İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Taraflar arasındaki Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (SPK'nın Açtığı Diğer Davalar) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/288 KARAR NO: 2026/344 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/11/2024 NUMARASI: 2023/197 Esas - 2024/732 Karar DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (SPK'nın Açtığı Diğer Davalar) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Taraflar arasındaki Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (SPK'nın Açtığı Diğer Davalar) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işbu davanın kamu tüzel kişiliğini haiz kurullarının, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 94.maddesi ile kendisine verilen görevler çerçevesinde, örtülü kazanç aktarımı yoluyla sermayesi azaltılan halka açık ortaklık ... A.Ş.'nin yatırımcılarının haklarının korunmasını teminen, örtülü olarak aktarılan tutarın davacı sıfatıyla kurumlarına değil, halka açık ortaklığa iadesi amacıyla açıldığını, halka açık ...'nun 01/08/2021- 31/12/2021 dönemine ait hesap, işlem ve faaliyetlerinin SPK'nun ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında incelenmesi sonucunda kurumun uzmanlarınca hazırlanan 26/08/2022 tarihli ve XXVII-2/33-2, XXXIV-6/3-2, ŞŞŞIV-7/2-1 sayılı denetleme raporunda diğer hususların yanı sıra, işbu dava ile ilgili olarak tespitlere yer verildiğini, şirketin sermayesinin 120.000.000 TL olduğunu ve tamamının ödendiğini, nominal değeri 1 kuruş olan 12.000.000.000 adet paydan oluşmakta olduğunu ve 30.04.2009 tarihinden itibaren ... pazarda işlem gördüğünü ve 06.12.2016 tarihinden itibaren yakın izleme pazarına alındığını, 31/12/2021, 31/03/2022 ve 30/06/2022 tarihleri itibarıyla şirketin sermaye yapısına ilişkin bilgilendirme denetleme raporu s.12 Tablo-1'de yer verildiğini, 31/12/2021, 31/03/2022 ve 30/06/2022 tarihlerinde herhangi bir şirket ortağının %5'in üzerinde pay sahipliği bulunmadığını, ilgili tarihlerde herhangi bir şirket ortağının şirketi tek başına kontrol etme gücü bulunduğuna dair bir bulgu bulunmamakta olduğunu, 30/06/2022 tarihi itibarıyla en yüksek paya sahip ...'nın ...'nun ihtilaflı olarak göreve geldiği iddia edilen yönetim kurulu üyesi ve... A.Ş. unvanlı şirketin tek ortağı ve yöneticisi olduğunu, aynı tarih itibarıyla en yüksek ikinci paya sahip ..., ... (... adlı şahsın eşi olduğunu, şirketin ilişkili tarafı ... ile gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle şirketin malvarlığı örtülü kazanç aktarımı yoluyla azaltıldığını, kurulumlarına iletilen ...'nun 2021 yılına ait muhasebe verileri üzerinde yapılan incelemelerde, şirket ile daha önce herhangi bir ticari ilişkide bulunulmayan ... arasında 15/10/2021 tarihinden itibaren yoğun ticari faaliyetler gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, 20/06/2019 tarihinde ..., ...'taki paylarını ...'e devrettiğini ve ilgili tarih itibarıyla ...'ın tek ortağı ve yetkilisi ... olduğunu, 04/10/2019 tarihinde ..., ...'taki paylarını ...'ya devrettiğini, ilgili kararın 10/10/2019 tarih ve 9927 sayılı ...'de ilan edildiğini, bu tarihten itibaren ...'ın tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğunu, 15/12/2021 tarihinde ...'nun, ...'taki paylarını ...'ya devrettiğini ve söz konusu tarih itibarıyla ..., ...'ın tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, 18/02/2022 tarihinde ..., ...'taki paylarını ...'a devrettiğini, ilgili kararın 18/02/2022 tarih ve 10520 sayılı ...'de ilan edildiğini, kurullarının denetleme raporu tarihi itibarıyla ...'