11. Hukuk Dairesi 2023/36 E. , 2024/3333 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/760 Esas, 2022/1660 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/940 E., 2021/209 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi…
**11. Hukuk Dairesi 2023/36 E. , 2024/3333 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/760 Esas, 2022/1660 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/940 E., 2021/209 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip konusu çeklerin müvekkili tarafından imzalanmamış olup böyle bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin aleyhine Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2017/131711 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı ve dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, ... Dokuma Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş.'nin müvekkili bankaya olan borcundan dolayı keşidecisi ... olan 4 adet çeki müvekkili bankaya verdiğini, söz konusu çeklerin ibraz tarihleri gelip muhatap bankaya sunulduğunda ise çekler hakkında çeşitli mahkemelerden alınmış ödeme yasağı bulunduğunun tespit edildiğini ve bu doğrultu da ödeme yapılmadığını, bunun üzerine lehtar ... dokuma ve keşideci ... hakkında icra takibine geçildiğini, davacı tarafın menfi tespit davası açmasında hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesi tarafından hazırlanan rapora göre dava ve takip konusu çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti hüküm kurmaya elverişli olduğu, keşideci olduğu iddia edilen kimsenin çekte imzası yok ise o kişiyi borç altına sokmayacağından menfi tespit isteminin haklı olduğu, davanın kabulü gerektiği, ancak hamil ile keşideci arasında 3. kişinin bulunması nedeniyle davaya konu çeklerdeki imzanın başkası tarafından atıldığını davalı bilemeyeceğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, dosyada bilirkişi incelemesinin yapılmadığını, dar yetkili mahkemenin kararının esas alındığını, borçlu olmadığının tespitini isteyen davacı borçlunun haksız olarak açmış olduğu davanın reddinin gerektiğini, vekalet ücretinin ve harçların fazla hesaplanmış olup kararın bu yönü ile de kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın defterlerinde çek kaydının olup olmadığının tespiti amacı ile defterlerde inceleme yapılmasını talep ettiklerini ileri sürerek kararın kaldırışmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle kararın bozulması gerektiğini, davacı borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, dosyada bilirkişi incelemesi dahi yapılmadığını dar yetkili mahkeme kararının esas alındığını, borçlu olmadığının tespitini isteyen davacı borçlunun haksız olarak açmış olduğu davanın reddi gerektiğini, bunun yanında vekâlet ücretinin ve harçların fazla hesaplandığını, davacı tarafın defterlerinde çek kaydının olup olmadığının tespiti amacı ile defterlerde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, ancak yerel mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı gibi bu konuda bir karar da verilmediğini, davacı firmanın defterlerinde bu çekler kayıtlı ise o zaman imza inkarında bulunmayacaklarının aşikar olduğunu, bunun yanında borçlu firmanın da defterlerinde inceleme yapılmasının esas olduğunu, bu deliller toplanmadan karar verilemeyeceğini, tüm bu itirazlar ışığında gerekli araştırma yapılarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu verilen istinaf taleplerinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.