T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1557 - 2025/1780 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1557 KARAR NO : 2025/1780 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2023 NUMARASI : 2022/223 E. - 2023/63 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkeme…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1557 - 2025/1780 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1557 KARAR NO : 2025/1780 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2023 NUMARASI : 2022/223 E. - 2023/63 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2023 tarih ve 2022/223 E. - 2023/63 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, dava konusu tasarım tescil başvurusunun 26.07.2021 tarih ve 369 numaralı bültende yayınlanması üzerine davalı firma tarafından müvekkili firma başvurusuna itiraz edildiğini, 2022/T-471 sayılı TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun müvekkiline ait 2021/006616 – 2 – 3 kod numaralı tasarım başvurularının yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle reddine karar verdiğini, karara mesnet olarak davalı tarafından sunulduğu bildirilen bir kısım katalogların değerlendirildiği bildirilmişse de davalı kurum tarafından ilgili katalogların kesin yayın tarihi bakımından araştırma yapmadığının açık olduğunu, kamuya arz tarihi kesin olarak belirli olmayan kataloğun ret kararına mesnet olarak alınmasının Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca mümkün olmadığını, davalı kurum tarafından hangi tasarımda yer alan hangi ürün ile müvekkili tasarımının benzer olduğunun kararda açıkça bildirilmediğini, tasarım bakımından yapılacak olan inceleme bakımından dikkate alınacak kitlenin bilgilenmiş kullanıcı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının bahse konu tasarımları kolaylıkla ayırt edeceğinin de aşikar olduğunu, ürünün yapısı gereği zorunlu olan form dışında ortak bir yanın olmadığını, müvekkili tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 20/04/2022 tarih ve 2022/T-471 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının iddiasının aksine davaya konu tasarımlar ile redde mesnet tasarımların genel görünümünün çok benzer olduğunu, dolayısıyla yenilik ve ayırt edicilik kriteri şartının sağlanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... A.Ş vekili, davacının sunulan katalogların sahte olduğunu iddia ediyorsa bunu delillerle desteklemesi ve bu şekilde itiraz etmesi gerektiğini, ilgili katalogların tamamen belirtilen yıllarda sunulduğunu, katalog içeriğine bakıldığında da görüleceği üzere tüm ürün ve görsellerin ilgili yıldaki tasarımlara ait olduğunu, mahkemenin lüzum görmesi halinde, müvekkilinin itiraza dayanak yapılan bu katalogları mahkemeye sunmaya hazır olduklarını, kurumun da gerekçesinde öncelikle itiraza dayanak yapılan ve kurumda kayıtlı olan tasarımlara dayandığını, davacının dava konusu tasarımlarının YİDK kararına mesnet olan 2020/03086/3 tescil sayılı tasarımla, yine katalogdaki tasarımlarla ve hatta itiraza dayanak olarak sundukları 2005/04348/5, 2019/08153/19, 2020/00114/7, 2020/04721/12, 2020/04721/8, 2020/04721/9 numaralı diğer tasarımlarla da aynı/ayniyet derecesinde benzer olduğunu, farklılık olarak sunulan hususların da, oldukça küçük ve tasarımın özünü değiştirmeyen detaylardan ibaret olduğunu, bilgilenmiş kullanıcılar gözünde, davacı tarafından sayılan bu hususların SMK m.56 uyarınca tasarımın genel görünümünde bir farklılık yaratmayacağını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, benzerliklerin yanında farklılıkların, tasarımcının seçenek özgürlüğü de göz önünde bulundurulduğunda, davacının tasarımına yenilik ve ayırt edici nitelik kazandırdığı, bu bağlamda mesnet tasarımlar karşısında 2022/T-471 sayılı YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu, davaya konu davacının 2021/006616-2,3 numaralı tasarımlarının, davalı itirazında yer alan tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022/T-471 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 56 ve 57. maddeleri uyarınca bir tasarımın korunabilmesi için hem yenilik hem de ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiğini, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımların yeni sayılamayacağını, tasarımlar arasındaki küçük farklılıkların koruma için yeterli olmayıp bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktıkları genel izlenimin esas alınması gerektiğini, ayırt edicilik değerlendirmesinde tasarımcının sahip olduğu seçenek özgürlüğünün de gözetilmesi gerektiğini, somut olayda dava konusu tasarımların genel görünümlerinin ve bıraktığı izlenimin redde mesnet tasarımlarla büyük ölçüde benzer olduğunu ve aradaki farklılıkların yalnızca ayrıntı düzeyinde kaldığını, bu nedenle davacı tasarımların yeni ve ayırt edici olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacıya ait 2021/006616-2,3 sıra numaralı tasarımların yenilikten ve ayırt edicilikten yoksun olup daha önce tescil edilmiş/başvurusu yapılmış birçok tasarımla ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığı halde mahkemenin SMK m.56 hükmü çerçevesinde izlenmesi gereken aşamalı inceleme sistematiğini uygulamayıp bilgilenmiş kullanıcı ve seçenek özgürlüğü kriterleri açısından tasarımların genel izlenimlerini karşılaştırmak yerine dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunu tekrar etmekle yetinerek küçük rölyef, ölçü, malzeme gibi nüansları ayırt edicilik unsuru gibi abartılı şekilde değerlendirdiğini ve bu suretle genel izlenim bakımından açıkça benzer tasarımlar arasında ayrım yapıldığını, mahkemenin kararında seçenek özgürlüğünün geniş olduğuna dair kabul ile piyasada çok sayıda tabak tasarımı bulunduğu gerekçesine dayanarak tasarımcı özgürlüğünün kısıtlı olduğu yolundaki çelişkili tespitlerin bir arada bulunduğunu, dolayısıyla yenilik ve ayırt edicilik incelemesinin yüzeysel ve hatalı yapıldığını; ayrıca müvekkilimizce bilirkişi raporuna ilişkin esaslı itirazlarının ve ek rapor talebimizin değerlendirilmeden, itirazlarımız giderilmeden itiraza uğramış rapora dayanılarak hüküm tesis edildiğini, bu uygulamanın Yargıtay yerleşik içtihatlarına aykırı olarak adil yargılanma hakkını zedelediğini ve mahkemenin itirazların reddine ilişkin herhangi bir gerekçe göstermediğini ileri sürerek, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini veya dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanarak bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/13749 E.- 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2024 tarih ve 2022/4097 Esas- 2024/739 Karar sayılı kararında da; "... kamu düzenine ilişkin olan mutlak yenilik unsurunun, YİDK iptali davaları ile endüstriyel tasarımların 554 sayılı KHK'nın 43 üncü maddesi kapsamında hükümsüzlüğü istemli davalarda, mahkemelerce YİDK tarafından değerlendirmeye alınan, YİDK'e itiraz konusu olarak sunulan ve hatta YİDK iptali istemli davalarda taraflarca sunulan bilgi ve belgelerle dahi bağlı kalınmaksızın re'sen araştırılması ve tasarımın mutlak yenilik unsuruna sahip olup olmadığının belirlenmesinin zorunlu olduğu, YİDK tarafından da re'sen mutlak yenilik incelemesi yapılması gerektiği, YİDK'in hem itiraza mesnet bilgi ve belgeler kapsamında hem de re'sen mutlak yeniliği incelemesi gerektiği, aksinin kabulünün tasarım hukukunda mutlak yenilik unsurunun kamu düzenine ilişkin olması ilkesiyle bağdaşmayacağı, Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.03.2023 tarihli, 2021/11-943 E. ve 2023/288 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, ayırt edicilik unsurunun incelenmesinde mutlak yenilik unsurundan farklı olarak re'sen inceleme yapılmasının, ayırt edicilik unsurunun kamu düzeniyle ilgisi bulunmadığından mümkün olmayıp, mahkemelerce taraflarca getirilme ilkesi çerçevesinde tarafların getirdiği bilgi ve belgeler kapsamında bir inceleme yapılması gerektiği, gerek mutlak yenilik ve gerekse de ayırt edicilik incelemelerinin genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgi gerektiren hususlar olduğundan mahkemelerce alanında uzman bilirkişiler marifetiyle yapılacağı..." belirtilmiştir. Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, mutlak yenilik konusunda herhangi bir araştırma yapılmamış, ayrıca davalı şirket vekilince bilirkişi raporuna karşı esaslı itirazlarda bulunulduğu halde, mahkemece bu husustaki araştırmanın derinleştirilmesi gerekli görülmemiştir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, davalı Şirket vekili tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmadan ve mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Somut uyuşmazlığın çözümünde, davalı Şirketçe hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanması ve mutlak yenilik araştırmasının yapılması işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, söz konusu deliller değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Bu itibarla Dairemizce, davalılar vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 23/02/2023 gün ve 2022/223 E. - 2023/63 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/10/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.