ın tek ortağı ve yetkilisi ... olduğunu, Kurul Karar organının 29.09.2022 tarih ve 54/1430 sayılı kararı ile, diğer hususların yanında verilen süre içerisinde şirkete gerekli iadenin yapılmaması durumunda SPKn'nun 94. maddesi geriğince aktarılan tutarın faizi ile birlikte şirkete iadesi için dava açılmasına karar verildiğini, davada müvekkili kurulun her türlü harç ve teminattan muaf olduğunu belirterek örtülü kazanç aktarımı yoluyla malvarlığı azaltıldığı tespit edilen halka açık ... A.Ş.'den davalı ....A.Ş.'ye örtülü olarak aktarılan 2.875.009 TL'nin malvarlığı azaltılan ...'ya kazanç aktarımı tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili duruşmada; dava dilekçesinde yer alan iddiaları kabul etmediklerini, davanın ... şirketinin hazırladığı rapora istinaden açıldığını, bunun üzerine ... şirketinin buna itiraz ederek yeniden rapor alındığını, bu raporda kazanç aktarımı olmadığının ortaya çıktığını, raporun SPK'ya sunulduğunu, ancak önceki rapora göre bu davanın açıldığını, ... şirketinin ayrıca bağımsız denetim şirketine karşı bu rapor nedeniyle dava açtığını, o davanın bekletici mesele yapılması ile ilgili taleplerinin olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili daha sonra istifa etmuiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ....6098 sayılı TBK'nun "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri"ne ilişkin tazminat istemindeki süreye ilişkin 72. maddesinde, öngörülen sürenin bir "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiş bulunmaktadır. Aynı Kanunun "Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri"ne ilişkin istem hakkındaki süreye ilişkin 82. maddesinde, öngörülen sürenin bir "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. Yine aynı Kanunun "Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi, Zamanaşımı" başlıklı 131 ve devamı maddeleri sonunda 146 ve 147. maddelerinde, çeşitli alacak çeşitleri için talep etme süreleri öngörülmüş ve sürelerin birer "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTK.nun 56. maddesi gereğince haksız rekabete ilişkin olarak açılacak davalar için süreleri düzenleyen 60. maddesi, bu maddede düzenlenen sürelerin "zamanaşımı" süresi olduğunu açıkça belirtmiştir. Yine TTK'nun 264. maddesi, 285. maddesi, 396. maddesi, 560. maddesi bu maddeler ile öngörülen sürelerin birer zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmiştir. Aynı şekilde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109. maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler bakımından süreler öngörülmüş, bu sürelerin zamanaşımı süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. Buna karşılık 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/1. maddesinde, 6102 sayılı TTK'nun 34, 437/5, 438, 445, 640/2 maddelerinde, bu maddeler gereğince açılacak davalar için sürelere ilişkin düzenlemeler getirilmiş, ancak bu sürelerin hak düşürücü süre mi, zamanaşımı süresi mi olduğuna ilişkin bir açıklama yapılmamasına rağmen, gerek Yargıtay uygulamalarında, gerekse doktrinde, bu maddelerdeki sürelerin birer hak düşürücü süre oldukları kabul edilerek, buna göre değerlendirme yapılmaktadır. Görüldüğü üzere, kanun koyucu, bir hak talebi için öngörülen sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu kabul ettiğinde, ilgili maddede bu sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmektedir. Ancak hak düşürücü süre söz konusu olduğunda, böyle bir belirtmede bulunmamaktadır. Bu bakımdan gerek SPK'nın yapısı ve işleyişi, görev ve yetkileri, gerek 6362 sayılı Kanun 92 ve 94. maddesindeki düzenlemelerin içeriği gerekse, kanun koyucu tarafından, bir hak talebi için öngörülen sürenin zamanaşımı süresi olması halinde, bu sürenin zamanaşımı süresi oluğuna ilişkin açık belirtmede bulunması dikkate alındığına, örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali halinde açılacak iade davası için 6362 sayılı Kanunun 94/2. maddesi yoluyla uygulanacak 92/1-b maddesinde öngörülen sürenin bir hak düşürücü süre olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. 