11. Hukuk Dairesi 2008/13511 E. , 2010/5079 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 tarih ve 2007/212-2008/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2008/13511 E. , 2010/5079 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 tarih ve 2007/212-2008/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin sigortacılık alanında faaliyet gösteren müvekkillinin çalışanları olduklarını, rekabet yasağı ve portföy mülkiyetini muhafaza etme sözleşmesi imzaladıklarını, davalıların 24.01.2007 tarihinde işten ayrılarak hemen diğer davalı şirketi kurduklarını, sigortacılık yapmaya başladıklarını, müvekkilinin müşterilerini ele geçirdiklerini, ticari sırları kullandıklarını ileri sürerek, haksız rekabetin men’ine, 500.00 YTL maddi ve 10.000.00 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkili gerçek kişilerin davacının müşterileri ile bir ilgisinin olmadığını, diğer müvekkili nezdinde poliçe satan ve müşteri ile direkt ilişki kuran konumda bulunmadıklarını, farklı sigorta şirketinin acenteleri olduklarını, sırları ifşa etmediklerini ve haksız rekabette bulunmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların haksız rekabette bulunduklarının, maddi ve manevi zarara neden olduklarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, haksız rekabetin men’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkette önceden çalıştıklarını, rekabet yasağı ve portföy muhafaza etme sözleşmesini imzaladıklarını, işten hemen ayrılmaları sonrası aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin müşteri çevresinin ele geçirildiğini, ticari sırlarının kullanıldığını ileri sürmüştür. Dosyaya davalı gerçek kişiler ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme örneklerini ibraz etmiştir. Davalı gerçek kişilerin, davacı şirkete çalıştıkları, rekabet yasağına ilişkin ibraz edilen sözleşmeleri imzaladıkları ve işten ayrıldıktan hemen sonra davalı şirketi kurdukları, bu şirketin de sigorta acenteliği yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, taraflar arasındaki rekabet yapma sözleşmesinin ihlal edilerek davalıların haksız rekabette bulunduklarını ileri sürmüştür. Ancak, mahkemece anılan sözleşmeler üzerinde hiç durulmamıştır. Bu durum karşısında, davacı ile davalı gerçek kişiler arasında yapılan sözleşmeler dikkate alınıp, bu sözleşmelerin BK.nun 48 nci maddesi uyarınca geçerli olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.