra Müdürlüğü'nün ..., İstanbul And. 16. İcra Müdürlüğü'nün ... dosyaları da mevcut olup işbu dosyalar, davanın ikâme edildiği 17/12/2019 tarihinde derdest olduğu, İstanbul And. 16. İcra Müdürlüğü dosyaları celp edildiğinde ve davacı ve davalılar kayıtları bilirkişi vasıtasıyla karşılaştırıldığında davacı bankanın davalılar aleyhine aynı borçtan dolayı mükerrer takipler başlattığı anlaşılacağını, davacının takip talebinde yer verdiği faiz miktarı fahiş olduğu ve genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan hükümlerle uyumlu olmadığını, yine davacının gönderdiğini iddia ettiği hesap kat ihtarları usulüne uygun tebliğ edilmemiş olup faizin işbu tarihlerden başlatılması da olanaklı olmadığını, davalılar aleyhinde başlatılan takip, birden çok dosya ile mükerrer olduğundan ve usul ve yasaya uygun olmadığından davacının haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davasının reddini, davacının haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davasının reddine, davacının takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatıyla mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacı ... Bankası T.A.... Şubesi ile dava dışı ....Şti arasında 16.11.2012 tarihli genel işlem koşullarına ilişkin bilgilendirme Notu ve 20.11.2012 tarihli 1.500.000,00 TL (BirMilyonBeşYüzBinTürktirası) limit dahilinde Kredi Genel Sözleşmesi ve imzalanmış olup, söz konusu sözleşmede davalı ... ve ... ile dava dışi ...A.Ş. ve dava dışı ...'in Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak tüm kredilerden kaynaklı (..) tüm borçlardan 10.11.2012 tarihinde 1.500.000,00 TL(Birmilyon Beşyüzbin Türk lirası)'na kadar müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiği, beyanı çerçevesinde aynı tutar dahilinde kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, davacı banka dava dışı firma ve davalılara T.C. Beşiktaş ... Noterliğinin 27.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderdiği, ihtarnamenin davalı ... ve ...'a 07.01.2019 tarihinde daimi çalışanı ...'a teslim edilerek tebliğ edildiği dosya içi noter evraklarından tespit edilmiş olup, ihtar edilen 1 gün sonrası 08.01.2019 tarihi itibariyle temerrüt oluştuğu kanaatine varıldığı, TCMB tarafından yayımlanan ve kredi kartı ile kredili mevduat hesaplarına ve çek taahhüt bedeline uygulanabilecek azami faiz oranlarının; 01.10.2018-31.12.2018 arasında akdi X27, temerrüt 433 Olarak belirlendiği, hususu da dikkate alınmak suretiyle uygulanması gereken faiz oranlarının; mevduat Hesabı, Kredi Kartı ve Tazmin edilen çek bedeli için akdi %27, temerrüt %33 olması gerektiği, 04.03.2019 tarihli T.C. İstanbul 16. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşılaştırmalı bakıldığında; Tüm kredilerden 55.103,53TL Asıl Alacak, 2.970,16TL Akdi Faiz, 2.778,14TL Temerrüt Faizi ve 192,63TL BSMV ile 1391,64-TL masraf olmak üzere toplam 62.317,70-TL alacaklı olduğu, davacı banka takip talebinde 55.103,53TL asıl alacak, fazla olarak 6.306,65TL işlemiş faiz, 2.659,74 TL temerrüt faiz, fazla olarak 282,60TL BSMV ve 2.089,52 masraf talep ettiği, davanın 55.103,53TL Asıl Alacak, 2.970,16TL Akdi Faiz, talebe bağlı 2.659,74 TL temerrüt faizi,192,63TL BSMV ile, 1391,64-TL masraf olmak üzere toplam 62.317,70-TL alacaklı olduğu, davalı ... ve ... taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince müteselsil kefil oldukları 62.317,70-TL borçtan sorumlu oldukları, davalıların itiraza konu ettikleri diğer icra dosyalarının davamız konusu dışında kullanılan farklı kredilere ilişkin bulunması dolayısıyla, aynı borçtan dolayı derdest icra takipleri bulunduğuna ilişkin itirazları yerinde olmadığı görülmekle, davanın kısmen kabulüne; İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarıca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Red edilen kısma ilişkin davacının kötü niyetli olduğuna dair kanaat oluşturacak bir bilgi ve belge bulunmadığından, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davaya konu olan icra doyası incelemeye alınmadan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davaya konu İstanbul And. 16. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasına alacaklı tarafından sunulan 26/02/2020 tarihli talep ile icra takibine konu olan borcun haricen ödendiğini, harç ve masrafların ödenmesi kaydıyla hacizlerin kaldırılması gerektiğini, mahkemece alacaklının icra dosyasına sunmuş olduğu talep dikkate alınmadan davalı aleyhine bir karar verildiğini, alacaklının da talebinde belirttiği üzere borcun haricen davacı alacaklıya ödendiğini, mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmekte iken kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın haricen ödeme nedeniyle konusuz kalıp kalmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "kredi kartı, üyelik sözleşmeleri, ihtarname, hesap özeti" sebebine dayalı olarak toplam 66.442,04 TL alacağın tahsili istemiyle 04/03/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı takip borçlularının itirazı üzerine onlar yönünden takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı alacaklı vekili icra dairesine sunduğu 26/02/2020 tarihli dilekçesi ile icra takibine konu borcun haricen tahsil edildiğini, dosya borçlusu tarafından ilgili harç ve masrafların ödenmesi kaydıyla borçlunun tespit edilen taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine koyulan tüm hacizlerin, borçlunun bankalar nezdindeki alacaklarının ve hesaplarının üzerine koyulan tüm hacizlerin ve son olarak maaş haczi uygulanıyor ise maaş haczinin fekkine karar verilmesini ve ilgili kurum ve bankalara haciz fek müzekkeresi gönderilmesini; işlemlere ilişkin masrafların ise borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İcra müdürlüğünün 23/07/2022 tarihli kararıyla da % 4.55 oranında hesaplanan tahsil harcı 4.220,027 TL'nin yatırılmasına karar verilmiştir.İlk derece mahkemesine itirazın iptali davası açıldıktan sonra davacı alacaklı tarafından takip konusu borcun haricen ödendiği bildirilmiş ve davalı takip borçlularının talebi üzerine de ödenmesi gerekin tahsil harcı icra müdürlüğünce hesaplanmıştır. Bu durumda eldeki dava konusuz kalmış olmakla birlikte davanın konusuz kalması halinde mahkemece davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti hüküm altına alınacak ve davalıların takibe itirazının haksız olduğu nazara alındığında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekecektir. İlk derece mahkemesince yargılama giderleri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı hakkında açıklandığı şekilde karar verilmiş olup, anılan hususlar yönünden karara bir etkisi olmadığı gibi Dairemizin karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti bakımından davalı tarafında aleyhine artış olacağından davanın konusuz kalmış olmasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.064 TL harcın, alınması gerekli olan 4.256,92 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.192,92 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karardan sonra davacı yan gider avansından karşılanan 72,00 TL posta masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/02/2026