6362 sayılı Kanunun 92/1-b maddesinde düzenlenen süre, bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren başlayacaktır. Dosya kapsamı dikkate alındığında, SPK yetkilileri tarafından düzenlenen denetleme raporu sonrasında, SPK Kurul Karar Organı tarafından, 29/09/2022 tarih ve 54/1430 toplantı ve karar sayılı toplantıda, örtülü kazanç aktarımı yapıldığının tespitine karar verildiği ve ilgililer hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmasına ve aktarılan tutarın şirkete iadesi için dava açmak üzere Kurul Hukuk İşleri Dairesinin yetkilendirilmesine karar verildiği anlaşılmakla; Kurul için dava açma süresinin bu tarih itibariyle başlayacağı anlaşılmaktadır. Mahkememize dava 16/03/2023 tarihinde açılmış bulunmaktadır. Bu durumda eldeki davanın, 6362 sayılı Kanunun 94/2. maddesi yollamasıyla 92/1-b maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğu anlaşılmakla, açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurullarınca açılacak iade davalarının 3 aylık süreye tabi olmayıp, ilk derece mahkemesinin "Hak Düşürücü Süre" değerlendirmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, SPK'nın md 21/4 hükmü son cümlesi ile örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali ile ilgili SPK'nın 94'üncü maddesi ve 110'uncu maddesi hükümlerinin saklı tutulmuş olup, SPK'nın 94 üncü maddesinde ise Kurul, belirlenen tutarın tayin edilen süre içerisinde iadesi için dava açmaya yetkili kılındığı gibi, SPK'nın 92. Maddesinin birinci fıkrasının da bu madde bakımından uygulanacağının hüküm altına alındığını, SPK'nın "Örtülü kazanç aktarımında uygulanacak tedbirler" başlıklı 94'üncü maddesiyle ise Kurul, örtülü kazanç aktarımı fiilinin tespiti halinde iade davası açmaya yetkili kılındığını, Kurulun halka açık şirketin malvarlığından örtülü olarak aktarılan ve kurulca belirlenen miktarın yine kurulca tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili kılındığını, iş bu davanın hukuki dayanağının da anılan hüküm olduğunu, Kurullarınca yürütülmekte olan örtülü kazanç aktırımı yasağı ve güveni kötüye kullanma suçu kapsamındaki incelemelerde, kurullarınca mal varlığı veya karı azaltıldığı tespit edilen ortaklık, kolektif yatırım kuruluşu ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının uğradığı kaybın telafisi amacıyla kurullarınca yapılan iade talepleri hakkında kurullarınca 30.12.2024 tarih 36/1305 sayılı toplantısında diğer hususların yanı sıra “Kurulumuzca SPKn 'nun 21'inci maddesinde yer alan örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali nedeniyle SPKn'nun 110'uncu maddeleri çerçevesinde suç duyurusunda bulunulması halinde SPKn'nundaki diğer düzenlemeler saklı kalmak üzere, ... iv. Verilen süre içerisinde mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklık, kolektif yatırım kuruluşu ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarına Kurulumuzca istenen iadenin yapılmaması durumunda; SPKn'nun 94'üncü maddesi uyarınca, Kurulumuzca kendilerine kazanç aktarımı yapılan kişi/kişiler aleyhine, aktarılan tutarın yasal faiziyle beraber mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa, kolektif yatırım kuruluşuna veya bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarına iadesine yönelik iade davası açılmasına, ...” karar