TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2022 NUMARASI : 2020/483 Esas 2022/158 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2020 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/1126 Esas 2025/1654 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1126 KARAR NO : 2025/1654 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2022 NUMARASI : 2020/483 Esas 2022/158 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2020 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin aracının dava dışı ... A.Ş.'ye ait rögar kapağının üzerinden geçerken kapağın çıkarak aracın alt kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, alınan tespit raporu ile müvekkiline ait sigortalı araç sürücüsünün %20, dava dışı ... A.Ş.'nin %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait aracın hasara uğradığını, araçta değer kaybı oluştuğunu, olay sebebiyle müvekkilinin aracından mahrum kaldığından araç mahrumiyet zararı bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araç sürücüsünün kusuruna isabet eden hasar bedeli, araç mahrumiyet zararı ve değer kaybının davalıdan talep edilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını belirterek şimdilik 22.436,86 TL hasar bedeli, 1.200,00 TLaraç mahrumiyet zararı ve 2.493,40 TL değer kaybı olmak üzere toplam 26.130,26 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaya konu hasar bedeli, araç mahrumiyet zararı ve değer kaybının kasko poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, davacının gerçek zararını ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalının davacının kasko sigortacısı olduğu, karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, kusurlu yan aleyhine açılan davada davacının da kısmen kusurlu olduğunun belirlendiği, bu hali ile davacının bakiye zararın tazmini için kasko sigortacısı aleyhine eldeki davayı açtığı, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının aracında meydana gelen hasarın belirlendiği, hasar bedeline ilişkin davacı iddiasının sübut bulduğu, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olarak ise doğrudan zarar kapsamında olmadıkları gibi poliçede teminat altına alındığına ilişkin bir hüküm de bulunmadığı, bu alacak kalemleri yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 22.436,85 TL hasar bedelinin 24/09/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelişinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, sigortalıya kusur atfı kabul edilemeyecek olup, kusur konusunda yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen parça ve işçilik bedellerinin fahiş olarak hesaplandığını, sigortacının ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve değerlendirme ile hazırlandığını, davada hükme esas alınan bilirkişi raporunun tamamen aynı kazaya ilişkin olarak ... A.Ş.'ye karşı açılan davadaki bilirkişi raporu esas alınarak hazırlandığını, bilirkişi raporunda davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için zarar gören aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının da araştırılmadığını, hal böyleyken itirazları ve dosyadaki mevcut tüm deliller birlikte değerlendirilerek kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden çelişkileri giderecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından iskonto yapılmadan hesaplama yapılmasının hatalı bulunduğunu, hasar bedeli tespit edilirken anlaşmalı servisin iskonto oranı dikkate alınmalı, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise piyasa şartları araştırılarak iskonto oranının belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından kdv tutarının hesaplamaya dahil edilmesinin yerinde olmadığını, davacı yanın kdv ödediğine dair dosyada herhangi bir fatura da bulunmadığını, ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan ve araç mahrumiyet zararı, hasar, değer kaybı kalemlerinden oluşan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigorta poliçesi, yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 22/05/2021 tarihli rapor, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/808 Esas 2020/161 Karar sayılı karar sureti, anılan karara dayanak makine mühendisi bilirkişiden alınan 16/09/2019 tarihli bilirkişi raporu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/314 Esas 2022/320 Karar sayılı karar sureti, davacı tarafından davalıya yapılan başvuru, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/221 D.İş sayılı tespit dosyasında makine teknikerinden alınan 22/10/2018 tarihli tespit raporu dosya içerisinde yer almaktadır. Davacı tarafından ... A.Ş. aleyhine iş bu dava konusu trafik kazası nedeniyle aracında oluşan hasar, değer kaybı ile araç mahrumiyet zararının tazmini talebiyle Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açılmış olup, anılan mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak dava konusu kazada davacı araç sürücüsünün %20, ... A.Ş.'nin %80 kusurlu olduğu, davalı ... A.Ş.'nin kusuru oranında, davacı aracında oluşan 112.184,28 TL hasar bedelinin 89.747,42 TL'sinden, 6.000,00 TL araç mahrumiyetinin 4.800,00 TL'sinden, 14.243,00 TL değer kaybının 11.749,60 TL'sinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle 2018/808 Esas 2020/161 Karar sayılı kararla davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir. Anılan karara karşı davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/314 Esas 2022/320 Karar sayılı karar ile yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiden çelişkileri giderecek, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/221 D.