11. Hukuk Dairesi 2024/5077 E. , 2025/3782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/876 Esas, 2024/774 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/959 E., 2020/746 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafında
**11. Hukuk Dairesi 2024/5077 E. , 2025/3782 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/876 Esas, 2024/774 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/959 E., 2020/746 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın %25, ...'ın %25, ... Maden İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin %50 oranında paydaşı olduğu ... Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şirketine, davacı ... ve davalı ...'in müdür olarak atandıklarını, davalı müdürün çalışan 5 işçinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydını usulsüz şekilde 25.07.2018 tarihinde sildirdiğinin ... tarafından 30.07.2018 tarihinde muhasebeciden öğrenildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu, maden sahasında çalışan işçilerin çalışmalarının engellenmesi için usulsüz işlem yapıldığının muhasebeciye bildirildiğini ve maden sahasında çalışan 7 işçinin SGK kaydının oluşturulması için ... ve diğer ilgililere 4 ihtarname, 7 email ve 3 SMS gönderildiğini, SGK tarafından yapılan denetim ile işçilerin SGK kaydı oluşturulmaksızın çalıştırıldığının tespit edildiğini, kasıtlı olarak şirkete zarar veren davalının müdürlük görevinden azli gerektiğini, davalının, müdürü olduğu şirketin rödovans sözleşmesinin feshini sağlayabilmek için işçilerin SGK kaydının yapılmasını engellediğini, ... Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Madencilik Şirketi arasında rödovans sözleşmesi yapıldığını, davalının her iki şirketin de müdürü olduğunu, davalının ... Madencilik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin de vekili olduğunu, ... Madencilik ile ... Maden şirketinin tüm işlerini yürüten davalının, aynı zamanda dışarıdan müvekkillerinin ortağı olduğu ... Madencilik Şirketinin de müdürlüğünü yaptığını, davalının hem ... Maden firmasının vekili, hem maden ruhsatı sahibi şirketin müdürü ve gerçekte sahibi, hem de rödovans verdiği şirketin dışarıdan müdürü olduğunu, davalı ile ... Maden Şirketinin ortakları olan davacılar arasında anlaşmazlık çıkması üzerine, rödövans sözleşmesinin feshi için zemin hazırlandığını ileri sürerek davalının şirket müdürlüğünden azline, dava sonucuna kadar tedbiren şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 19.04.2018 tarih ve 2018/2 sayılı ortaklar kurulu kararı ile ... ve ...’in şirket müdürü olarak müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu, kararın tescil ve ilan edildiğini, işçilerin sigorta kaydının usulsüz şekilde silinmediğini, adı geçen 5 işçinin müvekkilinin müdürü olduğu şirkette çalışmamaları nedeniyle şirket muhasebecisi tarafından çalışma bordrolarından çıkarıldığını, fiili olarak çalışmayan kişilerin sigorta bordrosunda yer alamayacağını, bu dönemde şirketin hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını, SGK tarafından yapılan denetimle kaçak işçi çalıştırıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ... Madencilik Şirketi ile ... Madencilik Şirketi arasındaki Çatalca'da bulunan kum ocağına ilişkin imzalanan rödovans sözleşmesinin 09.09.2018 tarihi itibariyle sona erdiğini, ... Madencilik Şirketinin maden sahasında rödovans sözleşmesi dışında herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını, sözleşmenin sone ermesine rağmen davacıların maden sahasından çıkmadığını ve yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı davranarak maden sahasını haksız işgal ettiklerini, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün (MİGEM) 20.09.2018 tarih ve 19783817-101.03.02-E.441946 sayılı işlemi ile rödovans sözleşmesinin 09.09.2018 tarihinde sona erdiğinin rödovansçı şirkete bildirilmesine rağmen, davacıların maden sahasını terk etmediklerini, müvekkilinin müdür olarak yasal sorumluluğu bulunduğundan rödovans sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte faaliyetlerine son verdiğini, iddia edilen denetimde tespit edilen işçilerin müvekkilince işe başlatılmadıklarını ve çıkarılmadıklarını, MİGEM tarafından madende çalışma izni verilmediğinden, maden sahasında kimsenin bulunamayacağını, faaliyetlerin sona ermesinden sonra delil oluşturularak dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki geçimsizliğin, ortaklığın devamına ve pay sahiplerinin bundan sonra birlikte çalışmasına engel teşkil edecek ağırlıkta olduğu, şirket müdürü davalının usulsüz işçi çalıştırması nedeniyle dava dışı şirketi zarara uğrattığı, şirketin amacını gerçekleştirmek için gerekli olan maden ruhsatının iptali kararının iptali istemi ile davacı ortakların açtığı davaya muvafakat etmediği gibi bu davanın yürütülmesi için kendisine yapılan ihtaratlara rağmen gerekli adımları atmayarak şirket menfaatlerini aykırı davrandığı, bu hâli ile azil için haklı nedenlerin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı müdürün, dava dışı 1667-5 sicil numaralı ... Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited şirketindeki yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 630/2. maddesi uyarınca haklı sebeple kaldırılmasına, şirkete müşterek yetkili müdür ... ile birlikte şirketi temsil etmek üzere ... ve ...'nin dava kesinleşinceye kadar tedbiren yönetim kayyımı olarak atanmasına, şirketin, mahkemece atanan yönetim kayyımları ile birlikte müşterek yetkili müdürünün oy çokluğu ile verecekleri kararlar ile temsil ve ilzam edilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... Madencilik Sanayi ve Limited Şirketinin 19.04.2018 tarihinde yapılan genel kurulunun 6 numaralı kararı ile şirket ortaklarından davacı ... ile ortak olmayan davalı ...'in, süresiz olarak şirketi müştereken temsile yetkili kılındığı, temsil ve ilzam yetkisi Türk Ticaret Sicil Gazetesi'nin 08.06.2018 tarihli nüshasında yayınlandığı, davacılar, dava dışı şirketin ortağı olup tarafların aktif ve pasif husumetlerinin bulunduğu, dava dışı ... Madencilik Sanayi ve Limited Şirketinin ortaklık yapısına göre, TTK'nın 630/1. hükmüne göre, genel kurulun müdürü azline karar veremeyecek olması nedeniyle maddenin ikinci fıkrasına göre mahkeme koruması talep edilmesinin yerinde görüldüğü, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık ...'nın, davalının, dava dışı şirketin yetkilisi olarak, müdürü olduğu ... şirketi ile sözleşme ilişkisi kurduğu ve bu ilişkiyi usulsüz şekilde yürüterek şirketi zarara uğrattığını belirttiği, davacıların şikayeti üzerine davalı hakkında şirket ilişkin işlemlerde dolandırıcılık yapıldığı iddiasıyla Silivri Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, mahkemece getirtilen İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 2018/1888 E. sayılı dosyasında, ... Madencilik ve şirketin müdürü olan davacı ... tarafından İstanbul Valiliği aleyhine açılan davanın, davalı müdürün şirketi temsil etmemesi nedeniyle reddedildiği, dava dilekçesinde şirket müdürünün azli ile birlikte tedbiren şirkete, davacı olan müdür ile birlikte şirketi temsil etmek üzere yönetim kayyımı atanması istendiği, Mahkemece 23.10.1018 tarihli ara karar ile tedbir talebinin reddedildiği, daha sonra çeşitli tarihlerde talep edilen ihtiyati tedbir talepleri mahkemenin 19.09.2019 tarihli ara kararı ile reddedildiği ve ilk ret kararına yönelik istinaf başvurusu Dairece incelenerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, ihtiyati tedbire ilişkin verilen ara kararlar kesin hüküm niteliğinde olmayıp, durumun değişmesine göre yargılamanın her aşamasında tedbir talep edilmesinin mümkün olduğu, somut olayda, önceki tedbir taleplerinin reddinden sonra dosyada bulunan 10.11.2020 tarihli davacı ...'ın yazılı beyanı ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği belirtilerek kayyım atanmasının talep edildiği, Mahkemece bu dilekçeden sonra 12.11.2020 tarihinde yapılan son oturumda da davacılar vekili sözlü olarak kayım atanmasını talep ettiği ve bu hususun duruşma tutanağına yazıldığı, dosyanın geldiği aşama itibariyle, yaklaşık ispatın aşıldığı ve davanın kabulü yönünden mahkemede kesin ispat oluştuğu anlaşıldığından, bu aşamada mahkemece, talep edilen ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı,istinaf başvurusunda değinilen Yargıtay Yüksek 11. Hukuk Dairesinin 2018/2 E., 2019/2616 K. sayılı ilamının somut olay ile bir ilgisinin bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanı, karşılıklı ihtarnameler, ceza soruşturma dosyaları, idare mahkemesi dosyası ve kararı birlikte değerlendirildiğinde davalı müdürün dava dışı şirkete karşı TTK'nın 626. maddesinde düzenlenen özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet yasağına aykırı hareket ettiği, öncelikle, davalı müdürün şirketin ekonomik çıkarı ve geleceği açısından idare mahkemesinde açılan davaya katılmaması ve davanın eksik husumet nedeniyle reddedilmesinin bu sonuca ulaşmak için yeterli olduğu, davanın konusu ve niteliğine göre mahkemece yapılan inceleme ve varılan sonucun usul ve hukuka uygun görüldüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TTK'nın 630/2 maddesi uyarınca dava dışı limited şirketin yöneticisi olan davalı müdürün azli ile dava dışı şirkete davacının yönetici olarak atanması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kar... bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı asılın temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.