verildiğini, öte yandan örtülü kazanç aktarımı yasağı ve güveni kötüye kullanma suçu kapsamındaki incelemelerde, Kurullarınca yapılan iade talepleri hakkında Kurul Karar Organı'nın 30.12.2014 tarih ve 36/1305 sayılı kararı uyarınca, SPKn'nun 21 inci maddesinde yer alan örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali nedeniyle SPK'nun 110 uncu maddesi çerçevesinde suç duyurusunda bulunulması halinde, Kurul kararı tarihinden itibaren verilecek 3 ay içinde, SPKn'nun 21/4 maddesi uyarınca iadenin yapılmasını teminen gerekli işlemlerin yapılmasının istenilmesine karar verildiğini; bu kapsamda Kurullarınca yürütülen denetimler sonucunda anılan İlke Kararı kapsamında ilgililerden gerekli iadenin 3 ay içerisinde yapılması istendiğinden, dava açma süresinin de 92 nci maddeye yapılan atfın amacı nazara alınmaksızın 3 ay olarak değerlendirilmesi herhangi bir maddi ya da hukuki gerekçeye dayanmamakta olduğunu, Kanun lafzının dolaylı olarak uygulanmasında kullanılan yorum ilkelerinden birisi olan evleviyetle uygulama, belirli bir sebep dolayısıyla konulmuş olan bir hükmün, bu sebepten daha önemli sebepler için de uygulanmasını ifade edeceğini, doktrinde de haklı olarak belirtildiğini “bir hükmün önceliğinde kalan hususların tespitinde, hareket edilen kanun hükmündeki vakalarda ayniyet olup, aralarında sadece bir derece farkı bulunmaktadır. Yani bir hükmün önceliğinde kalan hususlar kanuni vakıanın içinde esasen mündemiçtir. Bunların o vakıaya dahil oldukları o kadar tabi ve kat'idir ki, bunları, kanun koyucu ayrıca tasrih etmeye lüzum görmemiştir. Örneğin borçluyu ' hafif ihmalden sorumlu tutan bir hüküm, ağır ihmal gösteren bir borçluya öncelikle uygulanacaktır" İhraççıların hukuka aykırı faaliyetlerinde uygulanabilecek tedbirlerin düzenlendiği 92 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hukuka aykırı işlemlerin iptali, butlanı veya yokluğunun tespiti için dava açılması halinde uygulanabilecek bir hüküm olduğunu; oysa somut olayda, Kanun'un 92 nci maddesi kapsamında dı maddesi kapsamında açılmış bir dava bulunmakta olup, davanın konusu da iptal yahut butlanın veya yokluğun tespiti olmayıp, örtülü olarak aktarılan tutarın şirkete iadesi olduğunu; bir başka deyişle dava konusu olayda, ihraççılar tarafından hukuka aykırı olarak yapılmış bir hukuki işlemin iptali, yokluğu ya da butlanının tespiti ile ilgili bir husus bulunmamakta, aksine örtülü aktarılan tutarın iadesinin talep edildiğini, kaldı ki, SPKn md. 21/4 ile 94 üncü maddelerinde düzenlenmiş olan örtülü kazanç aktarımının, Kurulca tespiti halinde hukuki sonuçlarına göre; ilk olarak örtülü aktarılan tutarın Kurul tarafından belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya iadesi talep edilmekte olduğunu; kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar bu süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorunda olduğunu; buna karşın, söz konusu tutar iade edilmez ise, SPKn md. 94/1 uyarınca Kurula halka açık anonim ortaklıktan haksız bir biçimde aktarılan bu tutarın ortaklığa iadesini sağlamak üzere lehine aktarım yapılmış olan taraf aleyhine dava açılarak iadesi talep edilmekte olduğunu; kurula tanınmış olan iade davası açma yetkisinin, esas itibarıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 53.maddesinde düzenlenen başkasının hakkını dava takip yetkisinin özel görünüm biçimi olduğunu; bu dava tümüyle başkasının alacağının zamanaşımı süresine, yani genel hükümler uyarınca örtülü kazanç aktarımının vukuu tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, diğer yandan, Mahkeme tarafından yanlış yorumlanan SPKn md. 94 hükmünün ikinci fıkrasındaki atıf, SPKn md. 92 hükmünde yer alan birtakım tedbirlerin (imza yetkisinin kaldırılması, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması vs.) örtülü kazanç aktarımı işlemlerinde de uygulanabilmesine olanak tanıma amacını taşımakta olduğunu; bu doğrultuda, SPKn md.94'e dayanılarak açılan örtülü kazancın iadesi davası yanında Kurulunun, örtülü kazanç aktarımının bir başka bakış açısıyla halka açık şirketin malvarlığının azalması sonucunu doğuran hukuka aykırı bir işlem olmasından dolayı, SPKn md. 92/1 hükmünde öngörülen tedbirlere de (gerekli mercilere intikal ettirme, yokluk/butlanın tespiti davası ile iptal davası açma, yönetim kurulu üyelerini görevden alma vs.) işin niteliğine uygun düştüğü ölçüde müracaat edebilmektedir. işbu davaya konu olayda herhangi bir hukuka aykırı işlemin iptali veya yokluğunun/butlarının tespiti taleplerinin bulunmamakta olup, dava doğrudan 94 üncü madde kapsamında, örtülü olarak aktarılan tutarın şirkete iadesi için açıldığını, doktrinde de halka açık ortaklıkların malvarlığının korunması noktasında Kurul'un açabileceği davaların SPKn md. 92 ve 94 hükümlerinde ayrı ayrı düzenlendiği, SPKn'nun 92 nci maddesinde düzenlenen davaların ihraççıların işlemleri ile ilgili genel nitelik taşıdığı, SPKn'nun 94 üncü madde hükmünde ise örtülü kazanç aktarımına özgü ayrı bir dava türü düzenlendiği, SPKn'nun md. 94 hükmündeki iade istemli dava yetkisinin SPKn'nun 21/4 hükmüyle bir arada yorumlanması gerektiği, SPKn md. 21/4 hükmünde örtülü kazanç aktarımı oluştuktan sonraki iade isteminin düzenlendiği ve Kurulca verilen üç aylık süre içerisinde iade gerçekleşmezse SPKn md. 94 çerçevesinde iade istemli dava açılabildiğinin açıkça ifade edildiğini, dolayısıyla, SPKn md. 92'de belirtilen süreler, yalnızca ihraççıların kanun, esas sözleşmeye aykırı malvarlığını azaltıcı i i, butlan ve yokluğunun tespi davaları için geçerli olduğunu; SPKn md. 94 hükmü çerçevesinde ise, aktarılan tutarın iadesi davası açılmakta olup, SPKn md. 92/1 hükmünde söz konusu maddede sayılmayan, örtülü kazanç aktarımının iadesi davasında uygulanmasının mümkün olmadığını ancak yukarıda belirtilen açıklamalarına karşılık, Mahkeme tarafından hiçbir ek açıklamaya yer verilmeksizin doğrudan ve hatalı olarak “6362 Sayılı Kanunun 92. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca SPK, işlemlerin hukuka aykırılığını tespit ettiği tarihi izleyen 3 ay içinde, her halde işlemin veya durumun meydana geldiği tarihten itibaren 3 yıl içinde iade davası açmaya yetkili bulunmaktadır” ifadeleri ile SPKn md. 92/1-(b) hükmünde iade davasının düzenlendiği belirtilmesine karşılık, SPKn md. 92/1-(b) hükmünün açık lafzında “iade” ifadesi geçmediğini, Mahkeme tarafından herhangi bir gerekçeye dayanmaksızın hükmün lafzı değiştirildiğini, bir an için Mahkemenin değerlendirmesi doğru kabul edilirse, hangi sebebe dayalı olarak yokluğun tespitine dair beş yıllık sürenin değil de butlanın tespitine dair üç sürenin iade davası açılması noktasında uygulama alanı bulacağının değerlendirildiği de belirsizliğini korumakta olduğunu; bu çerçevede, hükmün hangi sebeplere dayalı olarak hukuka, SPKn düzenlemelerinin amacı olan ve SPKn md. 1. hükmünde kendisine yer bulan “yatırımcının korunması” gayesine ve Kurul uygulamalarına aykırı yorumlandığı da tespit edilememekte olduğunu, somut olaydaki borcun kaynağının haksız fiil olduğunu; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) md. 72 hükmünde, haksız fiile ilişkin fiil ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı ve her halükarda zarara yol açan fiilin meydana gelmesinden itibaren işleyecek sürenin ise 10 yılı aşamayacağı açıkça