T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN :.... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2025 NUMARASI :..... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/03/2025 Tarih ve 2025/53 Esas - 2025/179 Karar sayılı kararın Dairemizce …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN :.... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2025 NUMARASI :..... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/03/2025 Tarih ve 2025/53 Esas - 2025/179 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin taşıma ücreti alacağı konusunda davalıya 20/12/2023 tarihli 1.398,00-USD tutarlı ve 22/12/2023 tarihli 2.569,25-USD tutarlı fatura tanzim ettiğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşmenin ve cari hesap ilişkisinin varlığının açıkça anlaşıldığını, davalının faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğini, ezcümle faturalar ve bu kapsamdaki ticari ilişkinin davalı tarafından kabul edildiğini, davalının ilgili faturalar sebebiyle müvekkili şirkete toplam 3.967,25-USD borcun tahsili amacıyla girişilen ilamsız icra takibinin, davalı vekilinin yetkiye, borca, faize, borcun fer’ilerine haksız ve kötü niyetli itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek, davalı tarafından icra takibine yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı temsilcisi savunmada bulunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece somut olayda davalının faaliyet merkezinin İstanbul'da olup, davacı tarafından sunulan delillerin incelenmesinden de icra takibine konu faturalara dayalı taşımacılık işinde malın İstanbul'dan teslimle taşınmasının öngörüldüğü, davaya konu icra takibinin ise Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nde başlatıldığı, mevcut hukuki durum karşısında, davaya konu icra takibinin yapıldığı Ankara 6. Genel İcra Dairesinin yetkili icra dairesi olmadığından, eldeki itirazın iptali davası bakımından usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın, taşıma sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalının taşınmasını talep ettiği çeşitli ürünler/eşyaların müvekkil şirketçe taşındığını, taraflar arasındaki bahsedilen ticari ilişkinin davalı tarafından kabul edildiğini, davalının faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğini, taşıma sözleşmesi yazılı şekle tabi olmadığından; davalı tarafından takibe dayanak faturalara süresi içerisinde itiraz etmediğinden ve taraflar arasındaki mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere, taşımacılık sözleşmesinin varlığı konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığından, taraflar arasında yazılı bir taşımacılık sözleşmesi bulunmadığından, taşınan emtianın teslim yerinin İstanbul ili olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı maddenin de bulunmadığını, bununla birlikte her ne kadar davalı borçlunun yerleşim yeri İstanbul ili olsa da, dava konusu icra takibine konu borcun bir para borcu olduğundan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi gereğince de para borcunun, götürülecek borç statüsünde bulunduğundan, ifa zamanında alacaklının ikametgahının bulunduğu yerin de yetkili olduğunu, bu durumun mahkemenin gerekçeli kararında dayanak göstermiş olduğu Yargıtay 11. HD.'nin 13/12/2021 tarih ve 2020/6953 Esas, 2021/7103 Karar sayılı ilamında da "6102 sayılı TTK'nın 890. maddesine göre, taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer icra dairesi de yetkilidir" şeklinde belirtildiğini, tek yetkili mahkemenin malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer icra dairesi olmadığını, yerel mahkeme taraflar arasındaki taşıma sözleşmesini incelemeksizin, salt kanunun lafzını esas aldığını, ancak kanun lafzını da yanlış yorumlayarak karar verildiğini, HMK'nın 6. maddesine göre ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesinin, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, sözleşmeden doğan para borçlarının tahsili için başlatılan takipte sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesinin de yetkili kılındığını, sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yerinin de alacaklının yerleşim yeri olacağını, böyle bir durumda alacaklının yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takibin yapabileceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere; davacı taraf davalıya taşıma hizmeti verdiğini, taşıma ücretine dayalı fatura bedelinin ödenmediğini, fatura bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürmüş, davalı taraf da süresinde sunduğu icra takibine itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş, mahkemece de davaya konu icra takibinin yapıldığı Ankara 6. Genel İcra Dairesinin yetkili icra dairesi olmadığından, eldeki itirazın iptali davası bakımından usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında taşıma sözleşmesinin olduğu, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı alacaklının kendi ikamet yerinde icra takibinde bulunma yetkisinin olup olmadığı, dolayısıyla icra takibinin yapıldığı Ankara 6. Genel İcra Dairesinin yetkili icra dairesi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 890. maddesinde yetkili mahkeme yönünden özel bir düzenleme getirilmiş bulunmaktadır. Maddenin birinci fıkrasının gerekçesinde, taşımadan doğan uyuşmazlıklarda HMK'daki hükümlerin yanında, yani ek olarak TTK'nın 890. maddesinde öngörülen kurallarında uygulanabileceği vurgulanmaktadır. Diğer bir deyişle yetki yönünden hem TTK'nın 890. maddesi hükmü hem de HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri uygulanabilecektir (Yargıtay 11. HD'nin 2016/97 E.- 2016/5908 K.). 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Yasa'nın 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca, para alacağına ilişkin davalarda, aksi kararlaştırılmadıkça para borcu, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Somut uyuşmazlıkta da para alacağına ilişkin işbu davada, alacaklı davacının ikamet yeri olan Ankara İcra Dairelerinin de yetkili bulunduğu açıktır. Bu itibarla mahkemece, davaya konu icra takibinin yapıldığı Ankara 6. Genel İcra Dairesinin yetkili icra dairesi olduğu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta dava şartlarına aykırılığın bulunmadığı nazara alınarak, uyuşmazlığın esasına girilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce HMK.'nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/03/2025 gün ve 2025/53 Esas - 2025/179 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacının diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2025 tarihinde HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.