İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/02/2026 YAZIM TARİHİ : 23/02/2026 İhtiyati haciz talep eden tarafından, karşı taraf borçlu aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyası ile açılan ihtiyati haciz talepli davada 02/12/2025 tarihinde tesis edilen itirazın reddine ilişkin ek karara karşı, karşı tarafın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili ta…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ EK KARAR TARİHİ : 02/12/2025 NUMARASI : ... D.İş Esas - ... D.İş Karar İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : ........ VEKİLİ : Av..... İSTİNAF EDEN KARŞI TARAF: ........ VEKİLİ : Av..... TALEP : İhtiyati Haciz İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/02/2026 YAZIM TARİHİ : 23/02/2026 İhtiyati haciz talep eden tarafından, karşı taraf borçlu aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyası ile açılan ihtiyati haciz talepli davada 02/12/2025 tarihinde tesis edilen itirazın reddine ilişkin ek karara karşı, karşı tarafın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari ilişkileri çerçevesinde keşidecisi ........ olan ve ........ Şirketi tarafından ciro edilmiş 31/10/2025 keşide tarihli 1.500.000,00TL bedelli bir adet çekin meşru hamili olduğunu, çek bedelinin vadesinde ödenmediği için müvekkilinin haklarını koruması amacıyla karşı taraf borçlunun tüm taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki alacakları ve hakları üzerine teminatsız veya mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 10/11/2025 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; talebin kabulü ile İİK nun 257 ve devamı maddeleri gereğince alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, 1.500.000,00TL tutarındaki alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir. İTİRAZ: Karşı taraf borçlu vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, çekin keşide ve ödeme yerinin Ankara olduğunu, ayrıca borçlunun yerleşim yerinin de Ankara olduğunu, öncelikle itirazlarının yetki yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, keşideci hakkında konkordato geçici mühlet kararı verilmiş olup ........'ın iş yerinde icra edilen haciz işleminin yasanın amir hükümlerine ve konkordato kararına aykırı olduğunu, haciz tutanağında da icra memurunun zapta geçirdiği gibi haczin icra edildiği yerde müvekkili şirket ile ilgili hiçbir evraka rastlanmadığını, konkordato geçici mühlet kararı verilen keşideciye karşı haciz işlemi yapmak için lehtar müvekkili şirket muhatap gösterilerek ihtiyati haciz kararı alınarak TMK'nın 2. maddesine aykırı davranıldığını, açıklanan nedenlerle itirazlarının kabulüne, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....talebe konu çekin taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında teslim edilecek motosikletlerin bedeli olarak tanzim edildiği, söz konusu bayilik sözleşmesinin Deliller ve Yetkili Mahkeme başlıklı 13. Maddesinde "Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan çek, senet ve teminatların takip ve davalarında çek veya bonoda yetkili mahkeme neresi yazılırsa yazılsın Konya Mahkemelerinin de yetkili olacağının" açıkça kararlaştırıldığı, tarafların 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, 6100 Sayılı Kanunun 17/1 maddesi gereğince yetki sözleşmesinin geçerli olduğuna kanaat edilmekle yetki yönüyle yapılan itirazın reddine karar verilmiştir...." gerekçesiyle mahkemenin 03/11/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin bayilik sözlemesi kapsamında verilen çekler olmadığını, kambiyo evrakının illetten mücerret olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin bu çeklerin bayilik sözleşmesi kapsamında verildiğine dair hiçbir delil sunmadığından yetki sözleşmesi nedeniyle ret kararı veren yerel mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, ihtiyati haciz talep dilekçesiyle tüm delillerin sunulması gerektiği halde daha sonra itiraz duruşmasında dosyaya sonradan giren davacı deliline göre karar verilmesi hatalı olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, mahkeme itiraz duruşmasına yarım saat ara vererek davacı tarafa daha önce dosyaya sunmadığı ve delil olarak hiç dayanmadığı bayilik sözleşmesini sunmasını beklediğini, duruşma zaptına bunu yazmadığını, ancak istinaf mahkemenizce uyap kaydı incelendiğinde talep dilekçesi ekinde bayilik sözleşmesi bulunmadığının görüleceğini, tarafların tüm delillerini dilekçe ekinde sunmaları yönünde İİK açık hükmü ihlal edildiği için esas yanında bu usul hatası yönünden de ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, iddianın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, yerel mahkemenin yetkisiz olduğunu, öncelikle itirazlarının yetki yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine yönelik ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhtiyati haciz rehinle temin edilmemiş bir alacağın tahsilinin güç ya da imkansız olduğu iddiasıyla alacağın tahsilini güvence altına alan bir geçici hukuki koruma önlemidir. İhtiyati haczin hangi koşullarda verileceği İcra ve İflas Kanunu'nun 257'nci maddesinde gösterilmiştir. İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK’nın) 257.maddesinin 1.fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz: Madde 265 – (Değişik: 18/2/1965-538/105 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. Yukarıda metni yazılı İİK'nın 265/1. maddesi gereğince dinlenmeyen borçlu aleyhinde verilen ihtiyati hacze; ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminatla ilgili huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği, aynı yasanın 265/4. maddesi gereğince itiraz edenin dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri eklemesi gerektiği, itiraz üzerine mahkemenin iki tarafı davet edip ilgilileri dinledikten sonra itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya tamamen kaldırabileceği, tarafların gelmemesi halinde evrak üzerinde inceleme yapılmak üzere karar verilebileceği yasanın amir hükmüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17.maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Karşı taraf/borçlunun itirazlarından mahkemenin yetkisine itiraz, kanunda sayılan sınırlı sebeplerdendir. Taraflar arasında geçerli olarak yapılmış yetki sözleşmesi varsa ve bu sözleşmede davanın sözleşmeyle kararlaştırılan yer dışında genel ve özel yetkili başka bir mahkemede de açılabileceğine dair aksine bir düzenleme yoksa dava yalnızca sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinde açılabilir (HMK. md. 17)(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 2016/11657 E, 2018/120 K sayılı, 19/02/2018 tarihli kararı ) Somut olayda; ihtiyati haciz talebine dayanak çekin taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesine istinaden verildiği, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde "bu sözleşmeye dayanılarak yapılan çek, senet ve teminatların takip ve davalarında çek veya bonoda yetkili mahkeme neresi yazılırsa yazılsın Konya Mahkemelerinde yetkili olacağı" hususunun kararlaştırıldığı, taraflar tacir olduğundan yetki sözleşmesinin tarafları bağlayacağı, buna göre karşı taraf borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından karşı taraf borçlunun istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Karşı taraf borçlunun istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4- İstinafa başvuran karşı taraf/ borçlu tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/02/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....