düzenlendiğini, Kurullarına ihbar edilen haksız fiilin mevcut olup olmadığı (filin ve failin Kurulumuzca öğrenilmesi), Kurulları uzmanlarınca yapılan denetim sonucunda ortaya çıktığından ve Kurul Karar Organı'nın 54/1430 sayılı kararıyla 29.09.2022 tarihinde karara bağlandığından, 16.03.2023 tarihinde açılan davanın gerek kısa zamanaşımı gerek işlemden itibaren hesaplanacak 10 yıllık uzun zamanaşımı süresi geçmeden açıldığını, TBK md. 72/2 hükmünde haksız fiilin ceza kanunlarının daha uzun bir Zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde, bu zamanaşımı süresinin uygulanacağı da düzenlendiğini;bu kapsamda, Şirket'in mal varlığının, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak, ... lehine 31.12.2021 tarihi itibarıyla faiz hariç 2.875.009 TL tutarında azaltılması fiilinde sorumluluğu bulunan ilgili dönemde Şirket'in yönetim kurulu başkanı ..., yönetim kurulu başkan yardımcısı ... ve muhasip yönetim kurulu üyesi ... hakkında 6362 sayılı SPKn'nun “Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik” başlıklı 110 uncu maddesi kapsamında, anılan suçun icrasını kolaylaştırarak işlenmesine iştirak ettiği tespit edilen ...'ın ilgili dönemde ortağı ve yöneticisi ... hakkında ise 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 110 uncu maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Yardım Etme” başlıklı 39 uncu maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Kurulca yapılan suç duyurusu üzerine Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E.2022/65 sayılı dosyası nezdinde açılan kamu davasında yargılamanın devam ettiğini, Bu çerçevede, somut olayda SPKn md.94 kapsamında açılacak örtülü kazanç aktarımının iadesi davasında geçerli olacak süreler TBK'da düzenlenen genel hükümler kapsamındaki süreler olup, işbu dosya kapsamında ilk derece mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, yukarıda yer alan açıklamaları çerçevesinde; istinaf başvurularının kabulü ile hatalı değerlendirmelere dayanılarak tesis edilen ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı/kârı azaltılan halka açık ortaklık statüsündeki ...'nun ilişkili tarafı ... ile gerçekleştirdiği işlemler neticesinde uğramış olduğu en az 2.875.009,00 TL kayıp ve aktarım tutarına ilişkin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.11.2024 tarihli ve E.2023/197, K.2024/732 sayılı kararına konu olan davada, örtülü kazanç aktarım tutarı olan 2.875.009,00 TL'nin kanuni faiziyle birlikte örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı azaltılan halka açık ortaklık statüsündeki ...'ya iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, hatalı tespit ve hukuki değerlendirmeler içeren İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/197 Esas -.2024/732 Karar sayılı kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı iddiasına konu bedelin şirkete iadesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6362 sayılı SPK'nun Örtülü kazanç aktarımı yasağı başlıklı 21.maddesine göre (1) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır...(4) Kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesini talep eder. Kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorundadır.Örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali ile ilgili 94. ve 110. maddeler ile ilgili mevzuatta öngörülen hukuki, cezai ve idari yaptırımlar saklıdır.6362 sayılı SPK'nun "Örtülü kazanç aktarımında uygulanacak tedbirler" başlıklı 94. maddesine göre (1) Kurul, 21. maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir. (2) 92. maddenin birinci ve üçüncü fıkraları bu madde bakımından da uygulanır.Aynı Kanunun "İhraççıların hukuka aykırı işlemleri ile sermayeyi veya mal varlığını azaltıcı işlemlerinde uygulanacak tedbirler" başlıklı 92 maddesinde ise (1) Bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde Kurulun a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye, b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya, c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. 6362 sayılı kanunun 21/4 maddesinde, örtülü olarak aktarılan tutarın iadesinin kazanç aktarılandan talep edilmesi için gereken sürenin SPK tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Kanunun 94/1.maddesinde, Kurul'un 21. maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili olduğu; 94/2 maddesinde ise 92.maddenin 1. ve 3. fıkralarının uygulanacağı hükümleri mevcuttur. Kanunda örtülü kazanç aktarımının iadesi davası için dava açma süresinin yapılan atıf nedeniyle 92/1-b madde hükmünün uygulanması gerekir. Söz konusu hükümde ise Kurul’un, bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Buna göre örtülü kazanç aktarımına konu tutarın ilgili şirkete iadesi için davacı kurum tarafından açılacak davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir.Somut olayda; davacı Kurum tarafından ... AŞ'nin 01.08.2021-31.12.2021 dönemine ait işlemlerine ilişkin olarak 26.08.2022 tarihinde denetleme raporu düzenlenmiştir. Denetleme raporu üzerine davacı Kurum karar organınca alınan 29.09.2022 tarih ve ... toplantı ve karar sayılı karar ile "iii.a- Şirketten; ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak ...'a aktarılan 2.875.009 TL'nin kanuni faizi ile birlikte Şirket'e iadesi için Kurul kararının tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içerisinde ... nezdinde gerekli takip ve tahsil işlemlerinin yapılmasına ve yapılan işlemler hakkında Kurula bilgi verilmesinin istenmesine, b- Kurulca verilen süre içinde şirkete iadenin yapılmaması durumunda SPK nın 94 maddesi uyarınca aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte Şirket'e kısmen veya tamamen iadesine yönelik dava açılması hususunda Kurul Hukuk İşleri Dairesi'nin yetkilendirilmesine" karar verilmiştir. Bu durumda davacı Kurul'un davalı şirkete örtülü kazanç aktarımı işlemlerini, Kurul karar tarihi olan 29.09.2022 itibariyle öğrendiğinin kabulü gerekir.Ne var ki 6362 sayılı Kanun'un 21/4. maddesinde "Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesini talep eder." hükmü bulunmakta olup, Kurul tarafından belirlenecek süre içinde öncelikle iadenin aktarım yapılan taraftan şirkete iadesini talep etme zorunluluğu vardır. Kurul tarafından belirlenecek sürede iade talep edilip, iade gerçekleşmediği takdirde dava açılabilecektir. Bu durumda Kurulca dava konusu edilen tutarın iadesi için ilgili şirkete verilen süre dolmadan hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağı kabul edilemez. Bir taraftan Kurulca belirlenecek süre içinde iade isteneceği, diğer yandan hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağının kabulü hukukun temel ilkelerine aykırıdır.Kanunun amaca uygun yorumlanması gerekmekle hak düşürücü sürenin verilecek sürenin bitiminden itibaren başlayacağının kabulü gerekir. Zira verilecek sürede iadenin sağlanması halinde dava açılmasına gerek kalmayacaktır.Somut olayda davacının 29.09.2022 tarihli kararı ile örtülü kazancın şirkete iadesi için verilen süre, tebliğ evrakına bakılmaksızın, 29.12.2022 tarihinde dolmuş olup, hak düşürücü sürenin bu tarih itibariyle işlemeye başladığı gözetildiğinde eldeki dava 16.03.2023 tarihinde üç aylık hak düşürücü süre dolmadan açılmıştır. Bu durumda davanın süresinde açıldığının kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026