İş sayılı tespit dosyasında alınan tespit raporunda, sigortalı araçta kdv dahil 127.673,31 TL hasar oluştuğu tespit edilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, dava konusu trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün %20, dava dışı ... A.Ş.'nin %80 oranında kusurlu bulunduğu, yapılan piyasa araştırması neticesi davaya konu kaza nedeni ile davaya konu araçta meydana gelen hasar miktarının olay tarihi itibariyle kdv dahil 112.184,28 TL olduğu ve olay tarihi itibariyle rayice uygun bulunduğu, davacının davalıdan olay tarihi itibariyle talep edeceği hasar miktarının kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı sigorta ile kasko sigortalı araç sürücüsünün davaya konu trafik kazasında % 20 oranında olaya etken davranışı ile tali kusurlu olduğundan hasar bedelinin davacı kusuruna isabet eden 22.436,85 TL'sinden sorumlu olduğu, araç mahrumiyet ve değer kaybının kasko poliçesi teminatında olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken dava dışı ... A.Ş.'ye ait rögar kapağının üzerinden geçtiği sırada kapağın çıkarak aracın alt kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsünün %20 kusuruna isabet eden hasar bedeli, araç mahrumiyet zararı ve değer kaybının davalıdan talep edilmesine rağmen davalının ödemediğini iddia etmiş, davalı yan ise hasar, değer kaybı, araç mahrumiyet zararının kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu trafik kazası sonucu sigortalı aracın hasara uğradığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. İstinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, kasko sigortalı araçta kaza nedeniyle ne kadar hasar oluştuğu, hasarın kasko sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı, davacının davalıdan aracında oluşan hasar bedelini talep edip edemeyeceği, kasko sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmamasının bu talebin sonucunu değiştirip değiştirmeyeceği, faiz başlangıç tarihi ve türü hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı yan iş bu davada kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, araç mahrumiyet zararı bulunduğunu, sigortalı aracın değer kaybına uğradığını ileri sürerek anılan kalemlere ilişkin zararından. davacıya ait sigortalı araç sürücüsünün kusuruna isabet eden kısmın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle anılan kalemler yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, davacı vekilinin karar yönelik bir istinaf başvurusu da bulunmamaktadır. Davalı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda sigortalı araçta kdv dahil 112.184,28 TL hasar meydana geldiği, davacıya ait sigortalı araç sürücüsünün kusuruna 22.436,85 TL isabet ettiği tespit edilmiştir. Anılan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Kural olarak davacıya ait ve davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğu hallerde dahi, hasarın teminat dışı olduğu haller hariç olmak üzere, araçta meydana gelen hasarın davalı tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamında tazmin edilmesi gerekir. İş bu davada ise, davacı araç sürücüsünün kusuruna isabet eden hasar, araç mahrumiyet zararı ve değer kaybının davalı kasko sigorta şirketinden tazmini için işbu davanın açıldığını belirterek talepte bulunmuş, mahkemece de araç sürücüsünün kusuruna isabet eden hasar miktarının davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, davacı vekilinin karara yönelik istinaf itirazı bulunmadığı gibi, mahkemenin bu kabul şekli istinaf kanun yoluna başvuran davalı lehinedir. Hal böyle olunca, sigortalı araçta dava konusu trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedelinin bilirkişi tarafından tespit edildiği, alınan raporun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, hasara ilişkin fatura bulunmamasının davalının kdv dahil hasardan sorumlu olması sonucunu değiştirmeyeceği, davalının sigortalı araçta oluşan kdv dahil hasar bedelinden sorumlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün, teminat dışı haller dışında, kusurlu olup olmamasının ve kusur oranının davalının hasara ilişkin sorumluluğunu değiştirmeyeceği, kasko sigorta poliçesinde işbu uyuşmazlıkta uygulanabilecek bir muafiyet klozu bulunmadığı gözetilerek mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin faiz türüne yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, davacı yan dava dilekçesinde hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmesi de usul ve yasaya uygundur (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih ve 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar). Dava konusu trafik kazası 10/10/2018 olup, tespit raporu 22/10/2018 tarihlidir. Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname tarihi ise 11/09/2020 olup, mahkemece aynı zamanda temerrüt tarihi de olan alacağın muaccel olduğu tarihten daha sonraki bir tarih olan 24/09/2020 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmış olması istinafa gelen davalının lehinedir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 1.532,66 TL istinaf karar harcından peşin alınan 384,00 TL nispi istinaf harcının mahsubu ile bakiye 1.148,66 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 12/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -